Göztepe, kendi evinde Gençlerbirliği'ne mağlup olarak taraftarını üzdü. Oysa maçın özellikle ilk bölümünde sahada baskın olan taraf Göz-Göz'dü. Sarı-kırmızılılar önde baskıyla rakibine nefes aldırmadı, ancak yakaladığı net fırsatları değerlendiremeyince bunun bedelini ağır ödedi.
Stoilov ikinci yarıda yaptığı değişikliklerle hücum gücünü artırmak istedi. Janderson'un ceza sahasında düşürülmesiyle kazanılan penaltı ise Göztepe için maçın kırılma anıydı. Bokole'nin vuruşunu kaleci İrfan Can kurtardı, dönen topun Koita'ya çarpıp ağlarla buluşması ise adeta gecenin özeti oldu.
Üstüne bir de Alen Godoi'nin sakatlığı geldi. Göztepe'de savunmadaki sakatlıkların çoğalması artık ciddi bir alarm.
Bu maçta futbolcuların mücadelesini ve kazanma isteğini yok sayamayız. Ancak futbolun acı tarafı şu: İyi oynamak her zaman kazanmak anlamına gelmiyor.
Göztepe kendi sahasında üç puanı bırakırken, transfer döneminin son günlerinde savunmaya takviye yapılmasının önemini bir kez daha gösterdi.
Göz-Göz'e nazar değdi…
Ama bu mağlubiyetten ders çıkarıp ayağa kalkmak yine Göztepe'nin elinde. Sezon uzun, hedefler büyük. Şimdi yapılması gereken moral bozmak değil, eksikleri tamamlayıp yola devam etmek.
Çünkü Göztepe'nin kaybedecek zamanı yok!
