• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Giriş Tarihi: 24 Ağustos 2010
İstanbul Cup, TED OPEN yeni adıyla İstanbul Challenger Tenis Turnuvası derken sıra geldi İzmir Cup'a... Malumunuz, İzmir her konuda kalemiz olduğu gibi tenis açısından da Türkiye'nin en faal bölgelerinden biri. Zaman zaman bocalamış olsa da İzmir her zaman zaten tenis şehriydi... Kulüpleriyle, oyuncularıyla... Hatta 5 bin 500 kişilik merkez kortu, 4 kapalı ve 11 açık kortuyla Türkiye'nin en büyük tenis kompleksi Ulusal Tenis Eğitim Merkezi-TEM İzmir'e yapıldı.
İzmir Cup Başkan Azmi Kumova zamanında alınmış ve ilk sene o zaman 2. Başkan olan Mesut Polat tarafından kurulan gönüllü bir ekip tarafından gerçekleştirilmişti. İkinci yıl Mesut Beyin başkanlığı sırasında Türk Telekom ve Spor Toto'nun TTF'ye yaptığı maddi desteklerle, hiçbir karar yetkisi olmamasına rağmen yine ayni ekip tarafından başarıyla organize edildi. İzmir'den İkea hariç, maalesef hiçbir dişe dokunur katkı olmadı. Ancak seyirci problemi, her yerdekinden daha azdı. Özellikle iklime uygun olduğu için koyulan gece maçları belki merkez kortu seyirciyle doldurmadı ama çok ta kötü değildi. En güzel olay ise ATP Başkanı tarafından gönderilen tebrik ve teşekkür mektubu oldu.
Uzaktan kumandalı olduğu zaman her şeye genç başlanması büyük sorundur. Bu sene de çok geç kalındı. Umarız İzmir'e yakışmış ve çırpınarak yakıştırılmış olan turnuvamız bu yüzden zarar görmez. Sponsorluk gelirlerinin umulanın altında kalması bahane yapılmamalı, tersine ATP'den ayni teşekkür alınması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Madem bu turnuva TTF tarafından yapılıyor, o zaman TTF sorumluları da İzmir'de kamp kurmalılar ve çok çalışıp İzmir'e yakışanı gerçekleştirmeliler. Yoksa bu sefer seçim kazandıran İzmir onları bir daha affetmez. Çünkü İzmir "İzmir Cup"ı kaybetmek istemez.
İzmir halkı, yerel yönetimleri, oda ve dernekleri, tabii sanayicileri de bu işin önemini anlayıp destek vermekte bir birleri ile yarış etmeliler. İzmir'in uyumadığını, uyutulamayacağını göstermeliler. Yoksa ayağımıza gelmiş bu fırsat bir kere geri tepilirse bir daha ATP'den turnuva alınamaz.

ABD Açık ve biz
US OPEN bizler için çok önemli. Birincisi seyirci olarak, çünkü tüm maçlar gün boyunca TV'de canlı yayınlanıyor ve uykusunu idare edebilenlerimiz neredeyse hiç maç kaçırmazlar. İkincisi, İpek Şenoğlu ile başlayan bu serüven, Marsel'le devam ediyor. Kervan'a en son katılan, Dünya bayanlar sıralamasında 187. sırada bulunan, Garanti Koza'nın da kurucuları arasında yer aldığı Club İstanbul@Enka Uluslararası Tenis Akademisi'nin başarılı oyuncusu Çağla Büyükakçay. Çağla ayrıca Marsel gibi Turkcell'le sponsorluk anlaşması imzaladı. Bu da arkadan gelenler için büyük bir motivasyon olabilir. Umarız Pemra'da, Başak'ta, Melis'te, Büşra'da, Durukan Durmuş'ta, Alp'te ve ismini burada sayamayacağım genç yıldız adaylarımız kısa sürede bu kervana katılabilme başarısını gösterip, yüzümüzü güldürürler.

KISA KISA KISA KISA
* Bayanlar serisinde değişim devam ederken yeni yeni isimler ortaya çıkıyor. Bunlara henüz yıldız demek için çok erken. Çünkü gerekli istikrarı gösteremiyorlar. Bir gün iyi bir gün kötü... Şansı olanlarda bir türlü sakatlıklardan kurtulamıyorlar. WTA Montreal'de Azarenka, Zvonovera, Vozniacki ve Kuznetsova yarıya çıkma başarısını gösterenler. Finali alan ise Danimarkalı Vozniacki.
* Us Open yolunda yapılan bu son Atp Cincinatti turnuvasında Baghdatis Nadal'ı elerken, Fish'te Murray'ı eledi. Kupayı ve Us Open öncesi motivasyonu kazanan ise Federer oldu.
* Esat Tanık'tan sonra Bostanlı ve Trabzon Tenis kulüplerinin kuruluşları duyulduktan sonra profesyonel kulüpçü TTF Yönetim Kurulu üyesi Gökhan Dönmez'in de İzmir'de kort arayışı içinde olduğu kulaktan kulağa dolaşıyor. Bu gelişmeler tenise katkı olarak dönmesi umuduyla hayırlı olsun diyorum.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.