• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
SADECE BİR 90 DAKİKA

HALİL FİNCAN

SADECE BİR 90 DAKİKA

halil.fincan@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01 Aralık 2014
Emre'nin futbol kariyerinde yaşadığı onca olayı bir kenara bıkarıp, sadece Eskişehir maçına bakarak çıkan kısmın özetini okumak mümkün. Maç sonrası "Ben öyle demek istemedim. Tamamen yanlış anlaşılma" diyor Emre. Ne demek istediğini anlatış tarzında zaten mesele.

Sadece bir 90 dakika... 1 maç... Çok öteye gitmeden, Bilic ile girdiği diyalogtan bahsetmeden de diyebiliriz aslında demek istediğimizi. Yine Akhisar Belediyespor maçında hakem Ali Palabıyık'a karşı tavrına da değinebiliriz ama boşverin.
Sadece bir 90 dakika... 1 maç... G.Saraylı Melo ile yaşadığı sonu gelmez kavgalar için iki tarafı da yazmalıyız elbet suçlu hanesine. Zokora ile husumeti de yargıya taşındığı için değinmeyelim mesela. Keza Kasımpaşa maçında yaşananları da...
Sadece bir 90 dakika... 1 maç... Kendi takım arkadaşlarıyla Deivid de Souza ile, Gökhan Gönül'le, Cristian Baroni ile kapışmasını, kiminle antrenmanda kiminle maçın orta yerinde atışmasını da dahil etmeyelim. Aile içinde olur diyelim. O kadar da yüklenmeyelim.
Sadece bir 90 dakika... 1 maç... Bir İstanbul BŞB. maçında Tjikuzu ile arasındaki gerilimi görmeden, yine bir Kayserispor maçında kendisine faul yapan Cangele'ye karşı elini bıçak gibi kullanıp niyetini kendi boğazı üzerinden göstermesini de boğaz enfeksiyonuna yoralım hadi.
Sadece bir 90 dakika... 1 maç... Bir Türkiye-Macaristan maçında Gökhan Ünal'ın attığı gol sonrası basın tribününe yaptığı hareketi de el sallama olarak yorumlayalım peki. Yine bir İsviçre maçı sonunda, rakibini kovalaması için de "Elim sende" oynuyorlardı diyelim mesela.
Sadece bir 90 dakika... 1 maç... Premier Lig'de yaşananları es geçelim. Hatta İtalya'dayken Valencia maçında Albelda ile arasında yaşananlardan, G.Saray'da parlarken Leeds maçındaki gereksiz hareketiyle final dışı kalışından da bahsetmeyelim.
Sadece bir 90 dakika... 1 maç... Çok uzağa gitmeye gerek yok. O maç Eskişehir maçı. Aynı maçta hem orta hakeme, hem yan hakeme, hem 4. hakeme, hem sağlık görevlilerine, hem de rakibe diklenerek aslında çıkan kısmın özetini yazdı bir kalemde. Baştan beri diyorum ya. Sadece bir 90 dakika... 1 maç...
Hep mutsuz Emre. Hep öfkeli. Samimiyetim olsa "Bırak şu futbolu" diyeceğim. Dışarıda melek gibi insan deniyor. İyi de o kısmı da zaten beni ilgilendirmiyor. Herkes işinde stres yaşıyor bazen. Ben de zaman zaman celalleniyorum. Konuşunca rahatlıyor insan. Veya bir dostumuzun öfkesine ortak olup biz de "Boşver" diyoruz. "Takma kafanı. Sakin ol. Kendine zarar verirsin böyle" Emre'ye bu deniyor mu acaba? Denmesine rağmen yapıyorsa sorun. Tüm bu yaşananlara rağmen hiçbir şey denmiyorsa o daha büyük sorun. Maç sonrası "Ben öyle demek istemedim. Tamamen yanlış anlama" diyor Emre. Ne demek istediğini anlatış tarzında zaten mesele. Yine yanlış anlamışız kusura bakma Emre. TFF'ye önerim, bundan sonra altyazılı olsun maçlar. Yüklenmesin kimse boş yere.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.