• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

İlaç, aşı sanayii ve sağlık hizmetlerinin bugünü

'nin sağlık hizmetlerinin geldiği nokta bugün dünya devlerinin bile gıpta ile bakabileceği düzeye ulaşmış durumda. Ülkemiz bu duruma sağlık hizmetlerinin , Bağkur ve Emekli Sandığı gibi işleyişi farklı 3 kurumun karmaşık hizmet modellerinden geldi. Kalabalık hastaneler, uzun ilaç kuyrukları, batık sağlık kuruluşlarından, tüm vatandaşlara eşit hizmet veren bir sisteme geçen Türkiye, özellikle salgın sürecinde dünyaya fark attı

İlaç, aşı sanayii ve sağlık hizmetlerinin bugünü
Giriş Tarihi: 17.5.2020

İlaç ve aşı sektörünü anlamak için önce sağlık sistemini anlamak gerekmektedir. 2003 öncesinde Türkiye'de sağlık sisteminde çok parçalı ve birbirinden farklı uygulamalar vardı. Emekli Sandığı, Bağkur ve SSK(Sosyal Sigortalar Kurumu) birbirlerinden ayrı uygulamalar yapmaktaydı. Sağlık Bakanlığı'nın bu kurumlar üzerindeki düzenleme yetkileri muğlak ve zayıftı. Bugün Türkiye'de 25 yaş altındaki gençlerimizin hiç hatırlamadığı tablolar vardı. Herşeyden önce insanlar arasında ayrım vardı.

GÜNLERCE SIRA BEKLERDİNİZ
Çok pahalı olan özel hastanelere orta ve dar gelirlilerin gitmesi mümkün değildi. Devlet memurları göreceli daha iyi şartlara sahip devlet hastanelerinde muayene ve tedavi olurlardı. Milyonlarca SSK'lı ise daha kötü şartlara sahip ve daha kalabalık SSK hastanelerine gitmek zorundaydılar. Bağkurluları hiç sormayın, onların durumu daha zordu.



SSK hastanesinde en basit doktor muayenesi olmak için bile günlerce beklerdiniz. Doktor muayenesi için hastane önlerinde gece yarısı sıraya girmeye başlanırdı. Bazı acil ameliyatlarda 5 yıl sonraya gün veriliyordu. Binbir mücadele ile muayeneniz bittiğinde ikinci bir çile başlıyordu. Doktorun yazdığı ilacı hastane eczanesinden almak zorundaydınız. Uzun bir kuyruğa tekrar girmek gerekiyordu. Hastaneye muayene olacak kişinin yanında bir kişi daha mutlaka giderdi. Hasta muayene kuyruğunda beklerken o da ilaç kuyruğunda beklerdi. Zatürre olan hastanın muayene ve ilaç alması 3 ya da 4 gün sürerdi.



SSK DEVASA BİR KURULUŞTU
SSK, hastaneleri ve eczaneleri ile milyonlarca SSK'lı ve ailesine hizmet veren devasa bir kuruluştu. Bu kurumun 1992-1999 yılları arasında Genel Müdürlüğünü Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. 1991'de 128 bin TL karda olan kurum, Kemal Kılıçdaroğlu'nun atanması sonrasında 1992'de 2 milyon 556 bin TL zarar açıkladı. Her sene zararı büyüyen kurum 1999'de 1 milyar 111 milyon TL zarar açıklayarak Türkiye'nin en çok zarar eden kurumu haline geldi. 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı yürürlüğe konuldu ve her şey bu kararla değişti. 6 Ocak 2005 tarihinde çıkarılan 5283 sayılı kanunla hastaneler Sağlık Bakanlığı'na devredildi.



