Ekranın tombul Egelisi Gülnihal Demir, Çocuklar Duymasın dizisiyle yeniden ekrana kavuştuğu için mutluluktan uçuyor. Demir, bu mutluluğu hemşehrileri ile de paylaştığını belirterek, "Bana sanki Muğla'nın yetiştirdiği bir devlet bakanıymışım gibi davranıyorlar" diyor
TURGAY NOYAN
Onun ilk önemli rolü 'Gaymak' filmiydi. Daha sonra ise tv dizilerinde tüm Türkiye'nin sevimli Egelisi oldu...
Dondurmam Gaymak filminde Dondurmacı Ali Usta'nın karısı rolünde başarılı bir grafik çizen sanatçı, bugünlerde Muğla- İstanbul arasında mekik dokuyor.
Çocuklar Duymasın adlı dizinin inanılmaz radikal bir kararla her hafta iki yeni bölümünün birden çekilmeye başlaması onun İstanbul'da kalma süresini iyice uzatmış. Bu durumdan tek şikayeti var: O da sevgili torununu Derin'i sık göremediği için çok özlemesi...
Gülfidan'ı (Gülnihal Demir) Çocuklar Duymasın dizisinin çekildiği Sefaköy'deki stüdyoda çekim arasında yakaladık.
Doğma büyüme Egeli Gülnihal hanım, Yeni Asır'ı büyük bir içtenlikle konuk etti. Öyle ki röportajı bitirip kahvelerimizi içerken bile konumuz Ege ve memleketi Muğla oldu...
- Öğrenci, bankacı, emekli ev hanımı... Neredeyse 50 yaşına kadar Ege bölgesinden dışarı çıkmamışsınız. Şimdi ise her hafta İstanbul, hatta başka yerler. Televizyon röportajları, diziler... Bu büyük değişiklik yaşamınızı nasıl etkiledi?
Büyük hareket geldi tabii... Açıkçası hiç şikayetçi değilim bu durumdan. Diziyi seviyorum, arkadaşlarımı seviyorum, prodüksiyondakileri seviyorum... Böyle olunca da insan yorgunluk hissetmiyor.
- Hep Muğla'da mı yaşadınız?
- Evet diyebilirim. Öğrenciliğim lise dahil Muğla'da geçti. Muğla Turgutreis Lisesi'ni bitirdim. Sonra bankacılığım da Muğla'da sürdü...
Denizli'ye gittim bir süre. Kısacası Ege'den hiç çıkmadım...
- Emekli bir ev hanımıyken birden bir filmde oynamak. En azından sanatsal bir yetenek istemez mi?
Sanatçı bir yapım oldum olası vardı zaten. Hatta liseden sonra konservatuvara gitmek istedim. Sesim çok güzel, kulağım da iyidir. İzmir Konservatuvarı'na gidecektim. Ailem benden ayrılmak istemedi. Sonunda kalıp bankacı oldum...
- Hangi banka?
Şimdi esamesi okunmuyor. Türk Ticaret Bankası. Çok iyi bir bankaydı oysa. Oradan da emekli oldum.
- Bankacılıkta da Muğla. Memleketinizi çok seviyorsunuz galiba.
Bayılırım... Bir ara eşimin (emniyet mensubuydu) görev yeri diye Denizli'ye gittik. Sonra o doğuya tayin oldu. Gittiği yerde bizim şube yoktu. Ben yine Muğla'ya döndüm.
- İlk kez Büyük Yalan'da oynamışsınız. Sanat hayatına merhaba deyişiniz yani. Bunu anlatır mısınız?
Şansımın döndüğü an. Ya da Ellisinden sonra sanata merhaba... Muğla'da 'Büyük Yalan' diye bir dizi çekiliyordu. Yönetmen de Yüksel Aksu'ydu. Yaptığım figüranlıktı. Ağıt yaktım. Ama çok başarılı oldum. Sonra da bilinen Dondurmam Gaymak hikayesi gerçekleşti. Aksu beni aradı ve oradaki rolümü teklif etti. Sonrası malum...
- Sevilen bir oyuncusunuz. Başarılı dizilerde rol alıyorsunuz. Ah, oyunculukta şunu da yapsam diyeceğiniz bir şey var mı?
