Bir zamanlar "Pete Sampras'tan büyüğü artık gelmez diyordum" ama yanılmışım. Şimdi de Federer'den büyüğü gelemez diyorum. Bu gidişle kesinlikle bunda da yanılacağım herhalde... Spor dediğiniz şey artık rekorlara doymadığı gibi, sporcular da kendi sınırlarını (tabii sportif malzemeler ve teknolojik gelişmeleri unutmadan) aşmak için büyük uğraş veriyor. Ve maalesef teniste bunlardan yalnız bir kaçı Federer gibi oyuncuların seviyesine çıkıp yıldızlaşıyor, efsaneler arasına girebiliyor.
Evet, Federer, İngilizlerin çoğunlukta olduğu ve çok coşkulu bir seyirci önünde, genç rakibini yendi, 16. Grand Slam şampiyonluğunu aldı. Son sette 5/2 gerideyken, rakibi Murray'ın biraz da seti kazanma şansının getirdiği heyecanla yavaşlamasından yararlandı. Çok yerinde kırdığı servisten sonra, ortaya koyduğu strateji ve "back hand" paralelleriyle müthiş dönüş yaptı. Hak ettiği "Tie break" oyunu ise tenis tarihine altın karelerle geçecek. O bile, ilk maç sayısında file önüne kısa bıraktığı topu takip ederken, nedense yanlış bir değerlendirmeyle son anda raketini geri çekti ve gelen topun içeri düşmesiyle, alacağı puanı kaybetti. Tenisin de güzelliği zaten bu lehte veya aleyhte beklenmeyen vuruşlarda değil mi? Sonunda maçı 11/9 kazandı ve gelmiş geçmiş en büyük tenisçi olduğunu bir kere daha ispat etti.
Avustralya ölmedi
Bir yıldız tenisçinin yetiştiği Avustralya'da, gelenekselleşmiş büyük turnuvanın, yeteri kadar ticari olamayışı nedeniyle bundan böyle Çin'de oynanması gündeme gelmişti geçen aylarda. Ancak ne var ki Avustralyalılar, dünyadaki ekonomik krizine rağmen, son turnuvada inanılmazı gerçekleştirdi. 15 gün boyunca turnuvayı seyretmeye gelenlerin sayısı geçen seneye göre 50 bin arttı. Avustralya Açık Tenis Turnuvası'nı 653 bin 860 seyirci izledi ve bu rekor turnuvanın katiyen ölmediğini ispat etti. Diğer bir rekor ise yalnız 23 Ocak günü kırıldı. Bir günde kortlara 77 bin 043 seyirci geldi. Tenisin spor dünyasındaki yerini belirlemek için bundan güzel istatistik olur mu?
Belçika kalitesi
Genç Wickmayer, önce bırakıp, sonra tekrar kortlara dönen Justine Henin karşısında, Belçika'nın tenis kalitesini ortaya koymasına rağmen yenilmekten kurtulamadı. Ancak gelecek için büyük ümit verdi. Henin ise büyüklüğünü, bu turnuvanın favorilerinden Nadia Petrova'yı yenmesiyle bir kere daha gösterdi. Ancak onun da gücü finale kadar yetti. Serena Williams, Henin'i üç sette yenmeyi başarırken 12 . Grand Slam şampiyonluğuna uzanmış oldu. Serena, her ne kadar sevdiğim bir oyuncu olmasa da çok iyi bir tenis ustası olduğunu bir kere daha gösterdi. Kutlamaktan başka yapacak bir şey yok.
Harikasınız gençler
Teniste 18 yaş Türkiye Kış Kupası, Buca Tenis Kulübü tesislerinde oynandı ve kızımız Başak Eraydın ile erkeklerde Esat Tanık'ın talebesi Cahit Kapukıran turnuvayı kazanarak emin adımlarla ilerlemekte olduğunu hep birlikte gördük. Gençlerimizi kutlar, giderek artan başarılarının devamını dileriz.
