Bizim Büyük Başkan Aziz Kocaoğlu, 'Tramvay yapacağız, onay bekliyoruz' diyor ya...
Boşuna...
Tramvay işimiz başka baharları bekleyecek.
Çünkü...
Her işi yarım olan bizim Büyük Belediye, tramvay projelerine kaynak sağlayacak Ulaşım Master Planı'nı eline yüzüne bulaştırdı.
İki profesörün hazırladığı, 2007 yılında tamamlanan ve 3 milyon liraya mal olan plan, hiçbir işe yaramıyor.
Neden mi?
Milyonlarca lira harcanarak yapılan planın ayakları yere basmıyor da ondan.
Uluslararası kuruluşları onay verdiği bilgisayar programları kullanılarak hesaplanmış indi bindi rakamları o planda yer almıyor örneğin.
Bizim çok bilen belediye o rakamları muhasebecilerin kullandığı 'excel' programıyla hazırlıyor.
Bakkal defteri hesabı gibi...
Bilimsellik taşımıyor.
Ulaşım talep modellemesi yok planda.
Çalakalem anlayacağınız.
Sonuçta, DPT'de, yabancı kuruluşlar da bu planla tramvay projelerine 'bu planla olmaz' diyor.
Başka ne desin ki...
'Ben kredi istiyorum' diyeceksiniz eğer doğru düzgün veriler ortaya koymalısınız. Yatırımın ne kadar yararlı, parasal geri dönüşün ne zamanda olacağını net anlatmalısınız.
Salla parti yapılan planla onay isterseniz çok beklersiniz.
Planlama konusunda Türkiye'deki sayılı uzmanlardan olan İstanbul Ulaşım Master Planı'nı yapan, Bakü'nün planını hazırlayan İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Murat Çelik de ulaşım yatırımlarının çok pahalı olduğuna dikkat çekiyor.
'Saatte tek yönde 7 bin yolcunuz varsa, bu hatta metro yapamazsınız. Ancak metrobus yaparsanız' diyor.
Bizim tramvay projelerinin geçeceği hatta ne kadar yolcu var belediye bile bilmiyor.
Şimdi öğrenecek.
Çünkü, Bizim Büyük Belediye 'Ulaşım Master Planı Revizyonu' adı altında yeni bir ihaleye çıkıyor.
Aslında revize deseler de yeniden yapılacak bizim ulaşım yatırımlarına ışık tutacak plan...
Eskisi çöpe gidecek.
Yine 3 milyon liraya yakın para harcanacak.
Yine en iyi ihtimalle 3 yıl daha beklenecek.
Kentin ulaşım planlamasında kaybettiği yıl sayısı 8'e çıkacak.
Yurtdışı kredi ya da hazine kefaleti isteniyorsa illa, tramvay projeleri 3 yıl daha ötelenecek.
Sadece ve sadece zamanında doğru iş yapılmaması yüzünden.
2007'deki plan düzgün yapılmış olsaydı, hesaplamalarda Excel değil de uluslararası kuruluşlarca kabul görmüş bilgisayar programları kullanılsaydı ne zaman ne para kaybı olacaktı kentin.
DPT' de 'bu plan olmamış yenisini getirin buna onay vermem' demeyecekti.
Belki de 'ille de yapacağız' denilen tramvay projelerine bilimsel olarak gerek olmadığı ortaya çıkacak yerine başka bir model düşünülecekti.
Ama yok!
Bizim Büyük Belediye'deki inat, dediğim dedik irade kendi beceriksizliğini, başkasının üzerine yıkıp yine sıyrılmayı seçecek görürsünüz.
'Biz yapacağız ama onay verilmiyor' denecek.
Kente kaybettirilen zaman ve para hiç konuşulmayacak.
Toplam 237 milyon dolara mal olacak
İzmir'in iki önemli tramvay projelerinden büyüğü Üçkuyular-Halkapınar arasında gerçekleştirilecek. Bu hattın yaklaşık maliyetinin 130 milyon dolar olduğu hesaplanıyor. İkinci hat ise, Alaybey-Mavişehir arasında olacak. Bu hattında 107 milyon dolara malolmasının planlandığı kaydedildi.
FARKLI BAKIŞ Teşkilat teftişleri üzerine!
CHP'nin teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı Adnan Keskin ile genel sekreteri Bihlun Tamaylıgil'in önce küçük ve uzaktaki ilçeleri gezdi.
Son gelişlerinde de merkezdeki ilçeleri dolaştı.
Anlayacağınız CHP'nin İzmir teşkilatının teftişi tamam!
Aslında teftiş değil yapılan kentte teşkilatın şikayetlerini yerinde dinlemek.
Belediye başkanlarıyla teşkilat arasındaki sorunların boyutlarının hangi noktaya vardığını görmek olan.
Ancak!
İkili her yere her ilçeye gitti nedense il başkanlığında il yöneticileriyle bir araya gelmeyi unuttu.
Sanki CHP il yönetimi teşkilatın parçası değil.
Onların gözünden kenti dinlemeyi akıl edemedi.
Bu da dert dinlemenin daha çok şova dayandığının göstergesi değil de ne?
Her ilçe dert dinleme toplantısına medyayla gitmek, çarşaflıya rozet takmak, Menderes Türel ile son derece yakışıksız 'şerefli şerefsiz' tartışmalarına girmek tribünlere oynamak değil de ne?
Eğer gerçekten teftiş yapılacaksa sessiz ve derinden yapılır.
O zaman sağlıklı sonuçlara ulaşılır.
'Dedim dedi. Yaptı yapmadı' muhabbetlerinin sergilendiği 100 kişilik toplantılarla teftiş olmaz olsa olsa tiyatro olur.
