RÖPORTAJ: SİNAN DOĞAN
Türkiye'de adını bir markaya vermek kolay değildir. Hele hele üretim yaptığınız iş gıda alanındaysa... Keskinoğlu Ailesi bu cesareti göstermiş. 51 yıldır beyaz et sektöründe faaliyet gösteren aile soyadını markalarına vermiş. Akhisar'daki tesislerinde konuştuğumuz Keskinoğlu Pazarlama Grup Başkanı Keskin Keskinoğlu, Türkiye'nin beyaz et sektöründe uluslararası bir oyuncu olduğunu belirtiyor.
Şehir efsaneleri
Ancak Keskin Keskinoğlu'nun en çok canını sıkan şey beyaz etteki 'kara propaganda.' Her gün televizyonlara uzman, hatta profesör adı altında çıkan kişilerin 11 milyar liralık sektöre darbeye vurduğunu belirtiyor Keskinoğlu. 'Ççocuğumuza vermeyeceğimiz hiçbir ürünü üretmeyiz" diyor.
* Geçen yıl sektörün büyüme hedefi tuttu mu?
Türkiye'de geçen yıl 1 milyon 770 bin ton piliç eti üretildi. Büyüme oranı yüzde 3 oldu. Oysa bizim beklentimiz yüzde 15-20'ydi. Beyaz et çok ucuz bir protein kaynağı. Ancak Japonya'da 50 kg, Suudi Arabistan'da 45 kg, AB'de 25 kg olan tüketim bizde 20 kg civarında. Çünkü kamuoyunda son derece yanlış bilgiler dolaşıyor. Sanki birileri sektör aleyhine kampanya yapıyor. Konunun uzmanı olmayan bir takım doktorlar, profesör unvanı ile televizyonlara çıkıyor. "Bir tavuk günde 3 yumurta veriyor", "Piliç etinde hormon kullanılıyor", "tavukta kullanılan antibiyotik insanlara geçer mi?" gibi aslı olmayan sorular ve görüşlerle insanların aklını karıştırıyor. Bu iddialar tamamen şehir efsanesi.
Antibiyotik yasak * Bu iddialara karşı sektörün yanıtı ne oluyor?
İddiaların doğru olmadığını sürekli dile getiriyoruz. Örneğin bir tavuğun günde 3 kez yumurtlaması mümkün değil. Bir tavuk 27 saatten önce yumurta yapamaz. Piliç etinde hormon olmaz. Çünkü hormon sadece enjekte edilir. Bizim her tavuğa hormon vermemiz için çalışanlarımızın haricinde 3 bin kişi daha tutmamız lazım. Üstelik hormonun çalışma süresi 60'ıncı günde başlar. Biz zaten tavuğu 45-60 günde kesiyoruz. Piliç yetişirken hastalık geçirebilir. Antibiyotik ile tedavi yapılabilir. Ama bu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı veterinerler tarafından sürekli denetleniyor. Yetkililer diledikleri zaman istedikleri kümese girip örnek alabilir. Tavuk antibiyotiği 10 gün içinde bünyesinden atıyor. Kesim aşamasında ise yine veteriner hekim var. Hayvanın 72 saat önce nasıl beslendiğini, ilaç ve antibiyotik kullanıp kullanmadığını tespit edebiliyorlar. Büyütme amaçlı antibiyotikler de 2006'dan beri yasak.
* Bir ara yumurta karşıtı kampanya vardı ama artık yok. Ne oldu?
Evet, yumurtada kolesterol var deniyordu. Kalp damar uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, yumurta lehine bir açıklama yaptı. İnsanlar o kadar yumurtayı özlemiş ki 3'er tane yemeye başladı. Benim dedem İsmail Keskinoğlu 101 yaşında vefat etti. Her gün 3 yumurta, her öğlen tavuk yerdi. İki kızım var. Biri 2.5 yaşında, diğeri 9 aylık. Büyük olanı her sabah iki yumurta, öğle tavuk eti yiyor. Küçük de her sabah bir yumurta yiyor. Avuç içi kadar göğüs eti verdik. Biz tavuk eti, zeytinyağı, yumurta yiyerek büyüdük. Allah'a şükür sağlığımız iyi.
"Dava açtık" * Beyaz ete yönelik bu iddialara karşı farklı adımlarınız da olacak mı?
Hem insanlarımızı bilgilendiriyoruz hem de çeşitli adımlar atıyoruz. Örneğin tavukların gün ışığı görmeden büyüdüğü yönündeki iddiaya karşı bir televizyon kurduk. Keskinoğlu TV ile dileyen herkes kümeslerimizin tamamını 7 gün, 24 saat izleyebiliyor. Hepsi çatılarındaki izolasyon sisteminden dolayı güneş ışığında büyüyor. İçeriye giren havayı biyogüvenlik önlemi nedeniyle sterile ediyoruz. İçtikleri su steril, yedikleri buğday ve mısır doğal. Eğer tavuklara baktığımız gibi kendimize baksak 150 yıl yaşarız. Biz soyadımızı marka olarak vermişiz. Hiçbir şekilde hatalı üretim yapmayız. Kendi çocuğumuza vermeyeceğimiz ürünü üretmeyiz, kimseye yedirmeyiz. Dolayısıyla herkes gönül rahatlığı ile ürünlerimizi yiyebilir.
* Sektörde bilgi kirliliği yaratanlara dava açacak mısınız?
