Rapunzel'in kulesi ile çevrili Corona Krallığı size aşina bir manzarayı hatırlatıyorsa, bunun nedeni Mont Saint-Michel'in film için ilham olmuş olmasıdır. Normandiya kıyılarında yükselen bu Orta Çağ yerleşimi, gelgit zamanlarında karayla bağlantısı kesildiği için yüzyıllar boyunca doğal bir kale gibi kullanılmış.

Bir gün ada, bir gün yarımada görünümünde olması bile tek başına büyülü bir atmosfer yaratıyor.
YUKARI BAK
UP filmindeki Paradise Şelalesi'nin dramatik güzelliği, gerçek dünyada Venezuela'daki Angel Şelalesi'nde karşılığını bulur.

Yerel Pemon halkının dilinde Kerepakupai Vena olarak bilinen bu şelale, 979 metrelik kesintisiz düşüşüyle dünyanın en yüksek şelalesidir. Doğanın sessiz güç gösterisi, animatörlere bir esin kaynağı olmuş.
GÜZEL VE ÇİRKİN
BEAST'İN yaşadığı görkemli şatonun tasarımı, Fransa'daki Chambord Şatosu'ndan güç alır. Kral I. François tarafından bir av köşkü olarak inşa ettirilmiş olsa da, devasa çatısı, bacaları ve kuleleri sayesinde adeta bir gotik şehir silueti gibi görünür.

Disney tasarımcıları bu tuhaf ve büyüleyici mimariyi filmde daha da dramatik hale getirerek ürkütücü ve ihtişamlı bir atmosfer oluşturmayı başarmış.
ARABALAR
CARS filminde Ramone'un oto boyama dükkanının retro havasını hatırlıyorsanız, bunun kaynağı Teksas'taki U-Drop Inn'dir.

Bu alan belki de en eğlenceli Disney'e ilham veren gerçek mekanlar arasında.
KÜÇÜK DENİZ KIZI
Prens Eric'in sahil kenarındaki şatosu, Cenevre Gölü üzerinde yükselen görkemli Chillon Şatosu'ndan esinlenmiştir. Roma dönemine kadar uzanan tarihi, gölün kıyısındaki romantik konumu ve dağların yansımasıyla birleşen manzarası, şatonun masal dünyasına açılan bir kapı gibi görünmesini sağlar.

Gölün üzerinde oluşan sis ve suyun üzerindeki hafif titreşimler, Disney'in bu sahnelerde yarattığı masalsı havayla şaşırtıcı şekilde örtüşüyor.
NOTRE DAME'IN KAMBURU
QUASİMODO'NUN sığınağı olan katedral, tahmin edeceğiniz gibi Paris'in ünlü Notre Dame Katedrali'dir. Gotik mimarinin en önemli örneklerinden biri olan yapı, inşası yaklaşık iki yüzyıl süren bir tarihe sahiptir. Katedrali ayakta tutan uçan payandalar, dönemin mimari dehasının gerçek bir göstergesidir.

Filmin dramatik atmosferi ve katedralin içindeki gölgeli mekanlar, Notre Dame'ın ihtişamını ve melankolik ruhunu yansıtan bölgelerden birisi.
ALAADDİN
ALADDİN filmindeki görkemli Sultan Sarayı'nın kubbeleri ve avluları size tanıdık geliyorsa, bunun nedeni tasarımın Hindistan'ın dünyaca ünlü Tac Mahal'inden etkilenmesidir.

Pek çok kişi Tac Mahal'i bir saray sanır ancak bu yapı, İmparator Şah Cihan'ın hayatını kay- beden eşi Mümtaz Mahal için yaptırdığı bir anıt mezardır. Beyaz mermerin gün ışığıyla değişen tonları, bahçelerle çevrili dingin atmosferi ve mimari simetrisi öylesine güçlü bir etki yaratır ki, Aladdin'deki fantastik sarayın görsel ruhunu neredeyse birebir taşır.