BAYINDIR'DA çiçeğin hikayesi Selanik göçmeni Zeynep Çakır ile başlıyor. Bayındırlıların Zeynep annesi 1294'de Selanik` te doğmuş. 1941 yılında ailesiyle birlikte Türkiye`ye göç etmek zorunda kalınca İzmir`in Bayındır ilçesine yerleşmiş. Zeynep annenin çocukluğundan buyana çiçeklere olan aşkı hiç bitmemiş. Nur yüzlü Zeynep anne, komşuların bahçelerindeki çiçeklerden dallar kırarak, evinin önündeki tenekeden saksılarına çiçekler dikmiş. Aklınıza ne geliyorsa... Ortancalar, sarmaşıklar, cenanlar, begonyalar, fesleğenler, şebboylar ve küpe çiçekleriyle evini cennetten bir köşe haline getirmiş. Aslında, bu şirin ilçede çiçekçilik sektörünün meşalesini Zeynep teyze farkına varmadan o yıllarda yakmış. Bir gün babası kızının bin bir emekle diktiği çiçek saksısını dükkanının önüne koymuş. Gelen geçenin çiçekte gözü kalmış. Bir bakan dönüp bir daha bakmış. Günlerden bir gün İzmirli bir çiçekçi esnafı, tesadüfen gittiği Bayındır'da Zeynep teyzenin yetiştirdiği birbirinden zarif çiçekleri görünce aklı başından gitmiş. Sorup soruşturduktan sonra Zeynep anneye ulaşmış. Bakmayın anne dediğimize, Zeynep Çakır o zamanlar yetiştirdiği çiçekler gibi güzel mi güzel alımlı mı alımlı bir genç kız. İzmirli çiçekçi esnafı dayanamayıp, tüm çiçeklere talip olmuş. İşte o günden sonra Zeynep annenin ve göç ettiği Bayındır'ın kaderi değişmiş. 89 yaşındayken vefat eden Zeynep Çakır'ın çiçeklerle bezeli heykeli bu gün çiçek diyarının başköşesini süslüyor.

