• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

PAKİZE SÜKAN

New York gündeminde Türkiye rüzgarı

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 27 Eylül 2026

New York zaten hiç durmayan bir şehir. Ama bazı haftalar var ki şehrin temposu New Yorkluları bile yoruyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası tam olarak böyle. Dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, diplomatlar, iş insanları ve gazeteciler New York'a geldi. Manhattan'ın her köşesinde başka bir toplantı, başka bir zirve, başka bir davet vardı. Benim için haftanın en dikkat çekici tarafı ise şuydu: New York'ta nereye gitsem karşıma Türkiye çıktı...

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için New York'taydı ve Genel Kurul'da dünya liderlerine hitap etti. Türkiye'den geniş bir heyetin de bulunduğu New York'ta bakanlar, milletvekilleri, iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri günler boyunca farklı toplantı ve etkinliklere katıldı. Bu yoğun diplomasi trafiğinin önemli isimlerinden biri de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşlik eden Fidan, New York'ta ikili ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştirdi ve "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" başlıklı panelde konuştu. Emine Erdoğan Hanımefendi de Birleşmiş Milletler çatısı altında gerçekleştirilen programlarda yer aldı. Özellikle çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik uluslararası standartların ele alındığı toplantıda yaptığı konuşma haftanın dikkat çeken başlıklarından biriydi. Kısacası bu hafta New York'ta Türkiye yalnızca diplomasi masasında değil; iş dünyasında ve sivil toplumda da oldukça görünürdü.

DOSTLUK CIPRIANI'DE
Haftanın en dikkat çekici buluşmalarından biri Türkiye ile Amerika arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı vesilesiyle düzenlenen "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-ABD" gala gecesiydi. ABD Ticaret Odası ve ABDTürkiye İş Konseyi organizasyonunda, Konsey Başkanı Hamdi Ulukaya ve eşi Louise Ulukaya'nın ev sahipliğinde gerçekleşen gece; iki ülkeden siyaset, diplomasi ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan Hanımefendi'nin de yer aldığı gecede, üst düzey kamu temsilcileri, senatörler, Kongre üyeleri, diplomatlar ve dünyanın önde gelen şirketlerinin yöneticileri vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında 100 milyar dolarlık Türkiye- ABD ticaret hacmi hedefini bir kez daha vurguladı ve Amerikalı yatırımcılara Türkiye'de yatırım çağrısında bulundu. Amerika'da yarattığı başarı hikâyesiyle dünyanın en tanınan Türk girişimcilerinden biri olan Hamdi Ulukaya'nın, Türkiye ve ABD iş dünyasını buluşturan böylesine önemli bir geceye ev sahipliği yapması da ayrıca anlamlıydı. Gecenin benim için özel buluşmalarından biri de AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ile oldu. Cipriani'de bir araya geldik. Ceyda Hanım'ı uzun yıllardır tanıyorum; enerjisini ve çalışma temposunu da yakından biliyorum. Siyasetin kalbi nerede atıyorsa, Ceyda Bölünmez Çankırı'yı orada görmek mümkün. Bu kez siyasetin ve diplomasinin kalbi New York'ta atıyordu. Türkiye'den binlerce kilometre uzakta iki İzmirli olarak New York'ta buluşmak ise benim için ayrıca güzeldi. İzmir uzakta kalmış olabilir ama belli ki İzmirliler birbirinden pek uzak kalamıyor.

SADECE TİCARET DEĞİL...
TABA-AmCham Global Business Summit New York 2026, bu yoğun haftanın önemli buluşmalarından biriydi. 21 Eylül'de New Jersey'de gerçekleştirilen zirve; Türkiye ve ABD'den kamu, diplomasi, siyaset, finans ve iş dünyasının önemli temsilcilerini aynı platformda buluşturdu. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, milletvekilleri, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile Amerika'dan siyaset ve iş dünyasının temsilcileri zirvedeydi. Zirvenin gündeminde ticaretin yanı sıra yatırım, finans, teknoloji, enerji, sağlık ve girişimcilik vardı. TABAAmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı'nın mesajı ise oldukça netti: "Sadece ticaret yapmayalım; birlikte yatırım yapalım, üretelim, teknoloji geliştirelim ve üçüncü pazarlara açılalım." Ticaret Bakanı Ömer Bolat da Türkiye-ABD ticaret hacminin 2025 yılında 38 milyar doların üzerine çıktığını belirterek 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini vurguladı. TABAAmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve Ankara Temsilcisi Nuray Karalar ile de zirvede bir araya geldik. Amerika'da daha yakından gördüğüm bir gerçek var: Türkiye'den bu pazara gelmek isteyen şirketler için iyi bir ürün kadar doğru bağlantı, doğru bilgi ve güçlü bir network de önemli. New York'taki Türk trafiği bununla da bitmedi. Global Turks Foundation tarafından düzenlenen New York Forum, dünyanın farklı coğrafyalarında kariyer yapan başarılı Türk profesyonelleri aynı çatı altında buluşturdu. Global Turks Foundation Kurucusu ve Başkanı Ayşegül Dicle Aydın ve ekibinin gerçekleştirdiği forumda Türk diasporasının dünyadaki etkisi, liderlik, iş dünyası ve uluslararası bağlantılar öne çıktı. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türklerin yalnızca bireysel başarılarıyla değil, Türkiye ile yaşadıkları ülkeler arasında kurdukları ekonomik, ticari ve kültürel bağlarla da önemli bir güç oluşturduklarını burada bir kez daha gördük. Forumda Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile de bir araya gelerek bu yoğun New York haftasını bir fotoğrafla daha kaydettik. Aslında bütün hafta boyunca karşıma çıkan ortak kelime aynıydı: Köprü. Diplomasi köprüsü, ticaret köprüsü, yatırım köprüsü ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türklerin oluşturduğu insan köprüsü...



BİR DURAK DA TUCCI
Haftanın bir başka buluşması ise TUCCI davetiydi. Burada da TUCCI Başkanı Dinçer Ocak ve Zafer Acar ile bir araya geldik. Amerika'da yaşayan Türk iş insanlarını, girişimcileri ve farklı sektörlerden profesyonelleri bir araya getiren bu tür oluşumları gördükçe, Amerika'daki Türk iş dünyasının birbirine ulaşma ve birlikte hareket etme gücünün ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum. Birleşmiş Milletler'den Cipriani'ye, TABA-AmCham zirvesinden Global Turks Forum'a, TUCCI buluşmasına kadar gerçekten nefes nefese bir haftaydı. Ama bütün bu toplantıların benim için ortak bir anlamı vardı. Manhattan Mektupları'nın ilk yazılarından birinde şöyle demiştim: "Manhattan'dan Türkiye'ye bakmak değil, Türkiye'yi Manhattan'da daha çok anlatmak..." Bu hafta bu cümleyi yazmama bile gerek kalmadı. Çünkü Türkiye zaten Manhattan'daydı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.