Başkan Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya, Dünya Kupası'na gitmeye hak kazanan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik ederek başladı. Erdoğan, "Bizim Çocuklar'ın her zaman olduğu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum" dedi.

"SATAŞANA CEVAP VERMEDİK"
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bilhassa bölgenin içinden geçtiği sancılı atmosferde üsluplarına çok özen gösterdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Kelimelerimizi tartarak konuşuyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Dikkat ederseniz, Ramazan-ı Şerif boyunca ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zaman da edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aşan saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çekidüzen verirler, akıllarını başlarına alırlar, hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça sataşmalarına cevap vermedik" diye konuştu.
"SEVİYE FARKI ORTADADIR"
Milletin, AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi olan CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net gördüğünü dile getiren Erdoğan, "Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin, 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Başkanına, iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz, orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız" ifadelerini kullandı. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını CHP'nin sıvazladığını ifade eden Erdoğan, 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde de darbecilere CHP'nin çanak tuttuğunu kaydetti. CHP lideri Özgür Özel'e seslenen Erdoğan, "Bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attınız ama bir gün olsun 'Hırsızın hiç mi suçu yok?' sorusunu sormadınız. Bir gün olsun 'kabahati yok' demediniz. Özellikle biz dik durduk. Yolsuzluğu ihbar edenlerle, 'rüşvet verdim' diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın fakat bu ülke CHP'nin han-ı yağması değildir. Belediye kaynakları, CHP'li başkanların han-ı zi-safası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size 'Yiyin efendiler, yiyin. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin' demez. Diyemez, demeyecektir" şeklinde konuştu.
MİSİLLEME TEHLİKESİ VAR
Başkan Erdoğan, kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ettiklerini belirterek, "Ancak bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşmesi riski vardır. Enerji, ulaştırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır ekonomik bir yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail Hükümetidir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaybettirecektir. Savaşta dökülen her damla kanın, Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır" görüşünü paylaştı.

