Birbirinin aynısı jean pantolonları nasıl farklılaştırabiliriz? Elbetteki geçmişin, anneannelerimizin, el emeği göz nuru nakışlarla. Unutulmaya yüz tutan nakış işlemeciliği son yıllarda moda dünyasına yeni bir hareket getiriyor.
Neredeyse hemen hemen tüm markaların koleksiyonları tek düze tasarımlarını hareketlendiriyor. Stella Jean, Valentino, Erdem, Dries Van Notten, Alexander Mc Quinn gibi markaların yaz koleksiyonları nakış işlemeleriyle dolu. Eskiyi dirilten bu akımın fitilini ateşleyen de moda zekasıyla elbette ki Gucci'nin yaratıcı yönetmeni Alessandro Michele... Geçtiğimiz aylarda markanın deri ceketleri için farklı motiflerde nakış işleyerek kişiselleştirme hizmeti başlatmıştı kendisi.
Zaten bu nakış zanaatının esas olayı da kişiselleştirme değil mi?
Tek düzeylikten sıyrılmak, biraz da pişti olmamak için nakışların, işlemelerin yeni bir sığınacak liman olduğunu kimse inkar edemez sanırım.
HER TÜRLÜ KUMAŞ
Zara'dan alınan jean ceketin arkasını etnik motiflerle süsleyince fark yaratıldığına herkes hem fikir.
Ya kendin yap ya da kişiye özel hazırlanan parçaları bul.
Bunlar iki yeni mottomuz.
Peki hangi materyale işleme yapacağız?
Öncelikle her türlü kumaş olur olmasına ama denim sanki biraz daha bu işlere elverişli.
Piyasada çok uygun denim kumaştan yapılmış parçalar satılıyor. Hatta uygun fiyatlı vintage jean parçalar bulmak da mümkün.
Durum böyle olunca da az maliyetle eğlenceli bir uğraş bizi bekliyor.
Nakış motiflerine gelince; Tabi ki klasik çiçek yerli yerinde ama daha eğlenceli motifler de bulmak mümkün. Ufo, gökkuşağı, kedi, köpek, kırık kalp, çizgi roman kahramanları, kelebek, rock yıldızları gibi bir çok motif işlenmeyi bekliyor diyebiliriz.
Biraz geçmişe gidersek Afrikadan Ortadoğu'ya bütün kültürlerin ortak noktası olan nakışın moda dünyasında kullanımı ise 1910 yılına kadar gidiyor. Fransız couture tasarımcı Paul Poiret yöresel kıyafetlerden ve doğu kültüründen ilham alan nakışı tasarımlarına sokuyor. 70'li yıllara gelindiğinde Yves Saint Laurent, Missoni gibi tasarımcıların folklorik desenlere yoğunlaşmasıyla nakış moda dünyasında en parlak günlerini yaşıyor.
DURAKLAMA DEVRİ
Sonrasında minimalizmle birlikle bir duraklama devrine girse de 2016 yazı nakışları yeniden eski günlerine döndürüyor. Tabi bunda tek düzelikten ve gelişmiş teknolojiden sıkılan bir neslin payı oldukça büyük. Onların bu kişiselleşme ihtiyacına modacılar kulak veriyor.
'Geçmişteki parçalar üzerinde çalışıp, onları geleceğe uyarlamak hoşuma gidiyor' sözleri nakışa hayat öpücüğü veren Alessandro Michele'ye ait.
Gucci'nin yanısıra Sonia Rykiel, Tommy Hillfiger ve Valentino koleksiyonları önümüzdeki kış nakışlarla geçecek sinyalini veriyor.
Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim ,Türk modası nakış ve işleme bakımından çok zengin. Folklorik desenlerimizle harikalar yaratan Zeynep Tosun koleksiyonları tel kırma işlemeleri ile dolu.
