Nisan ayında jeopolitik risklere rağmen Borsa İstanbul güçlü performans sergiledi. Endeksler tarihi kapanış seviyelerine ulaşırken, yabancı yatırımcı girişi ve risk iştahındaki artış yükselişi destekledi.

Nisan ayında, Borsa İstanbul'da en büyük ve likiditesi yüksek şirketleri barındıran BIST 30 endeksi 16.601,12 puanla, BIST 100 endeksi de 14.442,56 puanla tüm zamanların en yüksek aylık kapanışını gerçekleştirirken, görülen en yüksek seviye rekorunu BIST 30 endeksi 16.822,46 puana, BIST 100 endeksi de 14.621,97 puana çıkardı.

Söz konusu dönemde, BIST 30 endeksi yüzde 14,35, BIST 100 endeksi de yüzde 12,91 artarak dünya genelinde en fazla değer kazanan borsa endeksleri arasında ilk 10'a girdi.
İki endeksin dolar bazındaki kazançları da dikkati çekti. Geçen ay BIST 30 endeksi yatırımcısına dolar bazında yüzde 12,46, BIST 100 Endeksi yüzde 11,05 kazandırdı.

JEOPOLİTİK OLAYLAR MASAYA TAŞINDI
ABD/İsrail-İran savaşına ilişkin gündem sıcaklığını korumasına karşın bundan sonraki süreçte jeopolitik risklere daha sınırlı tepkiler verileceğine ilişkin beklentiler, küresel piyasalarda olduğu gibi yurt içi piyasalarda da risk iştahını destekledi. Jeopolitik olayların büyük ölçüde sahadan masaya taşınmasının da olumlu etkileri görülürken, kar satışlarının sınırlı kalmasına neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın Pakistan'ın da talebi üzerine İran'dan somut bir teklif gelene kadar ateşkesi uzatma kararı İsrail-Lübnan cephesinden gelen ateşkes açıklamaları risk iştahını güçlendirirken, küresel risk iştahındaki toparlanmanın etkisiyle yurt içi piyasalarda yukarı yönlü bir eğilim görüldü. ABD-İran hattında artan diplomatik temaslar ve barış ihtimalinin güçlenmesi, piyasalarda risk algısını desteklerken BIST 100 endeksi TL bazında tarihi zirvelerini test etti. Piyasaların her olumlu gelişmeyi fiyatlama arzusu risk iştahının yeniden canlanmasına katkı verdi. Tarafların kalıcı barışı tesis etmek için hafta sonu bir araya gelmesinden önce piyasalarda iyimser bir tablo öne çıktı. Ekonomi yönetiminin savaşın etkilerini engellemek üzere aldığı önlemlerin yanı sıra esnek ve proaktif yaklaşımın benimseneceğine yönelik mesajlar da Türkiye'nin bölgedeki güçlü duruşunu pekiştirdi. Bu süreçte, petrol fiyatlarındaki sert yükselişler ve dolardaki güçlenme küresel çapta enflasyon korkularını artırmasına karşın, güçlü rezerv yönetimi ve olası döviz risklerini sınırlayan hamleler TL varlıklara yönelik talebin zayıflamasının önüne geçti. Teknik olarak BIST 100 endeksinin 13 bin puanın üzerine çıkması da endeksteki yükselişleri hızlandırırken, endeksin 13.400 seviyesinin üzerine geçmesi temkinli iyimserlikten daha cesur bir iyimserliğe doğru değişim sağlanmasına neden oldu.

YURT DIŞI YERLEŞİKLER ALIMA GEÇTİ
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada güven veren duruşu, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara talebini artırırken, ülkenin borçlanma maliyetleri de geriledi. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), geçen ay 230 baz puana kadar inmesinin ardından ayı 249 baz puanda tamamladı. Yurt dışında yerleşik kişiler geçen ay toplam 365 milyon dolarlık tahvil, 1 milyar 120 milyon dolarlık ise hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 43 milyar 911,6 milyon dolar, DİBS stoku 15 milyar 443,9 milyon dolar olarak kaydedildi.