Quentin Tarantino filmlerinin seveni de var, sevmeyeni de. Ben sevenlerdenim. Onun filmlerinde kendimi çizgi romanların dünyasında bulurum. Genellikle farklı tür sinemalarından beslenir. Karakterleri genellikle eski usul filmlerden fırlamış gibidir. Bir yerlerden daima gözünüz ısırır. Tarantino farkını işte karakterlere ruh üflerken ortaya koyar. O iki boyutlu karakterlere derinlik kazandırır.
Tarantino son filmi "D'jango / Zincirsiz" ile spagetti western filmlerine sıkı bir selam çakıyor. Tarantino bu filmde de nostaljik takılmayı ihmal etmiyor. Sergio Corbucci'nin çekmiş olduğu "D'jango" nun (1966) izinden giderek kendi western evrenini başarıyla yaratıyor. Dilerseniz bu evrene hemen kısaca bir göz atalım:
Amerikan İç Savaşı'ndan iki sene öncesinde köle Django'nun yolu ödül avcısı Dr. King Schultz ile kesişir. Django, eski efendisini ölü ya da diri ele geçirmek isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri kendisine getirme sözü verir. Görev başarıyla tamamlanır ama ikilinin yolları ayrılmaz. Schultz ve Django beraber Güney'in en çok aranan suçlularının peşine düşerler... Django'nun artık tek bir hedefi vardır: Köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda'yı bulmak... Bu hedef onları kötü şöhretli Calvin Candie'ye götürecektir...
Sıkı bir western izlemeyi özlemiştim. Böyle bir filmi yapsa yapsa Tarantino yapardı. Nitekim de öyle oldu. Filmin kahramanları her zamanki Tarantino evreninden. Başta filmin yıldızı D'jango. Beyefendi köle ama mağrur; üstelik ölümüne sevdalı. Ya Dr. Schultz? Filmin Alman kanadından. Mesleği dişçilik ama hem kelle avlıyor hem de kölelere özgürlük sağlıyor. Yani, bildiğin hümanist. Ve filmin kötü adamı Calvin Candie. Güneyli bebek yüzlü bir faşist!
FARKLI BİR WESTERN
"D'jango" western ama türünün diğer örneklerine pek benzemiyor. Bir kere filmin iyi adamı zenci. Daha baştan western klasiği olan iyiler beyaz giyer, kötüler siyah klişesi yıkılıyor. Ne D'jango ne de kıyafetleri beyaz. Filmin hikayesinde ırkçılık mevzuu ön planda. Mesela Mr. Candie bir kafa tasını testereyle kesip zencilerle, beyazların arasındaki genetik farkı anlatmaya soyunuyor. Big Daddy zencilerin belalısı. Kölelere verilen cezalar akıl alır gibi değil. Özellikle finale doğru "D'jango"nun ayaklarından tavan asılma sahnesi unutulur gibi değil. Özgürlüğünü kazanmış "D'jango" ise beyaz muamelesi görerek ırkçılığa adeta kafa tutuyor.
YILDIZ OYUNCULAR
Filmin parlayan yıldızı kuşkusuz Chrsitoph Waltz. Sanatçı oyunuyla karaktere ruh kazandırıyor. Oscar'ın en sıkı adayı. Jamie Foxx, D'jango için olabicek en doğru tercih. Onu izlemek çok büyük bir keyif. Ve filmin sürprizi Leonardo DiCaprio. B sınıfı filmlerdeki kötü adam karakteriyle dalga geçer gibi bu kadar mı iyi oynanır. Şaşkınlık içindeyim. Muhteşemdi. Orijinal "D'jango" Franco Nero ile Jamie Foxx'u bir sahnede yan yana getirmekse müthiş fikirdi.
Kısacası "D'jango" Tarantinovari post modern bir western. Eğlence garantili. Kaçırmayın derim. Tarantino Abi günün birinde Köle Isaura'ya da özgürlük sağlar mı acaba? Aklıma takıldı da..
Haftanın Filmi
Hansel ve Gratel: Cadı Avcıları
Klasik bir çocuk masalının kahramanı olan Hansel ve Gretel kardeşler ormanda bir cadının tuzağına düşerler. Akşam yemeği olmaktan son anda kurtulurlar ve cadıyı kendi tuzağına düşürürler. Hansel ve Gretel, gittikleri her kasabada, her orman derinliğinde cadıları avlamakta ustalaşırlar. Geldikleri son kasabada çocuk kaçırma olaylarında bir gariplik vardır. Kasabanın çocukları kaybolur ve ikili kendilerini daha önce karşılaşmadıkları kadar büyük bir cadı kaosunun içinde bulurlar.
