Geride kalan süreçteki performansları yeşil ışıkta geçenler, sarıda bekleyenler ve kırmızıda duranlar diye üçe ayırmak mümkün. Diğerleri ise inişli çıkışlı grafikleri nedeniyle aslında her gruba yakın takımlar hüvviyetinde
Yoğun trafikteki, tabela grafiklerini alt alta koyduğunuzda geçen süreç ile ilgili 3 farklı ilerleyiş göze çarpıyor. Hal böyle olunca da akla trafik lambasındaki renkler geliyor. Şöyle ki:
Yeşil: Bu gruba Beşiktaş ve Balıkesirspor'u kafadan yazmalı. İkisi de 4'te 4 yaptı ki tartışmaz şu sıralar en çok konuşulan takımlar haline geldiler. İlk üç maçtaki seriden sonra en çok Bursa virajı merak ediliyordu ki tam bir futbol gösterisine imza attılar. Üstelik kim oynarsa oynasın sırıtmayan, yeniyle eskinin çok çabuk kaynaştığı bir takım hüvviyetine büründüler. Kağıt üzerinde oynamaya hazır 2.5 takım var ki, tartışmasız ligin en derinlikli ve yetenekli kadrolarından birine sahipler. Ve en önemli artıları bu kadroyu ne zaman, ne şekilde oynatmayı 'Bilic'ek bir hocaya sahipler. M.United'ın Sırp savunmacısı Nemanja Vidic bir röportajında istikrar kelimesi ile ilgili "Kime karşı oynadığınız önemi yok; sıraki maç en önemli maçınızdır" demişti. Bilic'in talebelerinin de farkında olduğu husus bu. Ve elbette ki Balkes. Sadece 4'te 4 yapmadılar. Üstüne 9 atıp kalelerinde gol görmediler. İsmail Ertekin'in oynattığı futbol ve sağladığı bütünlük takdire şayan. Bize de onları alkışlamak düşüyor.
Sarı: Bu gruptaki trafik lambasındaki gibi her an hareket etmeye meyilli ama birkaç şey eksik. Bu gruba Süper Lig'den G.Saray'ı, Akhisar'ı ve M.P.Antalyaspor'u PTT'den de Ankaraspor ve Mersin'i dahil etmek mümkün. Bu takımları seçiş nedenim şu. İyi oynuyorlar ama 90 dakikayı skora vurduğunuzda beklentiyi karşılayamıyorlar. Yani her an bir seri yapacak potansiyelleri var ama çeşitli kusurları buna müsaade etmiyor. Sonuçta da ya tek tek, ya da bir kazanıp bir kaybederek ağır aksak ilerliyorlar.
Kırmızı: Buradakilere bir başka deyişle 'Duraklama dönemindekiler' de denilebilir. Süper Lig'den F.Bahçe galibiyeti sonrası paraşütünü unutup sağa sola çarpa çarpa düşen Torku Konyaspor'u ve son sıradaki G.Antepspor'u listenin başına çekmek mümkün. PTT'den ise Bucaspor ile Kahramanmaraş'ı gruba rahatlıkla yazabiliriz. Özellikle pek yanımızda olduğu için Bucaspor'dan söz etmekte fayda var. Yönetim bazındaki sorunların takımı doğrudan etkilediği bir gerçek. Bu hafta da kaybederlerse kendilerini tam bir kaos ortamının içinde bulabilirler.
Son söz: Konu ile ilgisi yok ama şu maç saatleri meselesi de kafamı kurcalıyor. Sıcak bahane edilerek Süper Lig maçları 18.00'den önce başlamazken kupa ve diğer liglerdeki mücadeleler 15.00 ve 16.00'da oynatılıyor. Bu ne perhiz, bu ne double hamburger menü. İyi haftalar.
