Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Çarıksaraylar kasabasında ikamet eden Ömer Akça, kendisi gibi engelli olan eşinin vefatının ardından, annesi Şerife Akça'ya daha fazla destek olmaya başladı. Evdeki eşyaların yerini ezbere bilen Akça, bir yandan yemek yapıyor, sofra kuruyor, evi temizliyor, diğer yandan da annesiyle farklı yöntemlerle iletişim kuruyor.

Oğlunun kendisine çok bağlı olduğunu ve huzurevine götürülmeleri tekliflerini kabul etmediğini belirten anne Akça, "Bize gelip 'Size huzurevine götürelim' dediler. Oğlum, 'Gitmem ben. Anneme bakarım' deyince götürmediler" ifadelerini kullandı. Yaşlı kadın, oğlunun, sağlığıyla yakından ilgilendiğini ve kendisine işaret diliyle, "Sen ölürsen ben ne ederim?" dediğini aktardı. Ömer Akça'nın kız kardeşi Menşure Ayaz da ağabeyinin halk arasında "tavuk karası" olarak bilinen bir hastalık geçirdiğini belirtti. Ayaz, işitme ve konuşma engeli nedeniyle rahatsızlığını anlatamadığını ve tedaviye geç başlandığını ifade etti. Ayaz, ağabeyinin evin düzenini ezbere bilmesi sayesinde günlük işlerini yapabildiğini belirterek, "Yabancı bir eve gittiği zaman evi bilmediği için hiç hareket edemez, kıpırdayamaz. O yüzden evden dışarı çıkmaz" dedi.

