
Avrupa'da bilgisayar korsanlarının yeni hedefi marketlerin buzdolapları oldu. Fransa'da ekim ayında yüzlerce marketin soğutma sistemlerine uzaktan müdahale edilmesinin ardından 2 Kasım'da Avrupa'nın farklı ülkelerinden de benzer haberler geldi. İnternete bağlı soğutma sistemlerinin sıcaklık ayarlarının değiştirilmesi sonucu et, süt ve dondurulmuş gıdalar kullanılamaz hâle gelirken, işletmeler ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldı. Yaşanan gelişmeleri Yeni Asır'a değerlendiren Siber Güvenlik Uzmanı Muharrem Baki, saldırıların yalnızca marketleri değil, ilaç ve aşı depolarını, hastaneleri ve lojistik merkezlerini de tehdit edebileceğini söyledi.
50 DERECEYE ÇIKARILDI
Fransa'da 11-12 Ekim gecesi yaşanan siber saldırıda yaklaşık 700 işletmenin soğutma sistemleri hedef alındı. Bilgisayar korsanları, internet üzerinden erişilebilen kontrol sistemlerine müdahale ederek bazı soğutucuların sıcaklığını 50 dereceye kadar yükseltti. Soğuk zincirin bozulması nedeniyle tonlarca ürün imha edildi. Fransa'daki olayın üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesinin ardından 2 Kasım'da Belçika, Lüksemburg, İsveç, İrlanda, Estonya, Hollanda ve Finlandiya'da da soğutma sistemlerini etkileyen siber olaylar bildirildi. Belçika'da onlarca mağaza etkilenirken, İrlanda'daki SuperValu zinciri 13 mağazasında soğutulmuş ve dondurulmuş ürünleri tedbir amacıyla satıştan kaldırdı. İsveç'te ise bazı marketlerin dondurucularında sıcaklıkların aniden yükseldiği açıklandı.

'HER CİHAZ BİR KAPI'
Saldırıların dikkat çekici yönünün kişisel bilgilerin çalınması değil, fiziksel sistemlere müdahale edilmesi olduğunu belirten Muharrem Baki, "Burada kimsenin bilgisayarı çalınmadı, kimsenin şifresi sızdırılmadı. Saldırganlar internete bağlı bir soğutucuya girip sıcaklık ayarını değiştirdi. Sonuç olarak tonlarca gıda kaybı ve milyonlarca avroluk zarar ortaya çıktı" dedi. İnternete bağlı cihazların güvenliğinin önemine işaret eden Baki, "Sadece bilgisayarlarımız veya tıkladığımız bağlantılar değil, internete bağlı olan her cihaz saldırganlar için bir kapı olabilir. Siber saldırı artık yalnızca ekranda değil, mutfağımızda, marketimizde, gıda zincirimizde" ifadelerini kullandı.
'HASTANELER HEDEF OLABİLİR'
Avrupa'daki olayların arkasındaki kişi veya grupların henüz belirlenemediğini ifade eden Baki, saldırıların daha büyük tehditlerin habercisi olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Baki, "Bunun sadece bir dondurucu meselesi olmadığı aşikâr. Aynı mantıkla ilaç ve aşı depolarında, hastanelerde ve lojistik merkezlerinde de problemler ortaya çıkabilir. Yani yalnızca gıdaların çöpe gitmesinden söz etmiyoruz. İnsan sağlığının doğrudan etkilenebileceği bir seviyeye geliyoruz. Belki bu bir ön saldırıdır, bir denemedir. Daha büyük saldırılara kapı aralıyor olabilir" diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE DE RİSK VAR"
Türkiye'deki zincir marketlerin, gıda depolarının, soğuk hava tesislerinin ve lojistik firmalarının da internete bağlı endüstriyel sistemler kullandığını hatırlatan Baki, mevcut güvenlik durumunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Baki, "Türkiye'de de aynı tür sistemler kullanılıyor. Bu sistemlerin saldırılara ne kadar açık olduğunu kamuoyu bilmiyor. Öncelikle bir envanter çıkarılmalı. Hangi cihaz internete açık, uzaktan erişim nasıl korunuyor, varsayılan şifreler değiştirildi mi? Bu soruların cevapları kamuoyuna güven verecek şekilde açıklanmalı. Çünkü biz de potansiyel olarak risk altındayız" dedi. Türkiye'de şu anda Avrupa'dakine benzer bir saldırının yaşandığına ilişkin bilgi bulunmadığını da belirten Baki, tehlikenin ortaya çıkmasını beklemeden önlem alınması gerektiğini söyledi.
İŞTE ÜÇ KRİTİK ÖNLEM
- BAKİ, Türkiye'nin benzer saldırılara karşı üç temel alanda hazırlık yapması gerektiğini belirtti.
- İLK olarak zincir marketlerin ve gıda depolarının soğutma sistemlerine uzaktan erişimi gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Çok faktörlü kimlik doğrulama, ağların birbirinden ayrılması ve düzenli güvenlik güncellemelerinin önemine dikkat çekti.
- İKİNCİ olarak kritik altyapılarda ortak bir olay bildirim ve müdahale mekanizması oluşturulmasını önerdi.
- BAKİ, üçüncü adımın ise işletmelerin acil durum planlarını hazırlaması olduğunu belirtti. Baki, "Sıcaklık alarmları, yedek termometreler ve gerektiğinde kullanılabilecek soğutuculu kamyonlarla ilgili önceden plan yapılmalı. Belçika'daki bazı mağazaların soğutuculu kamyon çağırması, hazırlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi" dedi. Asıl sorumluluğun işletmelerde ve ilgili kamu kurumlarında olduğunu ifade eden Baki, "Dünya savaşlarıyla siber saldırıların iç içe geçtiği bir döneme giriyoruz. Bugün Avrupa'da market dondurucuları hedef alındı. Türkiye'nin gündemi çok yoğun olabilir ancak kritik altyapı güvenliği sonraya bırakılacak bir konu değil. Saldırı gelmeden hazırlanmalıyız. Çünkü saldırıdan önce hazırlık yapmak, saldırıdan sonra açıklama yapmaktan çok daha ucuz" şeklinde konuştu.