• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Yüzümüzün akıyla

NECDET KESTELLİ

Yüzümüzün akıyla

necdet.kestelli@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 03 Ağustos 2010
Başarıyla gerçekleştirdiğimiz 6. İstanbul Cup'tan sonra şimdi de gözlerimiz TED OPEN ve İzmir Cup'a çevrildi. Umarım daha çok seyirciyle onları da tamamlar ve kendimizi 2011'den itibaren üç yıl sürecek dünyanın en prestijli bayanlar tenis olayına kendimizi hazırlarız.

Tenisimiz yurtdışında

Bu konuda çok güzel bilgileri derleyip gönderen arkadaşlarımıza teşekkür etmemiz gerekir. Kimlerin, nerede, hangi turnuvalarda, ne neticeler aldıklarını duyup takip edip bilgileniyor ve tenisimizin nereye gittiğini bir nebze de olsa anlıyoruz... Zaman zaman da yüzümüz gülüyor tabii. Bunun daha sistematik ve özet bir tablo şeklinde sunulmasını diliyor ve yetkililerin de bunu görev addetmesini istiyoruz.

Üye olabilmek!
Teniste genelde bir oyuncu birkaç kulübe birden üye olabilmekte. İmkanı vardır, arkadaşları vardır, beklentileri vardır... Doyumsuzdur... Veya ender de olsa tam tersine insanlarla hatta dünya ile uyum sorunları vardır, arayış içindedirler... Böyle olunca da her gün başka bir arabaya binerler, hep haklıdırlar, hep saldırgan ve tabii daima mutsuz...
Tenisin özünü hiç anlamamış egoist, fesat, kıskanç, nankör ve doyumsuz, daldan dala konan bu sözüm ona üyeler, ne kendilerine, ne kulüplerine, ne de tenise maalesef hiç faydalı olamayacakları gibi, tersine kulüp ve spor anlayışına ancak zarar verirler. Sonunda kulüp üyeleri tek vücut olup güçlenir ama onlar yok olup giderler. Allah, insan ilişkilerinin menşei ve gözdesi tenis kulüplerimizi ve tenis dünyamızı böylelerinden korusun.

Takım şampiyonaları

Vakitleri ve imkanları olan tenis sever senyör ve süper senyörler, bu güzellikleri yaşayabilmek için koşuyorlar bu anlamlı şampiyonalara... Hem tenis, hem tatil, hem heyecan, hem dostluk hem de eğlence bir arada... Muhteşem yani... Tenisin tutkusu, dostluğu, tatili ve şöleni işte böyle yaşanıyor anlaşılan. Ne mutlu katılabilenlere! Aslında gönül ister ki her isteyen katılabilsin. Ancak bu yaşam şartları içinde pek kolay olamayacak gibi maalesef. İyi hatırlıyorum, bir zamanlar Barometre Gazetesi'nin düzenlediği müsabakalar çok büyük ilgiyle takip edilirdi. Seyircisi de boldu. Önce 3 veya 4 şehir birinciliklerini seçer; sonra şampiyonların İstanbul'da bir araya geldiği Türkiye şampiyonası yapılırdı. Aslında bu Türkiye Şampiyonası'nı gazetenin bulduğu Sponsor destekler ve şampiyonaya katılanların yol tüm masraflarını karşıladıkları gibi muhteşem güzel gümüş kupalar verirlerdi. Tenisin ülke çapında bu kadar yaygınlaştığı bu dönemde nasıl organize edileceğini bilemem ama, tekrar canlandırılmasının çok yararlı olacağını iyi biliyorum.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.