Sanat dünyasında son yıllarda öyle bir tabloyla karşılaşıyoruz ki, büyük sanatçılar sanki geride ölümsüz eserler, unutulmaz duygular ve milyonların hayatına dokunan hatıralar değil de devredilmesi gereken şirketler, paylaşılması gereken markalar bırakmış gibi anılıyor. Bir dönem insanların kalbine dokunan şarkılar, bugün mahkeme dosyalarının arasında konuşuluyor. Sanatın büyüsü yerini hukuki tartışmalara, duygusal miras ise maddi hesaplaşmalara bırakıyor.

GÖRÜNMEZ HALE GELİYOR
Ferdi Tayfur'un vefatının ardından ailesi arasında yaşanan miras tartışmaları günlerce kamuoyunun gündeminde kaldı. Sevenleri, arabesk müziğin dev ismini eserleriyle değil; aile içindeki anlaşmazlıklarla konuşmak zorunda kaldı. Ne yazık ki şimdi benzer bir tabloyu Kayahan cephesinde görüyoruz. Üstelik aradan tam 11 yıl geçmiş olmasına rağmen... Kayahan, Türk müziğinde duygunun en saf halini anlatan sanatçılardan biriydi. Onun şarkılarında kırgınlık bile zarifti.

"Yemin Ettim", "Kar Taneleri", "Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi" gibi eserler, sadece melodileriyle değil, taşıdığı samimiyetle hafızalara kazındı. Ancak bugün Kayahan'ın adı, şarkılarının bıraktığı duygudan çok "miras", "telif" ve "soyadı" tartışmalarıyla gündeme geliyor. Kızı Beste Açar ile eşi İpek Açar arasında yaşanan gerilim yıllardır kamuoyunun önünde yaşanıyor. Özellikle "Açar" soyadı üzerinden yapılan tartışmalar ve şarkı hakları konusunda mahkemeye taşınan süreç, ister istemez sanatçının manevi mirasını gölgeliyor. Oysa bir sanatçının ardından konuşulması gereken şey, onun insanlara bıraktığı duygu olmalıydı. Bugün ise Kayahan'ın adı, adliye koridorlarında yankılanıyor. Oysa ki bugün milyonlarca insan Kayahan'ın şarkılarında kendi hayatından bir parça buluyorsa, işte asıl servet budur. Ancak ne yazık ki bu manevi değer, maddi tartışmaların gölgesinde giderek görünmez hale geliyor.

EN ÇARPICI ÇIKIŞ
BU miras krizlerine dair en çarpıcı çıkış ise İbrahim Tatlıses'ten geldi. Yıllardır çocuklarıyla yaşadığı hukuki süreçler ve aile içindeki gerilimlerle gündeme gelen Tatlıses'in yaptığı "Tüm mirasımı devlete bağışlıyorum" açıklaması, aslında sadece ekonomik bir karar değil. Sanatçının kendi ailesine, kendi hayat hikayesine karşı yazdığı sessiz bir manifesto niteliğinde. Çünkü insan, ömrünü çalışarak, üreterek ve sevdiklerine bir gelecek bırakmak için geçirir. Ancak günün sonunda geride bıraktığı değerlerin aile bireylerini birbirine düşürdüğünü görmek, her sanatçı için ağır bir hayal kırıklığı olsa gerek.
