Özerklik sevindirmişti
Son zamanlarda ve yeniden yapılanma çalışmalarını tamamlamaya çalışan Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü (SGM) tarafından, federasyonlar için yeni bir çerçeve statü hazırlandığını okuduk. Birkaç gün önce de açık açık yazıldığı üzere seçimler sırasında bakanlığın etkinliğini arttırmak amacıyla delegelerin gizli oylarını alfabetik sırayla kullanmaları için yeni bir yönetmelik çıkarıldığını duyduk.
Özerklik yavaş yavaş ve tamamen geri mi alınıyor acaba? Aslında özerklik hem federasyonlara, hem de ilgili spor dalına verilen yetki ve onlara gösterilen güvendir; diye düşünüyorum. Ve özerkliği gerektiği gibi kullanıp kullanmadığımızı, yani hak edip etmediğimizi de samimi olarak merak ediyorum.
Seçilmişlerin özerk olması, her şeyi istedikleri gibi yapabilecekleri anlamına gelmemelidir. Onları seçenlerin veya seçimlerden etkilenebilen kulüp ve sporseverlerin ise dinlenmediği, dinlenseler bile söylemlerin kulak arkası edildiği bir durum her halde özerkliğin gereğinden değildir.
Oyuncularımız
İlhan Marsel ATP 500 Pekin (China Open) elemeleri ilk turunda güzel bir skorla ATP 72 numarayı devirdi ve nihayet yüzümüzü güldürdü. Ancak ikinci eleme turunda ATP 118 numaraya inanılmaz bir neticeyle yenilerek turnuva dışı kaldı... Düşündürücü bir istikrarsızlık!Pemra Özgen Fransa'nın Saint Malo kentinde düzenlenen 25 bin dolar ödüllü İTF turnuvasın da çiftler kategorisinde şampiyon oldu.
İzmirli Çağatay Sami Söke ve Ege Melih Azkara'dan (KTK) de 3 haftadır art arda da gurur verici güzel haberler geliyor. 14 yaş "En İyi 8" ve ardından oynanan Mavi Tenis Kulübü'ndeki "Elite 16" turnuvalarında Ege Melih Azkara şampiyon olurken, Çağatay ikinci oldu. Çifte de beraber oynayan bu ikili çiftlerde de Şampiyonluk kupasını kaldırdı. Gençlerimizi candan kutluyoruz.
Biraz dikkat lütfen
Büyük mali sıkıntılar içinde çırpınan tenis kulüplerimiz, bütçelerini denkleştirip, alternatif çokluğunda üyelerini kaçırmamak için senelerdir sosyal tesislerini düğün-dernek toplantılarına sunuyor. Çok da iyi yapıyorlar... Böylece hem işletici yaşıyor, hem de kulüplere de ekstra bir gelir oluyor.
Ancak iç iletişim bozukluğu veya önemsemediklerinden, her zaman unutulan bir unsur var ki bu çok önemli. Tenis çok konsantrasyon ve dikkat isteyen bir oyun... En küçük bir hareket bile oyuncuların dikkatlerinin dağılması için yeterli. Daha ileri gideyim: bundan aynı şekilde seyirciler de şikayetçi. Dolayısıyle turnuvanın oynandığı tarihlerde düğün, doğum günü gibi hareketli, sesli ve müzikli hiç bir organizasyona izin verilmemesi gerek. İyi bir programlama ve iletişim ile çok rahat halledilir. Veya çok doğru olmasa da düğün gününe maç konulmaz...
Aynı durumu Efes anfitiyatroda gerçekleşen Berlin Filarmoni Orkestrası'nın konserinde de yaşadık maalesef. Konser boyunca binlerce dinleyiciden "çıt" çıkmazken, Selçuk hava meydanından gece uçuşları için kalkan, sanırım özel eğitim uçakları, Efes Antik kentin üzerinden geçerken çıkardıkları seslerle o muhteşem konserin güzelliğini ve özelliğini bozamasalar da sanatçılara ve dinleyicilere saygısızlık ettiler.
Tıpkı, mukayesesi zor da olsa, tenis maçlarında yapıldığı gibi!
