
İzmir'in kuzeyindeki sakin sahil kasabası Foça ile bugün dünyanın en prestijli liman şehirlerinden biri olan Fransa'nın Marsilya kenti arasında gözle görülür bir coğrafi mesafe var ancak tarih, bu iki kenti 2600 yılı aşkın süredir birbirine bağlıyor. Bugün Marsilyalılar kendilerini hâlâ gururla Phokaialılar olarak adlandırıyor; eski limanın girişinde ise "Bu şehir MÖ 600 yılında Anadolu'dan gelen Phokaialı denizciler tarafından kurulmuştur" yazan plaketler duruyor. Phokaia, yani bugünkü Foça, verimsiz toprakları nedeniyle erken dönemde denizciliğe yöneldi. Herodotos'a göre uzun deniz yolculukları yapan ilk Yunanlar arasında yer alan Phokaialılar, pentekonterlerle Akdeniz'in uzak noktalarına ulaşarak ticaret ağları kurdu. Küçük bir kent olmalarına rağmen Phokaialılar, 50 kürekli savaş/ticaret gemileri olan pentekonterlerle Akdeniz'in en uzak noktalarına ulaşabiliyordu. Ticaret (emporia) onlar için sadece geçim değil, bir yaşam biçimiydi.
MASSALİA'NIN DOĞUŞU
Yaklaşık MÖ 600 yılında, Phokaialı denizciler Rhône Nehri'nin ağzına yakın, 'Lacydon' adı verilen korunaklı bir koyda karaya çıktılar. Burası, yerli Segobrigii kabilesinin topraklarıydı. Arkeolojik kazılar, en eski Yunan kalıntılarının Saint-Laurent tepesinde doğrudan ana toprak üzerinde bulunduğunu gösteriyor; yani kent, boş bir alana kurulmuştu. Antik yazarlar bu kuruluşu efsanevi bir düğünle anlatıyor. Efsaneye göre; yerli kral Nannus (veya Nanos), kızı Gyptis (bazı kaynaklarda Petta) için bir düğün ziyafeti düzenler. Gelenek gereği kız, su veya şarap dolu bir kâseyi seçtiği erkeğe sunarak eşini belirler. Gyptis, davetli yerli adayları geçerek Phokaialı denizci Protis'e (veya Euxenos) kâseyi uzatır. Bu evlilik sayesinde Protis, kayınpederinden kent kurmak için yer alır. Böylece Massalia doğar. Aristoteles'in aktardığı versiyonda ise vurgu daha çok "kader" üzerinedir. Trogus Pompeius'un (Justinus'un özeti) anlatımında ise stratejik ittifak ön plandadır. Her iki durumda da sonuç aynıdır. Yunanlar ile yerli halk arasında barışçıl bir ittifak kurulur.
PERS TEHDİDİ VE 2. DALGA
Massalia kurulduktan yaklaşık 50-55 yıl sonra anavatan 'Phokaia' büyük bir felaketle karşılaştı. MÖ 546'da Pers kralı Kyros'un generali Harpagos kenti kuşattı. Phokaialıların çoğu 'Köleliktense denize açılmayı' tercih etti. Herodotos'un anlattığına göre, denize kızgın demir parçaları atarak, "Bu demir suyun yüzüne çıkmadıkça anavatana dönmeyeceğiz" diye yemin ettiler. Bu mültecilerin bir kısmı Korsika'daki Alalia kolonisine, bir kısmı İtalya'daki Elea'ya (Velia) gitti. Önemli bir grup da Massalia'ya ulaşarak kenti güçlendirdi. MÖ 494'te İyon Ayaklanması'nın bastırılmasıyla ikinci bir göç dalgası daha geldi. Böylece Marsilya, sadece bir koloni değil, Phokaia'nın 'İkinci anavatanı' haline geldi.

SADECE BİR KENT KURMADILAR
Phokaialıların Marsilya'ya gelişi yalnızca yeni bir yerleşim kurulmasıyla sınırlı kalmadı. Massalia kısa sürede Batı Akdeniz'in önemli ticaret merkezlerinden birine dönüştü. Marsilya Belediyesi, kentin kuruluşundan itibaren Akdeniz ile Galya dünyası arasında ürünlerin yeniden dağıtımında önemli rol oynadığını belirtiyor. Üstelik Massalia da zamanla kendi ticaret noktalarını ve kolonilerini kurmaya başladı. Bugünkü Fransa'nın Akdeniz kıyılarında Agde, Olbia, Antipolis ve Nice çevresindeki bazı antik yerleşimler bu Massalia merkezli ağla ilişkilendiriliyor. Fransız Kültür Bakanlığı'nın Entremont arkeoloji alanına ilişkin çalışması da Marsilya'nın MÖ 6. yüzyıldan itibaren bölgedeki Yunan ticaret ağının merkezlerinden biri haline geldiğini gösteriyor. Böylece Foça'dan çıkan denizcilik geleneği, Marsilya üzerinden Batı Akdeniz'e yayılan daha büyük bir ticaret ağının parçası oldu.
