Süper Lig'in en iyi dörtlüsü olarak gösterilen G.Saray, F.Bahçe, Beşiktaş ve Trabzon'un gol adedine baktığınızda vaziyeti analiz etmek mümkün. Toplamda 50... Avrupa'nın üst düzey ligleri ile kıyasladığınızda çıkan tablo ise sıkıntımızı belgeliyor
Gerçekle yüzleşelim. Eski siyah-beyaz televizyonları andıran bir görüntüyle karşı karşıyayız. 80'leri görenler bilirler. Yani önüne yeşil cam da taksan renkli göstermiyor. Karlı, puslu ve cızırtılı. Vizontele'de Latif, "Bu nedir? Yoksa karıncalar film mi çevirmiş?" diyor ya o hesap. Dışarıda, evde, yolda... Kıraathanede iki emeklinin sohbetinin arasında... Ders zilini bekleyen öğrencilerin tenefüs muhabbetinde... "Enseyi usturayla mı alayım?" diyen berberin iki lafından birinde... Stat önünde, metroda, vapurda... Taksi şöförünün "Nereye gidiyoruz?" deyişinin peşisıra... Bir işyerinin haftalık toplantılarının çay arasında... Banka sırasında, otel lobisinde, sinema çıkışında... Yani her yerde... Ve herkesin ettiği cümle birbirinin aynı aslında. O da "Bu sene ligin tadı yok" Peki niye yok? Sebeplerden bazılarını bir önceki sayılarda sıraladık. En önemlilerinden bir tanesine de bu hafta değinelim.
Süper Lig'in en iyi dörtlüsü olarak gösterilen G.Saray, F.Bahçe, Beşiktaş ve Trabzon'un gol adedine baktığınızda vaziyeti analiz etmek mümkün. Toplamda 50. Böl dörde. Çıkar 12.5. Hakikatten de öyle. F.Bahçe ve Trabzon 13'er, Beşiktaş ve G.Saray 12'şer gol atmış. Üstelik yedikleri de aşağı yukarı aynı. Bir de meselenin farklı bir boyutu var. Eskiden diğer ligleri pek izleme şansımız olmadığından pek mukayese de edemiyorduk. Onlarla yan yana koyduğunuzda ise iki resim arasındaki 9 farkı 'şıp' diye sayıyorsunuz. Biri full HD, öteki girişte dediğimiz gibi. Bakın şimdi. La Liga ile kıyaslayalım mesela. Öyle 4 takımını da değil, sadece ikisini koyalım tartının diğer tarafına. Barcelona ve Real Madrid'in 9. haftada itibariyle attıkları gol sayısı toplamda 56. Yani bizim dörtlüyü 6 geçiyor. Orda 11. hafta oynanıyor ve 11 haftada ulaştıkları rakam 67. Hadi peki bu iki takım dünya futbolunun da üzerinde oynadığı için, kıyas yaparken haksızlık etmeyelim. İngiltere'de ilk iki sırada yer alan Chelsea ve Southampton'un 9 haftada buldukları toplam gol sayısı 44. Hollanda'daki PSV ve Ajax'ın ise 42. Almanya'daki B.Münih ve Wolfsburg'unki ise 37. Tekrarlıyorum, dikkat ederseniz sadece iki takım üzerinden veriyorum örnekleri. Hal böyle olunca kendi liginde 17. olan Dortmund'un (Ki bu hafta kazanıp 15'e çıktılar) bizim ligde şampiyonluğa oynayan G.Saray'a 4 atışına şaşıyoruz. Ve elbet hadise Milli Takım'a da sirayet ettiğinden İzlanda'yı, Çek Cumhuriyeti'ni ve Letonya'yı yenemiyoruz. Kendi içimizdeki kavgalar hep diğer sorunlara baskın geldiğinden dışarıda cereyan eden gelişmeleri de takip edemiyoruz. Ama her ne hikmetse her kura çekimi sonrası kendimizi dev aynasında gördüğümüzden "Biz bunları eleriz" edebiyatı yapıyoruz. O halde edebiyatla bitirelim yazıyı. Charles Bukowski, "Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım, umut sandığınız ışık tren farı olabilir" demiş. Biz bu ışıkla bu sezon çok karşı karşıya kaldık halbuki. Yeter ki hatalamızın sağlamasını yapalım. İyi haftalar.
