İzmir'de üniversite sıralarında yetişen genç mühendis adayları, geliştirdikleri projelerle uluslararası arenada Türkiye'yi temsil ediyor. Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları, güneş enerjisiyle çalışan otomobilden Formula Student yarış aracına, özgün tasarımlı insansız hava aracından yerli yazılımlara kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Konak Meydanı'nda projelerini sergileyen gençler, elde ettikleri başarıları ve gelecek hedeflerini Yeni Asır'a anlattı. Dokuz Eylül Üniversitesi Solar Team Solaris ekibi, güneş enerjisiyle çalışan otomobilleriyle dikkat çekiyor. 2003 yılında kurulan ve 2005 yılında Türkiye'nin ilk güneş enerjili otomobilini ürettiklerini belirten ekip, bugüne kadar 14 araç geliştirdi. Avustralya, Güney Afrika, Fransa ve Belçika'daki uluslararası yarışmalara katılan öğrenciler, çeşitli dereceler elde etti.

EN İYİ TASARIM ÖDÜLÜ
Makine Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi Hacer Naz Meriç, sergiledikleri S10 modelinin karbonfiber malzemeden üretildiğini belirterek, "Aracımızın üzerindeki paneller güneş enerjisini elektriğe dönüştürüyor. Araçlarımızla 3 bin 200 kilometreye kadar mesafe katettik. Fransa'da ikincilik, Güney Afrika'da ise önemli derecelerimiz var. Tasarımından üretimine kadar her aşamada öğrenciler görev alıyor" dedi. Ekibin verdiği bilgiye göre güneş enerjili araçları saatte 148 kilometre hıza ulaştı. Elektrik ve Elektronik Mühendisliği öğrencisi İbrahim Batmaz ise yalnızca yarışlara hazırlanmadıklarını, bilimsel yayınlar ve patent çalışmaları da yürüttüklerini söyledi. Batmaz, yeni geliştirdikleri S11 modelinde hafiflik ve enerji verimliliğine odaklandıklarını, araçta kullanılan yaprak yay sistemi için patent alındığını ifade etti.
Üniversitenin Formula Student topluluğu da kendi ürettiği yarış otomobilleriyle Avrupa'da başarı elde ediyor. 2019 yılında kurulan ekip, 2025'te Polonya'da düzenlenen yarışmada genel klasmanda yedinci, 2026'da Romanya'daki organizasyonda ise dördüncü oldu. Takımın pilotu, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi Metehan Yazıcı, kendi ürettikleri otomobille yarışmanın bambaşka bir duygu olduğunu söyledi. Yazıcı, "Tamamen kendi ellerimizle ürettiğimiz bir otomobilin direksiyonuna geçiyoruz. Araç oldukça mekanik, dijital sistemler neredeyse yok. Eksiklerini de geliştirilmesi gereken yönlerini de kendimiz belirliyoruz. Yarışta elde ettiğimiz başarı bu yüzden bizim için çok değerli" diye konuştu. Geliştirdikleri otomobillere İzmir'in tarihi ve turistik yerlerinin isimlerini verdiklerini anlatan Yazıcı, ilk araçlarının Efes, sonraki modellerinin Bergama, Şirince ve Urla adını taşıdığını belirtti. Genç mühendisler şimdi DFR-5 adını verdikleri yeni yarış otomobilini üretmeye hazırlanıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi SFERON Havacılık ekibi ise geliştirdiği insansız hava aracıyla TEKNOFEST'te önemli bir başarıya ulaştı. Üniversitenin Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şahin Yavuz'un öncülüğünde çalışmalarını sürdüren ekip, özgün tasarımlı hava aracıyla en iyi tasarım ödülünü kazandı. Prof. Dr. Yavuz, öğrencilerin yaklaşık iki yıldır kendi tasarımları üzerinde çalıştığını belirterek, "Uçağımızın tasarımı tamamen bize ait. Kompozit üretimini Manisa'daki profesyonel bir firmayla birlikte gerçekleştiriyoruz. Yazılımımızı da kendimiz geliştiriyoruz. Bu yıl TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Savaşan İHA Yarışması'nda tasarımımız Baykar tarafından en iyi tasarım ödülüne layık görüldü. Bundan sonraki hedefimiz elektronik bileşenlerde de yerlilik oranını artırmak" ifadelerini kullandı.

Ekibin daha önce katıldığı yarışmalarda da çeşitli dereceler elde ettiğini anlatan Yavuz, öğrencilerin tasarımdan yazılıma, üretimden uçuş testlerine kadar bütün süreçlerde aktif görev aldığını söyledi. SFERON ekibinde görev alan Bilgisayar Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi Alper Çetinkaya ise geliştirdikleri özgün yazılımlarla insansız hava aracının görev kabiliyetlerini artırmaya çalıştıklarını anlattı. İlk uçuşun heyecanını unutamadığını belirten Çetinkaya, "Bir yıl boyunca emek verdiğiniz uçağın havalandığı an gerçekten çok farklı. Hem büyük bir heyecan hem de stres yaşıyorsunuz. Çünkü bütün çalışmalarınızın karşılığını o birkaç dakika içerisinde görüyorsunuz. Kendi geliştirdiğimiz algoritmalarla görevleri başarıyla tamamlamak için çalışıyoruz" dedi. Farklı mühendislik bölümlerinden öğrencilerin ortak çalışmalarıyla ortaya çıkan projeler, üniversitede edinilen teorik bilgilerin gerçek teknolojilere dönüştürülmesine de imkân sağlıyor.