Önceki gece 12 tutuklu ve bir hükümlünün can verdiği yangınla ilgili ilk incelemede korkunç olayın şöyle geliştiği belirlendi: Hırsızlık ve gasp suçlusu 18 kişinin kaldığı C-15 koğuşunda, iddiaya göre vantilatör yüzünden kavga çıktı.
Beş kişiyi dövüp alt kattaki tuvalete kapatan 13 kişilik grup cezaevi koşullarını protesto için yatak ve yorganları ateşe verdi. Müdahale olmasın diye de merdiven girişi ranzalardan oluşan barikatla kapatıldı. Ancak bir anda yayılan alevler ölüm kapanı oldu.
Barikat yüzünden içeri girilemeyince üst kattaki 13 kişi alev ve dumandan hayatını kaybetti. Tuvalete kapatılan 5 kişi ise kurtarıldı. 350 kapasiteli cezaevinde mahkumların neredeyse üst üste kaldığı, olay sırasında içeride 1150 tutuklu ve hükümlü olduğu belirtildi.
ASLINDA 8 KİŞİLİK
İddiaya göre, aslında 8 kişilik olan ancak kapasite artırımı sonucu 12 kişilik kullanılmaya başlanan koğuşta bulunan tamamı hırsızlık ve gasp suçlusu 18 tutuklu ve hükümlü iki gruba ayrılmıştı. Zaman zaman tartışma yaşayan gruplardan birini lideri geçen hafta hücre cezası aldı. Bu ceza nedeniyle bir grup diğerini, "Siz neden oldunuz" diye suçladı ve tartışmanın fitili ateşlendi.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine bir grup, 5 kişiyi dövdükten sonra alt kattaki tuvaletlere kilitledi. Daha sonra cezaevindeki yaşam koşullarını protesto için isyan başlatan tutuklu ve hükümlüler, ranzaları kapı önüne dizdikten sonra ortada topladıkları yatak ve yorganları ateşe verdi. Ancak yangın bir anda büyüdü. Alt kattaki tuvaletlerde kilitli olanlar kurtarılırken, daha sonra girilebilen üst kattaki 13 kişinin öldüğü anlaşıldı.
Cesetler, otopsi ve kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu Gaziantep Otopsi Merkezi'ne gönderildi. Bu arada cezaevinde isyan ve yangın çıktığı haberi üzerine tutuklu ve hükümlü yakınları cezaevi önüne akın etti. Gece yarısı toplanan kalabalık içerideki yakınlarıyla görüşmek istedi. Polis, içeri girmek isteyen kalabalığa biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti. Çıkan arbedede bir polis memuru yaralanırken, 10 kişi de gözaltına alındı. Bazı mahkyakınları cezaevi kapısında sinir krizleri geçirdi. Kapasitesinin yaklaşık 3 katı tutuklu ve hükümlü bulunan cezaevi önündeki kalabalığın bekleyişi sabaha kadar sürdü.
BAKAN ERGİN: ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ
Dün sabah saatlerinde Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, cezaevinde incelemelerde bulundu. Bakan Ergin incelemenin ardından polisevinde basın toplantısı düzenledi. Daha detaylı ve geniş bilgilerin soruşturma sonunda paylaşılacağını belirten Ergin şunları söyledi: "Nöbetçi infaz koruma memurunun duman kokusu almasıyla fark edilen yangına hemen müdahale edildi.
15 GÜNLÜK GÖRÜŞ
Koğuş kapısı açıldığında yatak ve süngerlerinden barikat oluşturulmak suretiyle ateşe verildiği tespit edildi. İlk etapta alevler kontrol edildikten sonra alt katta bulunan 5 hükümlü ve tutuklu sağ olarak kurtarıldı. Üst katta bulunan hükümlü ve tutuklular ise merdivenin ağzına ranzalardan barikat kurarak girilmesini engelledikleri için maalesef onlara olay anında ulaşılamamıştır."
Kurtarma çalışmaları sırasında 12 personelin de hastanelik olduğunu söyleyen Bakan Ergin, "Bu hadiseyle ilgili olarak Urfa Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından adli tahkikat, Bakanlığımızca da idari tahkikat başlatılmış olup, şu anda soruşturma devam etmektedir. Elde edilecek ilave veriler, yeni bilgiler ve detay hususlar ilerleyen süreçte kamuoyu ve basınımızla paylaşılacaktır. Herhangi bir ihmal, savsaklama varsa bunun üzerine ciddiyetle gidilir. Varsa bir ihmal üstünün örtülmesi mümkün değildir" diye konuştu. Bakanın açıklamalarının ardından Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlüler, aileleriyle görüşmeye başladı. Adalet Bakanlığı'nın izniyle tutuklu ve hükümlülerin ailelerine 15 gün süreyle açık görüş izni verildiği duyuruldu.
