Bilim insanlarının geliştirdiği "konuşma saati" adlı yapay zekâ modeli, kişinin sesini ve konuşma biçimini analiz ederek biyolojik yaşlanma hızını tahmin edebiliyor. Nature dergisinde aktarılan araştırmaya göre sistem; konuşma hızı, duraklamalar, ses perdesi ve kelime dağarcığı gibi 700'den fazla özelliği değerlendirerek kişinin yaşını tahmin ediyor. Tahmin edilen yaş ile gerçek yaş arasındaki fark ise "konuşma yaş farkı" olarak adlandırılıyor. Araştırmacılar, bu farkın demans ve diğer bilişsel sorunlarla ilişkili olduğunu belirtiyor. Çalışmada Arjantin, Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru'dan 2 bin 928 kişinin ses kayıtları incelenirken, yalnızca dört dakikalık konuşma kaydının bile güçlü tahminler sağlayabildiği bildiriliyor.

ÖNEMLİ GÖSTERGELER
Araştırma sonuçlarına göre bilişsel bozukluğu bulunan kişilerin konuşmaları, gerçek yaşlarına kıyasla daha yaşlı olarak değerlendiriliyor. Konuşma hızı, duraklamalar ve kelime kullanımı yaşlanmanın değerlendirilmesinde öne çıkarken, ses perdesi ve konuşmanın duygusal içeriği de önemli göstergeler arasında yer alıyor. Konuşma yaş farkı yüksek kişilerde Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen p-tau217 proteininin seviyelerinin de daha yüksek olduğu görülüyor. Beyin görüntüleme ve DNA metilasyonu sonuçları da bu bulguları destekliyor. Uzmanlar, pahalı testlere veya vücuda müdahaleye ihtiyaç duymayan yöntemin, özellikle sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde yaşlanma ve bilişsel sağlığın takibinde kullanılabileceğini değerlendiriyor.