Birlik ve sektör firmaları olarak yanlış yönlendirmelerle ilgili davalar açtık. Üniversiteler aracılığı ile tespit yaptırdık. Ancak öncelikli amacımız bilgilendirme. Ege İhracatçı Birlikleri öncülüğünde 'saglıklıbilgi.org' sitesini kurduk. Burada hepsi tarafsız olan profesörler görüşlerini açıklıyor. Ayrıca İstanbul'da 2 bin 800 pediatrist doktora ulaştık. Onları fabrikamıza davet ettik. 200 doktor kabul etti. Hafta sonları onlara tesislerimizi gezdireceğiz. Bütün sorularını yanıtlayacağız.
* İç pazardaki tüketim azalmasına karşı ihracat sürekli artıyor. Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz?
Sektör 50 ülkeye ihracat yapıyor. Bizim ihracat yaptığımız ülke sayısı da 75'e çıktı. Dünyanın en zor pazarı Singapur. Oraya ihracat yaptık. Geçtiğimiz günlerde Malezya'ya ürün göndermeye başladık. Türk tavuğu kötü olsa, 50 ülke malımızı alır mı? Ürünümüz Brezilya'dan da Amerika'dan da kaliteli. Son 3 yılda Ortadoğu pazarında çok güçlendik. Türk piliç eti lezzetli, yüzde 100 helal kesim. Navlun ve lojistik avantajımız var. Türkiye'deki mal 2 günde Ortadoğu'ya ulaşırken, Brezilya malı 60 gün sonra varıyor.
* Keskinoğlu 51. yılında hangi noktaya geldi?
Biz her gün 310 bin hayvan kesiyoruz, 500 ton et üretiyoruz. İlk 3 büyük et üreticisi arasındayız. 4 bin çalışanımız var. Şirketimizin cirosu da 1 milyar lira olacak. Geçen yıl 80 milyon liralık yatırım yaptık. Geçen yıl 100 milyon dolar olan ihracatımızı, bu yıl 115 milyon dolara çıkaracağız. Makine ve ekipman geliştirmek için 15 milyon liralık yatırım yapacağız. Pişmiş ürün hattımızı büyüttük. Günde 200 ton işlenmiş ürün kapasitesine Mart ayında çıkıyoruz.
Tavvuk Restoran'lar artacak * Tavvuk Restoranları'nın sayısı artacak mı?
Tavuk restoranımız 11 tane. Mart ayına kadar sayı 25'e çıkacak. Franchising ile yıl sonunda hedefimiz Tavvuk'u 100'e çıkarmak. İzmir'de de en kısa sürede bir restoran açılacak. Dubai, Suudi Arabistan ve Kuveyt'te Tavvuk açacağız. Keskinoğlu, Irak halkının en iyi bildiği 3 markadan biri. Dubai'de yerel ve ulusal marketlerin yüzde 75'inde ürünümüz var. Suudi Arabistan'ın en büyük market gruplarıyla çalışıyoruz.
* Ravika'da ihracatı nasıl?
Zeytinyağında Ravika markamızla 75 ülkeye ihracat yapıyoruz. İç pazardaki payımız yüzde 9'a ulaştı. Amerika'da iyi gidiyoruz. Ukrayna'da pazar lideriyiz. Singapur'da ikinci, Suudi Arabistan'da dördüncüyüz. Türk zeytinyağı dünya markası olma yolunda ilerliyor. Türk Hava Yolları, Suudi Arabistan Hava Yolları'nda ürünümüz kullanılıyor. Japonya'daki bir çok ünlü otel grubu müşterimiz. Çin'e çok iyi ihracat yaptık. Bin 500, 2 bin şubeli market gruplarıyla anlaştık.
* Yeni sektörlere girme düşünceniz var mı?
Mevcut işlerimizde büyüyeceğiz. Organica markasıyla doğal tavuk gübresi üretiyoruz. 2013'te 60 bin ton satışımız oldu. Bu yıl 80 bin ton satmayı planlıyoruz. Günlük yumurta üretim adetimiz 4 milyon. Kişi başı tüketim 200 adete çıktı. Pastörize yumurtada günlük 1 milyon adete yakın kırma kapasitemiz var. Bir litrelik ambalaja da geçtik.
Müzede, 200 antika araba var
Keskinoğlu ailesinin antika araba müzesi görenleri şaşırtıyor. Müzedeki antika araba sayısı 200'e ulaştı. 1938'den 1973'e kadar Chevrolet'nin tüm serileri ver. Türkan Şoray'ın 1970'lerde kullandığı arabası bile burada. Keskin Keskinoğlu'na araba sevdasının ne zaman başladığını soruyoruz; "Bu sevda babamla başladı. Önce ben merak sardım. Sonra da tüm aile. O kadar meraklıyız ki bir yerde eski araba gördüğümüz zaman hemen baba, amca aranıyor. Onlar da 'al oğlum' diyor. En son Kastamonu'ya gittim. Bizim bayi 'Burada arabalar var bir bakalım' dedi. Gittik. 23 araba vardı. Hepsini aldık. Müzeye araba hediye eden de oluyor. Onların isimlerini yazıyoruz. İsteyenlere randevu almak kaydıyla müzemizi gezdiriyoruz. Ravika Köyü'ndeki müzemizde dedemin, babamın kullandığı arabalar var. Müşteriye önce köyü, sonra müzeyi gezdiriyoruz. Bunu gören müşteri 'bunlar atalarına sahip çıkıyor' diyor. Sipariş vermeden gitmiyor."