Dövme ve jilet izlerinden teşhis
Gaziantep Adli Tıp Merkezi'ne getirilen cenazelerin yakınlarından DNA testi için alınan kan örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, bazı vatandaşların mahkum ve tutukluları, dövme veya jilet izlerinden tespit ettikleri öğrenildi. Yangında ölenlerden Yunus Ekşili'nin (26) erkek kardeşi Mehmet Ekşili (23) ise, "Ağabeyim sürekli, 'İçerisi çok kötü sakın buraya düşmeyin' derdi. Revire çıkarmadıklarını, yemeklerin çok kötü olduğunu söylerdi. Allah bilir ne yaptılar ki onlara, bu hale geldiler. İçeride pişmişler tanınmaz hale gelmişler" diye konuştu.
34 yaşındaki Mehmet Arslantay'ın annesi Ayşe Arslantay ise oğlumun eve gelmesini beklerken cenazesini almaya geldiklerini belirterek, "İki küçük kızı vardı. Hep gardiyanların kendisini sıkıştırıp para istediğini söylerdi. Bu noktaya geleceğini bilmiyorduk" dedi. Mehmet Arslantay'ın babası İsa Arslantay da, "Oğlum kavga suçundan yatıyordu. 3 gün sonra mahkemesi olacaktı. Karşı tarafa yalvarmıştım, şikayetini geri alacaktı. Yüzde 90 bu duruşmada tahliye olacaktı. Dışarı çıkmasını beklerken ölüm haberiyle yıkıldık" diye konuştu.
Baro Başkanı: Biz uyarmıştık Bülent Arınç (Başbakan Yardımcısı):
BDP: Bu vahşetin bütün boyutlarıyla araştırılıp aydınlatılması, sorumluların bir an önce açığa çıkarılması gerekir.
İrfan Güven (Şanlıurfa Barosu Başkanı): Şanlıurfa cezaevinde işkence sayılabilecek insanlık dışı koşullar söz konusudur. Bir yıl önce konuyla ilgili ciddi bir rapor hazırlayıp tehlikenin boyutlarına dikkat çekmiştik. Bu cezaevinde Şanlıurfa sıcağında hayvan bile yaşamaz.
Yeni cezaevi için yer bulunmuştu
Bazı sivil toplum ve meslek kuruluşlarının hazırladığı raporlara göre, 300 kişilik kapasiteli cezaevinde sayı zaman zaman 1100'e kadar çıkıyordu. Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç de dün, "Cezaevinde 1059 kişi kalıyor" diye son durumu özetledi. Hukukçular Diyarbakır E tipi, Mardin, Erzurum, Bitlis, Batman cezaevlerinde de benzer sorunların hüküm sürdüğüne işaret ediyor.
Cezaevinin fiziki yetersizliğini tespit eden Cezaevi Müdürü Akif Bakkal da bir yandan suçlulara sosyal alan açarken, bazı alanları da koğuş yaptı. Örneğin yıllar önce konferans salonu olan yerler bölünerek koğuş haline getirildi, bahçeden koğuş yapıldı. Sadullah Ergin'in Adalet Bakanı olmasından sonra da Başsavcı Mustafa Yalçın cezaevi için somut adımlar atmaya başladı. Nihayet geçtiğimiz aylarda bir yer bulundu ve Belediye'den yerin tahsisi yapıldı. Sırrın Mahallesi'ndeki yeni cezaevinin Adalet Bakanlığı'na devrinin bittiği ve 2 bin kişi kapasiteli olacağı belirtiliyor.
KOĞUŞTA 30 KİŞİ
Şanlıurfa Barosu 13 Nisan 2011 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, GAP'la artan istihdamın kente göçü hızlandırdığını, buna bağlı olarak dava sayısında artış olurken, tutuklu ve mahkın konulduğu cezaevinin yetersiz kaldığı vurgulandı. Sorunlar şöyle sıralandı:
* Cezaevinde kapasitesinin 3-4 katı oranda insan kalıyor, aşırı yoğunluk dayanılmaz bir hal aldı.
* 10 kişilik koğuşlarda 30 tutuklu ve mahkumun kalıyor. Mahkumlar yerde yatmak için bile sıraya giriyor.
* Koğuşlarda bir tuvalet bulunuyor ve günde 4 kez 1'er saat su veriliyor.
* Her mahkuma sadece iki dakika ihtiyaç süresi düşüyor.
