CHP'li muhaliflerin günlerdir kendisinden bir işaret beklediği Deniz Baykal, sonunda kararını verdi.
Baykal, 5-6 Eylül'de toplanacak olağanüstü kurultayda Muharrem İnce'yi destekleyecek.
Dün birlikte hareket ettiği arkadaşlarına ve örgütlere mesajını yolladı...
"Kurultay'da Muharrem'i destekliyoruz..."
Baykal'ın bu kararından sonra Metin Feyzioğlu ve Emine Ülker Tarhan'ın adaylık ihtimali hiç kalmadı.
Partinin eski genel sekreteri Önder Sav da tıpkı eski dostu gibi tercihini Muharrem İnce'den yana kullandı.
Muhaliflerin İnce üzerinde uzlaşması kurultay sürecinin en kritik gelişmelerinden biri.
Tabanda karşılığı olan, ağzı iyi laf yapan ve CHP geleneğinden yetişmiş İnce, kim ne derse ciddi bir rakiptir.
Hele de Baykal- Sav ikilisinin desteğini aldıktan sonra...
Seçilir, seçilmez ayrı konu ama, bu 'ince' planın Kılıçdaroğlu'nu yara bere içinde bırakacağı çok açık...
Baykal'ın kurmaylarına verdiği talimata dikkat:
"Bu kurultayda CHP'nin asıl kimliğine uygun, partinin ilkelerini ve değerlerini çiğneyenlerin cezalandırılacağı bir PM oluşmalı..."
CHP tarihinin en renkli ve tartışmalı kurultaylarından birine hazır olun...
Sarıgül'e MYK ve kontenjan sözü
Karşısındaki cephe bu kadar güçlü olunca Kılıçdaroğlu mecburiyetten 'Çare Sarıgül' demek zorunda kaldı.
CHP liderinin Sarıgül'e yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığını teklif ettiği belirtiliyor.
E Sarıgül bu, lideri olmak istediği partide genel başkan yardımcılığıyla asla yetinmez...
Parti yönetimine illa ki ekibini de taşımak ister...
Kendisine 60 kişilik Parti Meclisi'nde 10 kişilik kontenjan sözü verildiği söyleniyor.
Bütün bu vaatlere rağmen hala karar vermemiş olması düşündürücü.
Muhtemelen Kılıçdaroğlu'nun altında görev yapmanın liderlik şansını zayıflatacağını düşünüyor.
CHP liderinden Pazartesiye kadar süre istemesi de bundan...
Belki de kendisi dışarıda kalmayı tercih edip yakın bir adamını MYK'ya aldıracak...
Sarıgül cephesinde son durum böyle...
Kılıçdaroğlu'nun kırılması zor rekoru
Hayatın her alanında olduğu gibi siyasette de başarıya giden yol istikrardan geçiyor.
Başbakan Recep Tayyip, 12 yıldır başbakan...
19 Kasım 2002'deki Abdullah Gül kabinesini saymazsak, 12 yılda 34 bakanla çalışmış...
Kemal Kılıçdaroğlu, Mayıs 2010'dan beri CHP'nin başında...
4 yılda 5 kez MYK'yi değiştirdi.
Parti yönetimine 37 farklı isim aldı...
Kısmetse Eylül ayında 6. MYK'sını açıklayacak...
Erdoğan, üç genel, 3 yerel seçim zaferi kazanırken A takımını neredeyse hiç değiştirmedi.
Binali Yıldırım ve Ali Babacan'a 12 yıl boyunca tüm hükümetlerinde görev verdi.
Ulaştırma ve ekonomideki istikrar ve başarı böyle geldi.
Peki Kılıçdaroğlu ne yaptı derseniz...
İşte cevabı...
22 Mayıs 2010'da birinci MYK'sını açıkladı. Önder Sav, Hakkı Süha Okay, Şahin Mengü gibi isimlerle çalıştı. Bu MYK'nın ömrü 5 ay oldu.
3 Kasım 2010'da yeni MYK'yı açıkladı. Önder Sav'ı tasfiye etti, örgütleri Gürsel Tekin'e bağladı.
18 Aralık 2010'da MYK'yı bir kez daha değiştirdi.
2011 genel seçimlerindeki başarısızlığın faturasını yine MYK'ya kesti.
17 Ağustos 2011'de 4. kez MYK'yı değiştirdi.
Örgütleri Tekin'den aldı Nihat Matkap'a verdi.
5. MYK'sını 30 Temmuz 2012'de atadı.
Arada örgütleri Matkap'tan aldı, Tekin Bingöl'ü ikinci adam yaptı.
Bu küçük çaplı değişikleri saymazsak 5. MYK ile yoluna devam ediyor...
Tabi buna yola devam etmek denilirse...
