TBMM Genel Kurulu dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Başkanlığı'nda toplandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılının açılış konuşmasını yaptı. Erdoğan, partilere ve milletvekillerine teşekkür ederek başladığı konuşmasında önemli değerlendirmelerde bulunurken, kritik mesajlar verdi.

'FON SORUNUNUN ÜSTESİNDEN GELDİK'
Yeni Yasama Yılı'nın da; fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce, fakat karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dâhilinde dile getirileceği, tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla, sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını temenni eden Erdoğan, "Biz, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak, her zaman olduğu gibi, yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceğiz" dedi. Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geldiklerini belirten Erdoğan, "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz" sözlerini sarf etti.
'KUTUPLAŞMA SİYASETE ZARAR VERİR'
Siyasi partiler arasında belli sınırlar dâhilinde çekişme olabileceğine vurgu yapan Erdoğan, "Fakat bunun kutuplaştırma yoluyla, kamplaşmayı körükleyerek çatışmaya götürülmesi, siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacaktır. Bu ve benzeri farklılıkları bir çatışmaya, bir kutuplaştırmaya dönüştürmek, Türkiye'nin deyim yerindeyse fabrika ayarlarını bozmak, demektir. Türkiye'nin ayarlarının bozulması, siyasetin işine yaramaz; sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar. Yakın tarihimizde bunu hep beraber tecrübe ettik. Açıktır ki millet kaybederken, milletin hasımları kazanmıştır. Her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Partiler, Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, 'Türkiye merkezli siyaset' icra etmelidir. Biz, buna 'iç cephenin tahkim edilmesi', 'Büyük Türkiye Mutabakatı' diyoruz" şeklinde konuştu.

ANAYASA İÇİN İDEAL DÖNEM
'TERÖRSÜZ Türkiye' sürecinin bu toplumsal mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu belirten Erdoğan, "Bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır" dedi. Darbe ürünü olan son 70 yılın iki anayasasının kurduğu vesayet mimarisinin, sivil siyasetin önünde engel olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bugüne kadar yapılan revizyonlarla ortaya çıkan tablo, bütünlüklü bir anayasal mimariye ihtiyacı daha da arttırmıştır. Açık söylüyorum; milletimiz buna ne layıktır, ne de razıdır. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır" dedi.
GÜÇLÜ BİR KÖPRÜ
SAHİP olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönemin anayasa teşebbüsü için en ideal dönem olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bunu başardığımızda, devlet ve millet arasındaki köprüleri daha sağlam şekilde kurmuş oluruz, güçlü devlet- özgür toplum idealini, birini diğerine tercih etmeden birlikte yaşatmanın yolunu açmış oluruz. Milletimizin yeni bir anayasa özlemi de üretilmiş korkuların, vehimlerin esiri haline getirilmemelidir. Anayasanın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir. Türkiye Yüzyılına yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır" ifadelerini kullandı.