ANTAKYA HALEP HATTI / IŞILAY SAYGIN
Gezimizin ikinci bölümü için sabah Cilvegözü sınır kapısına geldik. Gümrük binasını odalar birliği yapmış. Amik ovası üzerine 300 adet höyük var. M.Ö 2000 yüzyılda 'tainat höyüğü' ve 'açana höyük' giderken solda, 1930'da İngiltere kazı yapmış. Müzedeki aslanlar bu höyükten çıkmış. Üzerlik otu höyük üzerinde yetişiyor. O höyük olduğunun habercisi.
3300 yıllık Genç Hitit arslanları. Reyhanlı Kaymakamlığından geçişte tel örgüler var. Reyhanlı sınır kapısandan geçtik. Bu yolu Fransızlar yapmışlar. Asi dizisi burada çekilmiş. Ayrıca Harran köyü de bu çiftlikte.
Bizans dönemi kızlar sarayı, cilvegözünü geçince 2400 metre. Türkiye'den çıktık. Antakya Halep arası 60 km. 45 dakikada Halep'e geldik. Yeni Halep çok düzenli ve güzel. Suriye Devleti'nin nüfusu 20 milyon. 14 vilayet var. Şam, Halep, Humus, Lazkiye.
İPEK YOLU GEÇİYOR
Halep, İpekyolu'nun buradan geçmesi nedeniyle ticari merkez konumunda. Suriye'de 1 lira 30 Suriye paundu. Halep nüfusu 45 milyon. Müslümanlar nüfusun yüzde 80'ini oluşturuyor. Hristiyanlar ise yüzde 13.
Halep çok eski bir şehir (M.Ö 2000- 3000 ). Eski Halep surlar içinde, 9 kapısı varmış. Halep'i sırasıyla Abbasiler, Memlüklüler, Osmanlılar yönetmiş. 1958'de Suriye ile Mısır birleşti. Daha sonra 1961'de Suriye bağımsız oldu.
Halep'te zorunlu eğitim 12 yıl. Dünya'da zeytinyağı üreten 5. ülke. Defne sabunu meşhur.
Aile cüzdanında 4 kadın ile evlilik var. Kadınlar nargile içiyor. 700 yıllık kapalı çarşısında 1500 dükkan bulunuyor. 7.5 km uzunluğundaki çarşı 13. yüzyılda yapılmış.
Girişteki yeni mahallede evler çok güzel, 4 katlı, renkli bina hiç yok.
Tek parti var. Elbas partisi 1963'te kurulmuş. El Reis meydanında Hafız Esad heykeli var.
TARİHİ HALEP KALESİ
Halep Kalesi UNESCO'nun dünya miras listesinde. Dünyanın en büyük kalelerinden. Eyyübiler ve Memlüklüler devrinde kale haline getirilmiş. Hiç bir medeniyet bu kaleye girememiş. Ancak anlaşmalarla ele geçirilmiş. Etrafında hendekler var. Üç kapıdan giriliyor. İlk kapı yılanlar kapısı, ikinci kapı aslanlar kapısı. Aslanlardan biri gülüyor diğeri ağlıyor. Kapılardan geçişte Hızır Aleyhiselam'ın türbesi var. Kalenin içinden dışarıdaki evlere gidip gelmek için yollar var. Ayrıca küçük ve büyük 2 cami var. Küçük camiide inek sağma işini İbrahim Peygamber yaparmış. Büyük camii etrafında sınıflar ve yurtlar var. 5oo kişi yaşıyormuş.
300 YILLIK TİYATRO
300 yıllık anfi tiyatrosunda hala konserler düzenleniyor hala. İbrahim Paşa'nın askerler için yaptırdığı kışla şuan müze olarak işlev görüyor. Kralın evi denilen bölüm muhteşem. Burası tamamen yıkılmış ama yeniden restore edilmiş. Zaman zaman devlet başkanı Esat kullanıyormuş.
Kral sarayın içinde, kralın hamamı da var. Hamamda üç kısım var. Sıcaklık, soğukluk ve ılıklık. Ayrıca genel kullanıma açık başka hamamlar da var. Kale Hititler zamanında ilk olarak tapınak gibi kullanılmış. Kale içinde bir Bizans sarnıcı ve Roma döneminde kullanılan girişi olup, çıkışı olmayan bir zindan var. Kalenin içinde görkemli bir parlamento salonu var. Bu salonun duvarları, freskolarla süslü ve tavan döşemeleri ahşap oymalı, sanatsal değeri çok yüksek malzeme ile süslenmiş.
DOĞAL TAŞ CENNETİ
Tavan süslemeleri de kullanıldığı döneme ait olmayıp, restorasyon sırasında Halep'teki konakların tavanlarından sökülerek buraya yerleştirilmiş. Geçen yıl bu salonda Abdullah Gül ve Beşar Esat yemek yemişler. Kale, kayşani adı verilen doğal taştan inşaa edilmiş. Sanat kalesi 1889 Abdülhamit zamanında yaptırılmış. Halkın ve devletin katkısıyla imece usulüyle dönemin valisi Raif Paşa 1500 altın liraya mal etmiş. İdamlar da burada yapılmış.
SİNAN'IN İLK CAMİSİ
Hüsrev Paşa Camiisi ise Mimar Sinan'ın yaptığı ilk camii olarak biliniyor.
Turizm Bakanlığım sırasında 53. Hükümet'te nitelikler yönetmeliğini değiştirerek 5 yıldızlı otellerde Türk menüsü ve Türk kahvesi zorunluluğu getirmiştim. Çünkü ülkenin ve ilin tanıtımında yemek çok önemli bir unsurdur.
Lezzet düşkünleri için tam bir cennet
Vilayetin organize ettiği lezzet şenliğinin kortejini gördük. Çok renkli. İlk defa yapılıyormuş. En önde eşekler. Davul zurna eşliğindeki yürüyüşe, öğrenciler ve yarışmaya hazırlanan aşçılar katılmış. Ülkemizin önemli restoran sahipleri de oradalardı. Vali, Sanayi ve Ticaret odaları ile tüm halk birleşmiş, ülkelerinin tanıtımı için uğraşıyorlar. Birlik beraberliği görünce memnun oldum. Damak tadı çok güzel. Ceviz reçeli, peynirleri, zeytinleri kahvaltıda herkesin beğenisini kazandı. Vişneli kebap, naneli köfte, baharatlı süzme yoğurttan yapılmış kişke hepsi çok lezzetliydi. 30 çeşit ekmek var. Pidenin esmer undan yapılanını çok beğendim. Her mevsimde masada ayrı mönü bulunmaktaymış. Herkese Antakya'ya gidip, gezip görmeyi tavsiye ederim. Bizde adettir. Eskiden beri bir yere gidince, arkasından sizin buranın nesi meşhur denilir. Buranın her yerde olduğu gibi misafirperverliği yanında yemek kültürü geniş ve meşhur. Arap yemekleri ile iç içe gelişmiş. Sınır kapısı açılınca herkes orada, onlar da burada. Dosluk bu nedenle çok gelişmiş.
