Mahalle sakinleri, her yıl Hıdırellez'de gerçekleştirilen etkinliklerde hem baharın gelişini kutluyor hem de işgal yıllarında köyü savunmak için geliştirilen kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor.

Kutlamalar kapsamında mahalle halkı bir gün önceden yakılan Hıdırellez ateşinin üzerinden atlıyor, türbe ziyaretleri gerçekleştiriyor ve imece usulü hazırlanan yöresel ikramları misafirlere sunuyor.

Kutlamalar kapsamında yöre halkının "Savrancı" olarak adlandırdığı gösteriler de sahneleniyor. Balıkesir'in "Tülütabak" geleneğine benzerlik taşıyan gösterilerde katılımcılar, Milli Mücadele yıllarında Yunan askerlerini korkutmak için yüzlerini baca kurumuyla boyayıp post giyen "debbağları" (deri işçisi) canlandırıyor.

Yüzlerini baca kurumuyla boyayan katılımcılar, keçi ve koyun postları giyerek ellerindeki çan ve değneklerle köy sokaklarında dolaşıyor. Zamanla "deve oyunu"na evrilen bu gösterilerde, deveyi oynatan kişilere ise yöre halkı tarafından "Çoramık" adı veriliyor.

"YUNAN ASKERLERİNİN KÖYE GİRMESİNİ ENGELLEMİŞLER"
"Debbağ" kılığına bürünen mahalle sakinlerinden 59 yaşındaki İsmet Yalçın, geleneğin Yunan işgali dönemine dayandığını anlatarak, "Köylüler silah kullanmaları halinde köyün zarar göreceğini düşündüğü için farklı bir yöntem geliştirmiş.

Yüzlerini boyayıp korkutucu kıyafetlerle ortaya çıkarak Yunan askerlerinin köye girmesini engellemişler." ifadelerini kullandı.

Mahalle sakinlerinden 54 yaşındaki Gülşen Erbaş da çocukluğundan bu yana şenliklerin sürdürüldüğünü belirterek, "Akşam bölümünde ise deve oyunu sahneleniyor. Bu gelenek yıllardır yaşatılıyor." dedi.