Vatandaşa ilaçlarını hastane eczaneleri yerine tüm eczanelerden alma hakkı getirildi. Aile Hekimliği getirildi. Mevcut hastaneler yenilendi, yeni devlet hastaneleri yapıldı. Modern şehir hastaneleri inşaa edilmeye başlandı. Özel hastanelerin kapısı orta ve dar gelirlilere açıldı. Tüm çocuklara 13 çeşit aşı ücretsiz yapılmaya başladı. İşte sağlık sektöründeki bu muazzam değişim sonucu insanların sağlık hizmetine erişimi kolaylaştı. Hiçbir sağlık güvenceniz olmasa da tedavi olmanız mümkün hale geldi. Türkiye, sahip olduğu tomografi ve MR cihazlarının sayısı ile dünyadaki ilk beş ülke arasına girdi.

YERLİ İLACA DEVLET DESTEĞİ
Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın parçası olarak devlet ilaç alımlarını tek elden yapmaya başladı, yerli ilaç üreticilerini desteklemek için ruhsatlandırma çalışmalarında ve bürokratik işlemlerde öncelik verildi. Yabancı ilaç şirketlerinin en büyük alıcı olan devletin geri ödeme listesinde yer alabilmesi (yani devlet tarafından ödenen ilaçlardan olması) için ülke içinde üretilmesi şartı getirdi.

İLAÇ YATIRIMLARI STRATEJİK KABUL EDİLDİ
İlaç yatırımları, stratejik yatırım olarak kabul edildi. ARGE çalışmaları desteklendi. Son 5 yılda TÜBİTAK aşı ve ilaç geliştirme çalışmaları için 2,3 milyar TL destek sağladı. Aşı, kan ürünleri ve ilaçların Türkiye'de üretilerek hem sağlıkta kendi güvenliğimizi sağlamak hem de ithalat kaynaklı döviz kaybını engellemek için hazırlanan strateji belgesi yürürlüğe konuldu. İlaç şirketleri ilaçları tescil ettirdikleri tarihten itibaren 20 yıl lisans haklarına sahip oluyorlar. Bu nedenle başka firmaların bunları üretmesi mümkün olmuyor. Lisans süresi dolan, bu nedenle ithal edilmesi gerekmeyen 120 ilaç Sağlık Bakanlığı tarafından tespit edilmiş ve Türkiye'de üretilmesi için çalışmalara başlanmıştır. Bu ilaçların yerli üretimi ithalatın 1 Milyar TL azalmasına neden olacaktır. Ancak ilaç sanayinde giderek artan Moleküler İlaçlar (Kanser tedavisinde kullanılanlar gibi) hem pahalı hem de giderek artan oranda kullanılmaktadır. Bazı moleküler ilaçların 1 kg. satış bedeli 1 konteyner konvansiyonel ilacın satış bedeline eşittir. İlaç sanayi, diğer sanayi kolları gibi 5-10 senede geliştirilecek bir sektör değil. Çünkü ilaç şirketlerinin ilaç geliştirmek için yapılan ARGE çalışmaları minimum 5-10 yıl süre alıyor. Ayrıca geliştirilen ilacın ruhsatlandırılması yaklaşık 2 yıl sürüyor.

DEVLETİN ORGANİZASYON YETENEĞİ ORTAYA ÇIKTI
Son yaşadığımız Kovid-19 salgını, kendi aşı ve ilacımızın üretilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK çatısı altında 25 üniversite, 8 araştırma kurumu ve 8 ilaç şirketinden 225 bilim insanının çalıştığı KOVİD-19 TÜRKİYE PLATFORMU kuruldu. Bu platform şu anda 16 ayrı projede ilaç ve aşı üretimi için çalışıyor. TÜBİKAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Kovid-19 tedavisi için Haziran ayında müjde verebileceklerini açıkladı. Aşının ise 2020 Mart ayına kadar biteceğini söyledi. Türkiye'nin ilaç sanayindeki bilgi birikimi ve devletin organizasyon yeteneği burada ortaya çıkacaktır. Biz her ikisine de güveniyoruz.

Hazırlayan: Erhan CALIŞKAN

İlaç, aşı sanayii ve sağlık hizmetlerinin bugünü haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

  • SON DAKİKA