Beşiktaş'ta İsrail Konsolosluğu'nun da bulunduğu binanın önünde çıkan çatışma, provokasyon yorumlarını da beraberinde getirdi. Uzun namlulu silahlarla gelen 3 saldırgan, güvenlik tedbiri alan polislere saldırı düzenledi. Polis ekiplerinin karşılık vermesiyle çıkan çatışmada saldırganlardan 1'i öldürülürken, 2 saldırgan yaralı olarak etkisiz hale getirildi. 2 polis ise hafif yaralandı.
TEMEL SORU: KİME YARAR?
İstanbul'un en işlek noktalarından birinde, günün en yoğun saatinde gerçekleşen İsrail Konsolosluğu saldırısı, Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. Olayın ardından sıcağı sıcağına değerlendirmelerde bulunan Psikolojik Harp Uzmanı Coşkun Başbuğ, saldırının göründüğünden çok daha derin bir amaca hizmet ettiğini iddia etti. Saldırıyı bir "sahte bayrak" (false flag) operasyonu olarak tanımlayan Başbuğ, istihbarat dünyasının temel sorusu olan 'Kime yarar?' ilkesine dikkat çekti.

HÜCRE YAPILANMASI
Başbuğ, "Eğer bu eylem amacına ulaşsaydı, İsrailli siviller Türkiye'de katledilmiş olacaktı. Bu durum dünya kamuoyunda Türkiye'yi hedef tahtasına oturtacak ve gündemi tamamen İsrail'in lehine değiştirecekti. Dolayısıyla bu operasyonun arkasında rahatlıkla İsrail ve Mossad var diyebiliriz" ifadelerini kullandı. Saldırıyı gerçekleştirenlerin profesyonel bir hazırlık sürecinden geçtiğini belirten Başbuğ, teröristlerin saha çalışması, gözetleme ve tatbikat yaptıklarının kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu vurguladı. Eylemcilerin kardeş seçilmesinin tesadüf olmadığını ifade eden Başbuğ, şunları söyledi: "İki teröristin kardeş olması, klasik bir hücre yapılanması yöntemidir. İstihbarat örgütleri, operasyonun gizliliğini korumak ve eylemcilerin birbirini ele vermesini engellemek için aile üyelerini tercih eder. Bu, eylemin 'içeride' kalmasını sağlayan profesyonel bir istihbarat taktiğidir."
POLİS FACİAYI ÖNLEDİ
İstanbul gibi bir metropolde, en kalabalık saatte gerçekleştirilen bu saldırının bir katliama dönüşmemesinin "mucizevi" olduğunu belirten Başbuğ, Türk emniyet teşkilatını tebrik etti: "Güvenlik güçlerimizin anlık refleksi, İsrail'in kendi kurduğu tuzağı kendi elinde patlattı. Başka bir ülkede olsa kan gövdeyi götürürdü. Terörü gündemimizden çıkarmış olsak da polisimizin bu teyakkuz hali büyük bir takdiri hak ediyor. Yaralı kahramanlarımıza şifalar diliyorum." Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte eylemcilerin geriye dönük tüm temaslarının ortaya çıkarılacağını belirten Coşkun Başbuğ, saldırının sadece yerel bir hücre işi olmadığını, çok güçlü dış bağlantıların ve sofistike bir dizaynın parçası olduğunu sözlerine ekledi.

TOM BARRACK'TAN TÜRK POLİSİNE ÖVGÜ
SALDIRIYA ilişkin ABD tarafından ilk açıklamayı Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack yaptı. ABD'nin, İsrail Konsolosluğuna yapılan saldırıyı en güçlü şekilde kınadığını vurgulayan Barrack, "Diplomatik misyonlara yapılan saldırılar, uluslararası düzene ve ulusları bir arada tutan ilkelere yönelik saldırılardır. Türkiye'yi ve Türk güvenlik güçlerini hızlı ve kararlı müdahalelerinden dolayı takdir ediyoruz" ifadelerini kullandı.

KONSOLOSLUĞUN KAPALI OLDUĞUNU BİLİYORLARDI
SALDIRIYA ilişkin güvenlik birimlerinin çok yönlü incelemeleri sürüyor. Olayın ardından hızla harekete geçen ekipler, saldırganların kimlikleri çok kısa sürede tespit etti. Yapılan incelemelerde şüphelilerin hem radikal örgüt bağlantıları hem de uyuşturucu başta olmak üzere çeşitli adli kayıtlara sahip olduğu belirlendi. Edinilen bilgilere göre mevcut bulgular, saldırının münferit bir olayın ötesinde çok katmanlı bir provokasyon girişimi olabileceğine işaret ediyor. İsrail Başkonsolosluğu uzun süredir kapalı ve aktif bir diplomatik faaliyet yürütmemesi, bu çerçevede saldırının "İsrail Başkonsolosluğu'na yönelik" olmadığını gözler önüne seriyor. Saldırganların, konsolosluğun kapalı olduğunu bildikleri ve olayın medyada "konsolosluğa saldırı" olarak sunulacağını öngördükleri; böylece oluşturmak istedikleri algının ortaya çıkacağını ve uluslararası kamuoyunda yapılabilecek manipülasyonlara hizmet edeceğini hesapladıkları konuşuluyor.

BÖLGEDEKİ 3 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, polisle silahlı çatışmaya giren 3 kişiden birinin öldüğünü diğer ikisinin yaralı olarak etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bakan Çiftçi, yaptığı açıklamada, "Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır" ifadelerini kullandı. Teröristlerin kimliklerinin tespit edildiğini kaydeden Çiftçi, "İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2'si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir" dedi. Yaralı saldırganların sorgusu hastanede sürerken olay yerine yakın bölgede 3 şüpheli daha gözaltına alındı. Olaya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 5'e yükseldi.