Türk müziğinin duygusal ve güçlü yorumlarıyla tanınan Rubato Grubu'nun solisti Özer Arkun, grubun müzik anlayışını, üretim sürecini ve ekip içi uyumu samimi ifadelerle anlattı. "Kalıcı şarkılar söylemenin peşindeyiz," diyen Arkun, grubun sahici duruşunu şu sözlerle ifade ediyor:
Şarkı seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?
"Aynı nakarattan ibaret, hızlı tüketilen ve duygudan yoksun şarkılar bize göre değil. Biz bu tarz parçalara müzik dünyasında 'ciklet şarkılar' deriz. Kalıcılığı yoktur. Her albümümüzde bu tür şarkılardan özellikle uzak durduk. Bugün hâlâ ilk albümümüzdeki şarkıların istek alması, bu yaklaşımımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor."
Uzun süredir birlikte çalışıyorsunuz. Bu birlikteliği nasıl sürdürebiliyorsunuz?
"Tartışma olmadan olur mu? Kavgasız, gürültüsüz doğum bile olmaz. Bazen yarım saat küs kalırız, sonra birbirimize sarılır ve kaldığımız yerden devam ederiz. Bu kadar yılın sırrı, birbirimize duyduğumuz saygı ve sevgi."
Gelecek planlarınız neler?
"Yeni nesil artık uzun albümler dinlemiyor. Açıkçası internet, albüm kültürünü de bitirdi. Beş albümden sonra biz de üretim anlayışımızı güncelledik ve artık tekli (single) formatına geçmeye karar verdik. Israrcıydık, 8-10 şarkılık albümler hazırladık ama zaman değişti. Şarkılarımız heba olmasın diye bundan sonra tekli yayınlayacağız. Bununla birlikte bir sürprizimiz daha var: Rubato Repertuar Kitabı. Yaklaşık 400 parçadan oluşan repertuarımızı kitaplaştırmayı planlıyoruz. Bu, bizim için büyük ve değerli bir arşiv çalışması olacak."

'BABAM ARABASINI SATIP BANA VİYOLANSEL ALDI'
Röportajın en duygusal anlarından biri ise Özer Arkun'un çocukluk yıllarına dair paylaştığı anısıydı: "İlk kez viyolonsel dersine girdiğimde hocam, babamı çağırıp, 'Bu çocuğa mutlaka viyolonsel alınmalı,' dedi. Düşünün, bir baba arabasını satıp oğluna viyolonsel alıyor. Bu benim hayatımın dönüm noktalarından biridir."

