Erkin Usman

KSK için nasıl bir stad?

Karşıyaka Erkek Lisesi mezunlarından ve Sadullah Oktay'ın küçük oğlu Çetin Oktay'ın mektubu şöyle:
"KSK stadının önü için bir çözüm yolu üzerine ufak bir çalışma yaptık. Her ne kadar uygulaması zor gibi gözükse de aslında çok kolay bir çözümü içeriyor. Size bu ön çalışmayı gönderiyorum.
Projemizde sunduğumuz 2 adet YEŞİL ve KIRMIZI kule diye adlandırdığımız yüksek katlı yapıların şekli elbette ki aynı olması gerekmez. Önemli olan çözüm yoludur. Bu yapılar yeşil bina ve akıllı bina özelliklerine tabii ki uygun olmalıdır.
Göztepe kulübü için sağlanan bütçenin KSK'ye ayrılandan çok farklı olması bizi bu çözüm yolunu bulmaya teşvik etti" Çetin Oktay'ın mektubunu okumaya devam...
"Uzun zamandır Zübeyde Hanım Stadı ve önüne yapılacak yapılar üzerine konuşup tartışıp duruyoruz. Bu söyleşilerin birinde Sayın Meriç Köyatası ile birlikte bu alana yüksek yapılar yapılması üzerinde hemfikir olduğumuzu ve hatta Meriç Bey'in yapılacak kulelerden birisinin 19 katlı diğerinin 12 katlı olması fikri ile , bizde bazı ön araştırma ve çözüm yolları bulmaya başladık.
Stad alanımız 100 yıldır KSK'ye ve kulüp bünyesindeki branşlara ve bilhassa yelken, tenis şubeleri ile yönetime ait olarak kullanılmaktaydı.
Ön tarafta ise şahıslara ait konut olarak kullanılan 3 apartman bulunmaktadır. Bunların en sonuncusu Orhan Öncel tarafından tahmini 1990 yılında bitirilmiş, diğerleri ise daha da eski olup son deprem yönetmeliğinden önce yapılmışlardır. Her 3 binada da KSK' ye gönülden bağlı aileler oturmaktadır. Bu binaların yakın zamanda "kentsel dönüşüme" kendi istekleri ile uğrayacakları açıktır. Yapıların tamamında yaklaşık 9675 metrekare kullanılmakta olan toplam konut alanı mevcuttur.
Diğer yandan ilçemizde büyük eserler bırakmak isteyen belediye başkanımız, mülki amirlerimiz ve Karşıyaka'dan oyunu artırmak isteyen parti ve vekillerimiz bulunmaktadır.
Yazımı kısa keserek açıklanan mevcut duruma geçiyorum;
Stad önündeki alan, yan parseller ile düzenleme sahası ilanı ve kentsel dönüşüm uygulaması ile yaklaşık 120 metre genişliğinde bir cephe yaratılarak, bu alana oturtulacak yaklaşık 25'er metre cepheli 2 adet yüksek katlı kule ile stad için öne sürülen tüm olumsuz görüşler yok edilerek yapılmalıdır. Bu kulelerden birisi komşu 3 binadaki maliklere ait olmalı, diğer kule kulübümüze ait olmalıdır.
Kulüp kulemizde mega store, havuz, mini basket, otel, restorant vs. gibi gelir getirici bölümler yaratılmalıdır.
Ayrıca bu alandan denize doğru yapılacak tünel ile yelken ve tenis şubelerine çalışma imkanı yaratılıp butik bir marina ile sonlandırılmalıdır.
Bu kule alanından güzergahı düzenlenerek Bülent Zeren KSK Müzesi, Latife Hanım Köşkü, Zübeyde Ana Anıt Mezarı ile Karşıyaka Lisesi (mevcutta İmam Hatip Lisesi kullanmakta olup), müze yapılmak üzere geri alınacaktır. Müzesine tarihi bir gezi yolu açılmalıdır."
"OKUYUN" DEMEKLE OLMUYOR
Artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var ortada...
"Oku" demekle kitap okunmuyor. Bu bilinmeli.
İhtiyaç duyulan bilgi kitaplarla sağlanır. Ne var ki, ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitap, ülkemizde 239. sıradadır.
Sosyal devlete düşen ilk görev, ülkemizi kütüphanelerle donatmak olmalıdır.
Holdingler, bankalar, hayırseverler, okul ve sağlık ocakları yaptırıyor da, kütüphane kurmak akıllarına gelmiyor.
Neden ola ki? Hep birlikte bu konuyu düşünmekte yarar var.
Sorgulamak, analitik düşünmek için felsefe kitapları okunmalı, okutulmalı. Kütüphanelerde ille de felsefe kitapları ile sosyoloji, mitoloji, antropoloji,ekonomi sözlükleri de bulundurulmalı.
Şu söz hiç unutulmamalı:
"Çok okuyan insan, zor kandırılır. Çok okuyan zor kullanılır. (Joseph Brodsky) Kültür Bakanlığı, belediyeler, muhtarlıklar, öğretmenler, anne ve babalar okuma alışkanlığı konusunda çocuklarımızı teşvik etmeli, hatta ödüllendirmelidir.
O YAŞTA...
Troleybüste bir ihtiyar hanım, kendisine yer vermeyen bir küçük kıza hiddetlenerek söylenmeye başladı:
- Ah zamane çocukları... Biz sizin yaşınızda iken, bu yaşta bir ihtiyar hanımı troleybüste ayakta bırakır mıydı?..
- Hanım nine yalan söyleme...
- A...A...A... Neden yalan söyleyeyim? Çılgının zoruna bak...
- Siz benim yaşımda iken, İstanbul'da troleybüs yoktu ki!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.