• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Çöl ve kültür ZEKİ HOZER

Çöl ve kültür

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 28.11.2021, 00:00

Son yüzyılların küresel sorunu çölleşme muhtelif aktörlerin etkisi altında kurak, yarı kurak ve az yağış alan bölgelerdeki toprağın doğal özelliklerini yitirmesi" şeklinde tanımlansa da insanın kültürel tarihinde kendine ait özellikleri ile her zaman dikkat çekmiştir. Bunun en iyi örneği Arap Yarımadasıdır.
Tarih boyunca Arapların yaşadığı ana kara parçası olan Arabistan Yarımadası, neredeyse Avrupa'nın üçte biri ölçülerinde olmakla birlikte nüfusu hiçbir zaman çok yoğun olamamıştır. Bunun malum nedeni toprakların büyük bölümünün çöllerle kaplı olması ve tarıma elverişli olmamasıdır.

KUYU AÇMADA ÜNLÜLER
Eski Yunan kayıtlarında burada yaşayan halktan 'scene' şeklinde bahsedilir: Yani çadır bedevileri, çadırda yaşayan halk anlamında.
Hiç yağış almayan bu topraklar çöl ve kurak arazileri ile kilometrelerce uzanan çölün hükümdarlığında altındadır.
Aralarda nadiren görülen vadiler, çölün sonsuz dokusunda canlı noktalar olarak insanın umudunu yeşertir. Esasında yüzeyde olmasa bile çölün derinliklerinde su kaynakları gizlidir ve Arapların ataları da yüzlerce metrelere uzanan yeraltı sularına ulaşmada yani kuyu biliminde haklı bir üne sahiptirler.
Çöl deyince develeri anımsamamak mümkün değil elbette. 400 kilograma yakın yükleri iki hafta boyunca su içmeden eksi elli derece sıcakta taşımakla mahir olan bu hayvan, adeta çöl için yaratılmış özel transit aracı olarak tedarik zincirinin en önemli halkasını oluşturur. Kesin olarak teyid edilen bilgilere göre milattan önce ikibinli yıllarda deve, Araplar tarafından ehlileştirilmiştir. Tek hörgüçlü develerin susuzluğa dayanıklılığı yapılan çalışmalarda böbrek yapılarının çok konsantre idrar yapabilme yetenekleri ile ilişkilendirilmiştir. Develer sadece yük taşımacılığında değil binlerce yıldır et ve süt üretiminde çöl kabilelerinin neredeyse tek protein kaynağı olmuştur. Dolayısı ile de deve ile ilgili sözcük dağarcığının en zengin olduğu dil de Arapçadır.

COGRAFYA KADERDIR!
Çölde deve ne ise bitkilerdeki karşılığı da hurmadır. Hurma şeker formunda yüksek karbonhidrat içerir ve şeker oranı yaklaşık yüzde 80 civarındadır. Lif, protein ve bor, kobalt, bakır, flor, magnezyum, mangan, selenyum ve çinko gibi iz elementler içerir.
Sonuçta bedevinin tek besin kaynağı hurma, deve sütü ve deve eti olmuştur.
Bu fiziki şartların güçlüğünde tüm sanatlar olmasa bile belagat gibi söz sanatları hep takdir edilmiş, şairler saygın ve tanrısal bir yetenek olarak kabul edilmiştir. Zor koşullar, çöl insanlarında konukseverlik ve güç koşullara dayanıklılığı takdir edilen bir erdem olarak ortaya çıkarmış, zamanla Akdeniz ve Doğu Asya'nın ticaretinden nemalanarak Kızıldeniz ve Pers Denizi kıyılarında yaşayan halkları zenginleştirerek asrının ilerinde Saba, Hadramud ve Avsan gibi kadim kitaplarda söz edilen efsanevi krallıklar görülmüştür.
Çoğrafya'nın insan, kültür ve ülke ekonomisi üzerindeki etkilerine dair görüşlerini içeren 1377 tarihli Mukaddime'sinde İbn Haldun, insanın yaşadığı fizik koşulların belirleyiciliği minvalindeki düşüncelerinden yola çıkılarak ona atfedilen "Coğrafya kaderdir" sözünü burada anmanın tam sırası!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI