"Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak gerekir" sözüyle hafızalarımızda yer edinen Aliya Izzetbegoviç, Avrupa'nın ortasında yok edilmek istenen bir halkın ve Müslüman kimliğinin varolma savaşına önderlik etmiş büyük bir lider olarak tarihteki yerini almıştır... Adaletin, vicdanın ve özgür Bosna Hersek halkının medeniyet bilincinin rehberi olarak daima hatırlanacaktır...

TÜRKİYE KÖKLERİ
Aliya İzzetbegoviç'in Türkiye sevgisi köklerine dayanmaktadır. Dedesi Osmanlı ordusunda askerlik yapmak üzere İstanbul'a gelir ve Üsküdarlı Sıdıka Hanım adında bir Türk kızıyla evlenir. Bu evlilikten babası Mustafa Bey dünyaya gelen İzzetbegoviç, Türk kültürü ve Osmanlı mirasıyla güçlü bağlar kurdu ancak o milli kimlik olarak bir Boşnak olarak yaşadı. Hayatını Müslüman Boşnakların özgürlük mücadelesine adayan İzetbegoviç, 8 Ağustos 1925'te Bosna Hersek'in Bosanski Samac şehrinde dünyaya geldi.
MÜSLÜMAN KİMLİĞİ YOK SAYILDI
Ailesiyle beraber hayatını geçirdiği başkent Saraybosna'ya taşınan ve burada eğitimlerine devam eden İzetbegoviç, mensubu olduğu İslam dinine inanan Boşnakların ayrımcılığa uğramasının karşısında oldu. Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı yıllarında Hırvatistan'daki aşırı milliyetçi faşist Ustaşalar örgütü tarafından işgal edilen Bosna Hersek'te, bağımsız Hırvatistan Devleti kuruldu ve ülkedeki tüm Müslümanlar da "Hırvat" olarak isimlendirildi.
"İSLAM CESURLARLA YÜKSELECEK"
İzetbegoviç'in mücadelelerle geçen hayatının en büyük sınavı 1990'lı yıllarda Sırp ve Hırvatlara karşı Bosna Hersek'in bağımsızlığı için verilen mücadelenin lideri olmasıyla başladı. Boşnaklar için aynı zamanda bir "kimlik" savaşına dönüşen Bosna savaşı, İzetbegoviç'in "İslam, korkakların değil cesur ve atılgan Müslümanların omuzlarında yükselecektir" sözüyle daha da anlamlı hale geldi. Yugoslavya Krallığı döneminde temel hedefi, ülkedeki Müslüman Boşnakları dini ve milli konularda bilinçlendirmek olan "Genç Müslümanlar" oluşumunun öne çıkan isimleri arasında yer alan Aliya İzetbegoviç, dava arkadaşlarıyla beraber Müslümanların ülkedeki diğer etnik ve dini gruplarla eşit haklar elde etmesi için mücadele etti.