Bunu sorduğunuz iyi oldu. Oğlum Yiğit de oyuncu. Onunla aynı film ya da dizide oynayamazsam gözüm açık gidecek. Bunu o kadar çok istiyorum ki!.. Bir şey daha söyleyeyim. Bunu birkaç kez söyledim ama kimse yazmadı. Siz yazacak mısınız?
- Siz söyledikten sonra yazmaz mıyım? Yeni Asır sizin gazeteniz zaten. Oğlunuz oyunculuk dışında bir işle uğraşıyor mu?
Evet nerede Yeni Aselime geçse bana memleketimin kokusunu getiriyor. Şimdi sizden sonra şöyle bir yerime kurulup sindire sindire okuyacaOğlum pazarlamacı, gelinim de muhasebe firmasında çalışıyor. Normalde torunumla birlikteyim yani...
Böyle dışarıya gittiğimde de anneannesi bakıyor. Ama açık söyleyeyim. Bir günde bile gözümde tütüyor. Öyle özlüyorum.
- Sizin bu sanatçılığınızı Muğlalılar nasıl karşılıyor?
Vallahi inanın yolda yürüyemiyorum. Öylesine sevgi gösteriyorlar. Sanki Muğla'dan yetişme bir devlet bakanBir izzet, bir itibar... "Siz bizim medarı iftiharımızsınız" diyorlar. "Televizyona çıktınız mı, işte bizim hemşehrimiz, işte bizim dilimiz diye seviniyoruz" diyorlar. Bakın bu sevgilerini sponsor olarak gösteriyorlar.
- Nasıl yani? Diziye sponsor mu oldular.
Diziye değil bana sponsor oldular. Şimdi aksesuvar sponsorum var. Her bölüme ayrı saç ve aksesuvar takıyorum. Bahardan sonra gözlük sponsorum devreye girecek her bölüme ayrı gözlük takacağım. Bunlar jenerikte isimleriyle görünüyor.
- Şimdi günler nasıl geçiyor?
Dizi o kadar başarılı ki, haftada iki kez yeni bölüm yayınlanmaya başladı. Haydi çekmesini bir kenara koyun, nasıl yetiştiriyorlar takdir etmemek mümkün değil. Benim diyen cesaret edemez açıkçası. Birol beyleri çok takdir ediyorum.
- Dizi tatile girince ne yapacaksınız?
Haziran ayında dizinin düğün bölümü olacak. Onu sinema filmi olarak çekeceğiz. Denizli'de çekilmesi planlanıyor. Vallahi bir iki sahnesi için Muğla'ya gelsinler, her şeyi bedava yaptÖylesine seviyorlar. Çocuklar Duymas'ı...
- Ben yazı nasıl geçirdiğinizi de sordum.
Bizim Karabağlar diye bir ovamız var. Alt tarafı beş kilometre mesafede. Yayla değil, bildiğiniz düz ova. Ama Muğla'da insanlar klima çalıştırırken, biz orada yorganla yatarız. Karabağlar'a kardeşimin evine gidiyoruz. Orada bahçe ile ilgileniyorum. Ekmesinden anlamam ama baktoplamasbeceririm. Bizim toprapek bereketlidir. Aklne gelirse yetiştiririz. Domates, kabak, patl börülce, bamya, biber... Aklına ne gelirse hepsi yani.
- Yemek yapmayı da seviyor musunuz?
Halimden belli olmuyor mu? Yapmasını da yemesini de severim. Ben bu cüsseye 48 kilodan geldim. 35 yaşına kadar dal gibiydim.
- Rejim yapmadınız mı?
Üüüü ne kadar dersen. Defalarca hemde... Yaptım inceldim, bıraktım kilo aldım, inceldim, kilo aldım... Sonunda baktım olmuyor. Bıraktım peşini koyver gitsin! Şimdi kaç kiloyum sorma.
- Sormam. Hanımlara yaşla kilo sorulmaz biliyorum. Yeni Asır okuyucularına bir mesajınız var mı?
Muğla'da oturuyom. Geçeken bene de uğrayıverin gari. bekleyp durum...
