Aziz Kocaoğlu'nun 10 yıla yaklaşan başkanlık serüveninde yediği en ağır gollerden biridir Tire olayı
Sen kapatılan İl Özel İdare'nin mallarını 'ham yaptırmam' diye ortalığı ayağa kaldır, sonra sana en yakın belediye başkanlarından biri kalksın köylünün 1300 parça malını satışa çıkarsın!
***
Kocaoğlu ve eğer varsa ekibi Tire krizini iyi yönetemedi
Hatta eline, yüzüne bulaştırdı
Ne CHP içindeki aykırı seslere ne de kendisine büyük bir sadakatle bağlı 'aziz ve asil' İzmir medyasına hakim olamadı.
Sonuç; il özel idarenin malları için yapılacak eylemden sessiz sedasız vazgeçti
***
O eylem ki; Kocaoğlu'nun '2014- 2019 Algı Yönetimi Operasyonu 'nun en önemli halkasıydı.
Hatırlayacaksınız bunun 2009-2014 versiyonu ' İzmir kamu yatırımlarından hak ettiği payı alamıyor' masalıydı
Farkında mı bilmem ama Tire Belediye Başkanı Tayfur Çiçek, aslında Kocaoğlu'nun 5 yıllık stratejik planını çökertti
***
Peki Kocaoğlu, yıllardır tek kale maç oynamaya alıştığı İzmir'de bu golü nasıl yedi?
Kocaoğlu süreci yönetmekte ne kadar acemiyse, İzmir Valisi Mustafa Toprak o kadar ustaydı.
Sözde özel idare mallarının belediyeye devredilmemesini özde ise kendisini protesto edecek Kocaoğlu 'na yürüyüş iznini hiç düşünmeden verdi
Böylece ' Vali nasıl olsa bu eyleme izin vermez' diye düşünen Kocaoğlu 'nun elinden çok önemli bir kozu almış oldu.
***
Büyükşehir ve Tire Belediyesi satıştan vazgeçeceğini açıklayana kadar da bu konu üzerine hiç konuşmadı.
Tire 'deki tutarsızlıklar ve çelişkiler o kadar yamandı ki, her seferinde valiliği ya da hükümeti suçlayacak bir şeyler bulan Kocaoğlu bile pes etti.
VE İZMİR MEDYASI
Yeni Asır, Tire'de yaşananları ' Satışa getirdiler' manşetiyle gündeme taşıyana kadar meseleyi görmezden geldiler
Baktılar ki; CHP içinden bile tepkiler yükseliyor ; lütfen de olsa mevzuya dahil oldular.
***
Senede bir kez kullandıkları büyükşehire çakma kontenjanlarını Tire 'de doldurdular
Bakalım bundan sonra bir kez daha Kocaoğlu'nu karşılarına almaya cesaret edebilecekler mi?
Kent haberi nedir ki?
İzmir medyası dedik onunla devam edelim
Tüm dünyada kilometrekareye en çok 'duayen gazeteci' düşen yer İzmir olsa gerek.
***
Herkes gazeteci, hem de duayen
1500-2000 lirayı bastıran açıveriyor bir internet sitesi
Oturuyor klavyenin başına tetiğe basıyor
Kendisine reklam vermeyen belediye başkanı ya da firmanın vay haline
Aralarında profesyonel çalışan, sektörde istihdam yaratanlar da var ama sayıları bir elin parmaklarını geçmez
Ne hikmetse siyasiler çok önemsiyor bu arkadaşların kendilerinden başka kimsenin okumadığı sitelerini
Herhalde 'zamanı gelince rakiplerime karşı kullanırım' diye düşünüyorlar
***
Neyse geçelim asıl anlatmak istediğimize
İzmir Büyükşehir Belediyesi 'nin düzenlediği 'Barış Selçuk Gazetecilik Yarışması"nda bu yıl ilginç bir gelişme yaşandı.
Jüri Kent Haberi dalında ödül verilmeye değer bir haber bulamadı!
***
Aslında şaşıracak bir şey yok ortada
Çünkü bu kentte Yeni Asır dışında kent haberi yapan bir gazete ya da internet sitesi yok
E ödülü de bizim Tolga Tekin 'in her biri olay yaratan kent haberlerine vermeyecekleri malum.
***
En iyisi seneye Büyükşehir'in Basın Müdürü Reşat Yörük ve ekibine versinler o ödülü
Gazetelerde ve internet sitelerinde çıkan haberlerin neredeyse tamamı onların servis ettiklerinden oluşuyor nasılsa
Haklarını teslim edelim, kalemleri de çok iyi
Ödülü onlar almayacak da kim alacak?
