Futbol denilen bu güzel oyunun kendi içinde birçok türü var elbet. Averaj hesaplı, rövanş odaklı, savunma planlı, tek maçlık, çift maçlık, puana yönelik birçok tür. Özellikle tek maçlık tür ilk düdük ile son düdük arası oyundan bir an bile kopmamayı gerektirir. Bu yüzden bu işlerin ustası diyebileceğimiz Fatih (Terim) Hoca'nın geçtiğimiz gün Romanya maçına yönelik yorumunun altına imzamı atarım. "Kağıt üzerinde Türkiye maç öncesinde kesinlikle favori ancak 90 dakikalık bir maçta ya da uzatmalarda ne olacağını, ne zaman ve nasıl olacağını bilemeyiz. Bu yüzden maçın her saniyesinde konsantre olmalı ve konsantrasyonumuzu kaybetmeden hareket etmeliyiz. Akıllı ve temkinli olmalıyız." Evet kilit sözcük, KONSANTRASYON.
Bu çocukların daha önce neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Geriye de düşsek (ki normal) demoralize olmadan bildiğimiz oyunu oynamalıyız. Ayrıca rakibimizle kıyasladığımızda kadromuzdaki üst düzey maç oynayan oyuncuların fazlalığı da önemli bir faktör. O halde bildiğimiz işi yapıp tam konsantrasyonla önce finale sonra Dünya Kupası'na gidelim. Güveniyoruz size çocuklar
