Çikolatalı kek, dondurma, kurabiye ya da bir parça baklava... Ne zaman yorgun, üzgün ya da stresli olsak, aklımıza önce tatlı gelir. Ve çoğu zaman bu dürtüye karşı koymak neredeyse imkânsızdır. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayımlanan önemli bir çalışma, yüksek glisemik indeksli besinlerin beyinde eroin ve kokainle aynı bağımlılık bölgelerini uyardığını gösteriyor. Harvard'dan David Ludwig ve ekibi, şekeri hızlıca kana karışan gıdaların beynin "Nucleus Accumbens" adı verilen ödül-merkezini tetiklediğini ortaya koydu. Bu bölge; haz, bağımlılık, korku ve ödül gibi pek çok güçlü duygunun merkezidir. Aynı zamanda kumar ve uyuşturucu gibi bağımlılıkların başladığı noktadır. Yani mesele sadece "tatlıyı çok seviyorum" değil; mesele, beynin bir bağımlılık döngüsüne girmesidir.

DUYGULARI DENGELEMEK
Modern yaşamın her adımda karşımıza çıkan "masum tatlılar", çoğu zaman sadece fiziksel değil, duygusal boşlukları da doldurmak üzere hayatımıza sızıyor. Stresli bir günün ardından "bir tatlı yesem geçer" hissi, aslında beynin sizi rahatlatmak için seçtiği en kestirme yol olabilir. Fonksiyonel tıp bu döngüyü kırmanın ilk adımının, sadece ne yediğimizi değil, ne hissettiğimizi de fark etmek olduğunu söylüyor. Meditasyon, doğada yürüyüş, nefes egzersizleri ve aromaterapi gibi duygu düzenleyici alışkanlıklar, bu bağımlılığın gücünü zamanla zayıflatıyor.

BİLİM NE DİYOR?
Bu süreç bir anda, bıçak gibi değil; kademeli ve şefkatli bir geçişle oluyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği gibi, günlük serbest şeker tüketimi 25 gramı geçmemeli. Bu da yaklaşık bir kivi kadar! Dengeli bir kan şekeri düzeyi, tatlı krizlerini doğrudan azaltmaya yardımcı oluyor. Son bilimsel bulgular, bazı besin desteklerinin şeker isteğini azaltabileceğini gösteriyor. Prof. Andrew Huberman'a göre: Omega-3 (özellikle EPA formu) içeren kaliteli takviyeler veya yağlı balık tüketimi, bağırsaklardaki tokluk sinyallerini güçlendirerek ve dopamin sistemine etki ederek şeker arzusunu azaltabiliyor. Günde 1 ila 3 gr EPA alımı, beyinde "tatmin hissi" yaratarak tatlı isteğini doğal yoldan bastırabiliyor. Ayrıca glutamin isimli aminoasit, ani tatlı krizlerinde yardımcı olabilir. 1 çay kaşığı glutamin, hindistancevizi kreması gibi bir yağ kaynağı ile birlikte alındığında etkisini artırarak bağırsak nöronlarını besler ve tatlı arzusunu durdurabilir. Bu takviyeler herkes için uygun olmayabilir. Kullanmadan önce bir sağlık uzmanına danışmanız önerilir. Şeker yalnızca kilo aldırmaz; cildi de hızla yaşlandırır. Rafine şeker, vücutta "glikasyon" adı verilen bir süreci başlatır. Bu süreçte şeker, kolajen ve elastin gibi cilde gençlik veren proteinlere bağlanarak onları sertleştirir ve işlevsiz hâle getirir. Sonuç? Elastikiyet kaybı, ince çizgiler ve erken kırışıklıklar.