GÜNÜMÜZDE YAŞAYAN BAĞ
Bu hikâyenin belki de en ilginç taraflarından biri, Phokaialıların gittikleri yerlere yalnızca ticari mallar götürmemesiydi. Marsilya Turizm Ofisi'nin tarih dosyasına göre; Massalia'nın kuruluşundan sonraki dönemde kent, üzüm ve zeytin yetiştiriciliğinin, para kullanımının ve yazının Galya'ya taşınmasında önemli rol oynadı. Marsilya'da hâlâ Phokaialı Şehir ifadesi kullanılır. Futbol kulübü Olympique de Marseille'in taraftarları kendilerine Phokaialı der. Foça'da ise Marsilya adını taşıyan mekânlar, ortak tarihin hatırasını canlı tutar. Zaman zaman iki kent arasında kültürel etkinlikler, dostluk protokolleri ve arkeolojik iş birlikleri yapılır. 2010'lu yıllarda gerçekleştirilen deneysel arkeoloji projelerinde, antik Phokaia gemilerinin rotalarını takip eden yelkenli ve kürekli teknelerle Foça'dan Marsilya'ya yolculuklar bile denendi. Bu yolculuklar, 2 bin 600 yıl önceki denizcilik bilgisini yeniden canlandırmayı amaçlıyordu.
TARİHSEL BİR KİMLİK
Marsilya'nın bugün bile kullanılan "Phocaean City" şeklindeki tanımı, bu tarihi bağın en güçlü göstergelerinden biri. Marsilya Belediyesi, kentin 26. yüzyıl sonrası dahi bu lakabı taşıdığını belirtiyor. Buradaki "Phocaean" kelimesi, Fransızcadaki Phoceacute isminden geliyor. Phoceacute ise antik Phokaia, yani bugünkü Foça. Dolayısıyla Marsilya'da Phocaean dendiğinde yalnızca Marsilyalı olmak değil, kentin Foçalı kökenine gönderme yapan tarihsel bir kimlik de ifade ediliyor. Bu nedenle Marsilya'nın "Foçalıların şehri" şeklindeki tanımı, romantik bir Türk anlatısından ibaret değil; Marsilya'nın kendi resmi tarih anlatısında da yer alan bir kimlik unsuru.

EFSANE İLE GERÇEK
Foça-Marsilya hikayesinde bazı popüler iddialara da temkinli yaklaşmak gerekiyor. Foça Kaymakamlığı'nın bir sayfasında, Fransız horozu sembolünün Phokaialılara dayandığı; Phokaialıların gemilerindeki horoz figürlerinin Fransız Devrimi dönemindeki sembolleri etkilediği ileri sürülüyor. Ancak bu iddia, Marsilya Belediyesi'nin resmi tarih kaynaklarında veya güçlü akademik çalışmalarda aynı şekilde doğrulanmıyor. Bu nedenle "Fransız horozunun kökeni Foça'dır" demek yerine, bunu yerel bir tarihsel iddia veya rivayet olarak aktarmak daha doğru. Öte yandan Foça ile Marsilya arasındaki köklü tarihi ve kültürel bağ, Foça doğumlulara özel bir vize muafiyeti, pasaportsuz geçiş, vergi indirimi veya mali ayrıcalık sağlamıyor. Fransa'nın AB ve Schengen üyesi olması nedeniyle iki şehir arasındaki ilişki; tarihi, kültürel ve sembolik düzeyde kalıyor.
KENDİLERİNİ FOÇALI MI GÖRÜYORLAR?
BURADA da romantik bir ifadeyle tarihsel gerçeği ayırmak gerekiyor. Bugünkü Marsilyalıların tamamının genetik veya soy bakımından antik Foçalıların doğrudan torunları olduğunu söylemek mümkün değil. Marsilya 2 bin 600 yıl boyunca Yunanlar, Galya halkları, Romalılar, Provençal topluluklar ve çok sayıda farklı göçmen grubunun yaşadığı büyük bir Akdeniz limanı oldu. Ancak Marsilya'nın kent kimliğinde 'Phokaia' bağlantısı tartışmasız biçimde yaşamaya devam ediyor. Bunun en açık kanıtı da kentin kendi resmi tarih anlatımı; "Phocéenne" yani Foçalılar kenti. Dolayısıyla "Marsilyalılar Foça'yı ataları olarak görüyor" cümlesini bütün kent nüfusu için kullanmak fazla iddialı olur. Ama; "Marsilya, kendi tarihsel köklerinden birini Phokaia'da, yani bugünkü Foça'da görüyor" demek tarihsel açıdan çok daha sağlam olur.