21 YAŞINDA TUTUKLANDI
Aliya İzetbegoviç'in de aralarında bulunduğu "Genç Müslümanlar"ın bazı üyeleri, "din bilincinin uyandırılması" yönündeki çalışmaları nedeniyle 1946'da tutuklandı ve 3 yılın ardından özgürlüğüne kavuştu. Halida ile 1949'da dünya evine giren Aliya İzetbegoviç'in Leyla, Sabina ve Bakir isimlerinde üç çocuğu oldu.
14 YIL HAPİS CEZASI ALDI
Aliya İzetbegoviç yazdığı "Doğu ve Batı Arasında İslam" eseri yayınlanmadan hemen önce 1983'te beraberindeki 12 Müslüman aydınla tutuklandı ve tarihte "Saraybosna Süreci" olarak adlandırılan davada yer aldı. İzetbegoviç ve beraberindeki Müslüman aydınlar, ifade suçundan ve örgüt kurarak düşmanca faaliyetten suçlu bulunurken, İzetbegoviç'in mahkumiyet kararı, "İslam Deklarasyonu" kitabındaki ifadelerine dayandırıldı ve 14 yıl hapse mahkum edildi. Aliya İzetbegoviç, 1988'de afla serbest kaldıktan sonra 1990'da kurulan ve bugün de Bosna Hersek'teki Boşnakların en büyük partisi konumundaki Demokratik Eylem Partisi'nin (SDA) ilk genel başkanı seçildi. İlk çok partili seçimde ülkede en çok oyu alan SDA'nın lideri İzetbegoviç, Yugoslavya'daki 6 sosyalist cumhuriyetten biri olan Bosna Hersek'in başkanı oldu.
KATLİAMLAR VE SOYKIRIM
Bağımsızlık için sandık başına giden ve Bosnalı Sırpların büyük çoğunluğunun boykot ettiği referandum 29 Şubat-1 Mart 1992'de yapıldı ve referanduma katılanların yüzde 99,7'si bağımsız Bosna Hersek için "evet" oyu kullandı. JNA ve silahlandırdığı paramiliter Sırp gruplar, referandumun ardından ülkenin farklı şehirlerinde saldırılara başlarken, İzetbegoviç, tüm Bosnalıları bu saldırılara karşı koymaya çağırdı. Bosna Savaşı ve soykırımı, yaklaşık 200.000 sivilin öldürülmesine, 2 milyondan fazla insanın zorla yerinden edilmesine ve 20.000 ila 50.000 kadının sistematik olarak tecavüze uğramasına yol açtı. Bu saldırı, Bosnalı Sırp güçlerinin Srebrenica'ya girdiği 11 Temmuz 1995 tarihine kadar devam etti. Srebrenica çevresinde yakalanan 7.000'den fazla Bosnalı Müslüman esir, 13 Temmuz ile 19 Temmuz 1995 tarihleri arasında infaz edildi.

DAYTON BARIŞ ANLAŞMASI
200 bine yakın insanın öldüğü, 1 milyondan fazla insanın evini terk etmek zorunda kaldığı savaş, 1995'de imzalanan Dayton Barış Anlaşması ile sona erdi. Anlaşma ile Bosna Hersek iki entite (Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) ile Brçko Özerk Bölgesi'ne ayrıldı. Savaşın ardından yapılan ilk seçimde, Aliya "bağımsız" Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı ve daha sonra da Devlet Başkanlığı Konseyinin ilk başkanı oldu.
HASTA YATAĞINDAN SESLENDİ
Aliya İzetbegoviç, 2000 yılında sağlık sorunları dolayısıyla Devlet Başkanlığı Konseyindeki görevinden istifa etti ve partisinin 2001'deki kongresinde de genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı. Bosna Herseklilere uluslararası arenada tanınan, bağımsız ve egemen bir devlet bırakan İzetbegoviç, sağlık sorunları sebebiyle bulunduğu hastaneden katıldığı canlı yayında şunları aktardı; "İntikam yerine adaletin olduğunu ifade etmek istiyorum. Geçmişi unutmasınlar ancak geçmişte de yaşamasınlar."
BOSNA'YI ERDOĞAN'A EMANET ETTİ
SAĞLIK sorunlarından dolayı 2000 yılının haziran ayında devlet başkanlığını bırakan İzzetbegoviç vefatından birkaç gün önce dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yanına davet etti. İzzetbegoviç ölümünden hemen önce Erdoğan'a "Bosna Hersek sana emanet" dedi. Milli kahraman Aliya İzzetbegoviç, 78 yaşına geldiğinde hastalığının ağırlaşması sonucu 19 Ekim 2003 vefat etti. Cenazesine farklı ülkelerden 150 binden fazla insanın katıldığı Aliya, vefatından önce "şehitlerin arasında mütevazi bir mezara defnedilmek istediğini" vasiyet etmesi üzerine Saraybosna'daki Kovaçi Şehitliği'ne defnedildi. Bağımsızlık mücadelesini birlikte sürdürdüğü Bosnalı şehitlerle birlikte Saraybosna'nın tam kalbinde yatıyor.