Acıklı ve trajik şeylerden bahseden arabesk müziğin tekstlerini moral bozucu bulduğunu belirten Biret, "Belki bir hakikati anlatıyor fakat tüm gün arabesk dinleyen bir insanın psikolojisinin iyi olabileceğine inanmıyorum" diyor
SUAT SALGIN (AYVALIK)
İdil Biret, klasik müzikte dünyaca ünlü dev bir sanatçı. Eşsiz bir müzik bilgisinin yanı sıra son derece de entelektüel biri. Öte yandan tam bir İstanbul hanımefendisi. 8. Ayvalık Kültür ve Sanat Günleri etkinliğinde bir hafta birlikte çalıştığı AİMA öğrencilerinin masterclass konserinin finalinde sahneye gelen dev sanatçıyı konser sonrasında yakalayarak kendisinden bir randevu aldım ve Türkiye'nin, dünyaca ünlü piyano virtüözüyle Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi'nde keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
GENÇLERİN YOLU AÇIK
- Merhaba İdil Hanım... 8. Ayvalık Kültür ve Sanat Günleri Etkinlikleri kapsamında Ayvalık'ta muhteşem bir konser verdiniz ve yüzlerce müziksever tarafından ayakta alkışlandınız. Neler hissediyorsunuz böylesi ambiyansların içindeyken?
* Aslında bu, Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi'nin kurslarına katılan genç piyanist öğrencilerin konseriydi. Ben, birkaç kısa parça çaldım. O gece çok önemli bir şey daha oldu; Ayvalık'ta ikamet eden Türkiye'nin dünyaca ünlü klasik müzik bestecisi Prof. İlhan Usmanbaş ve eski soprano sanatçısı eşi Atifet Usmanbaş, zeytin dalını sembolize eden özel bir ödül aldı. Ayrıca genç piyano öğrencisi Can Okan, İlhan Bey'in gençlik parçalarından 6 tanesini izleyenler için çaldı. Bence o gecenin en önemli olayı da buydu. - Masterclass çalışmalarında, çalıştırdığınız gençlerin yeteneklerini nasıl buluyorsunuz?
* Her birinin yolunun son derece açık olduğunu söyleyebilirim. Birçoğu dünya standartlarında sanatçı olmaya namzet.
ALBÜMLER YOLDA - Bu öğrenciler günün birinde birer İdil Biret olabilirler mi?
* Bence, İdil Biret olmak yerine, herkes kendi şahsiyetini bulmalı. Kendi idolleri yine kendileri olmalı.
- Müzik dünyasında teksiniz. Özellikle de dünya çapında ülkemizin gerçek anlamda gururusunuz. Böyle büyük bir ismi taşımak nasıl bir duygu?
* (Gülüyor) Belki herhangi bir şey değil ama yaptığınız işi iyileştirmeye çalışıyorsunuz. Daha iyisini yapmaya, yeni şeyleri keşfetmeye çalışıyorsunuz. İdil Biret olmak bu; başka da bir şey değil zaten.
- Hayranlarınız için önümüzdeki günlerde hayata geçirmek istediğiniz yeni projeler var mı?
* Evet. Bütün Beethoven sonatları ile Franz Liszt'in uygulamaları ve 5 konser ile bir de koroartfantaziden oluşan 19 albümlük bir çalışmamız Ekim ayı içinde çıkacak. Bu çalışmanın ardından Franz Liszt'in eserlerinden oluşan bir albüm çıkıyor. O da Kasım ayında çıkacak. Başta Türkiye olmak üzere dünyanın her ülkesinde yayınlanacaklar.
- İdil Biret müzik dışı kaynak olarak ilhamını nereden alıyor?
* Franz Liszt, 'Ben doğanın, ancak bir ressamın gözüyle gördüğüm zaman ya da bir yazarın kaleminden okuduğum zaman zevkine varıyorum' der. Bana göre, çaldığınız eserlere göre bazı yazarları ve ressamları bilmenizin, tanımanızın şart olduğunu düşünüyorum. Klasik müziğin ilk ortaya çıktığı çağda, o dönemde yaşayan insanların ne şekilde ve nasıl müzik dinleyip, bunları nasıl anladığını bilmek lazım... De Bissi'yi anlamak için Malarma'yı bilmek lazım. Beethoven için Turner'ı tanımanız lazım. Benim ilham kaynağım da herhalde bunları iyi bilmekten geçiyor olmalı.
- Repertuvarınızda 100'ün üzerinde konçerto ve yüzlerce oda müziği eserinin bulunmasının yanı sıra beş dili de anadiliniz gibi konuşuyormuşsunuz. Halen de bir şeyler öğrenmek için çabalıyorsunuz. Bu kadar bilgi size çok gelmiyor mu?
* (Gülüyor) Evet. Oldukça geniş sayılabilecek bir repertuarım var. Konçerto sayısı 120'yi aşıyor. Hafızamı güçlendirmek için çeşitli egzersizler yapıyorum. Örneğin neredeyse tüm telefon numaralarını aklımda tutmaya çalışırım. Sıklıkla bulmaca çözerim. Ama lüzumsuz hiçbir şeyi de tutmam, kolaylıkla atarım hafızamdan. - Oda müziği repertuvarınızdan hiç söz etmediniz. Aranız iyi değil mi bu türle?
* Bilakis, en sevdiğim tür oda müziğidir. Egosunu dizginleyebilen çok iyi müzikçilerden oluşan bir dörtlü ya da beşlide çalmak ve arada bir ikili, üçlüler için yazılmış eserleri de seslendirebilmeyi isterim tabii...
AİLEYE İŞ DÜŞÜYOR - Klasik müzik sanatçıları genelde arabesk müziğe ateş püskürüyorlar. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
* Arabeskin tekstlerini çok moral bozucu buluyorum. Adeta insanın moralini sıfıra indiriyor. Acıklı ve trajik şeylerden bahsediyor. Belki yazıldığı anda bir hakikati ve yaşanılanı anlatıyor. Fakat bütün gün arabesk dinleyen bir insanın psikolojisinin iyi olabileceğine inanmıyorum.
- Peki, insanları sizin de yapmış olduğunuz klasik müziğe yönlendirebilmek için neler yapmak gerekiyor?
* Bence bu konuda önce ailelerden başlamak lazım. Çocuklara klasik müzik eserlerinden oluşan albümleri henüz minik bir çocukken dinletmeliler.
- Zirvedeki sanatçılar çoğu zaman sahnede ölmek gibi bir hayallerinin olduğundan bahseder. Sizin böyle bir takıntınız var mı?
* Hayır. Bana göre bir sanatçının yapması gereken en büyük şey, yaptığı işi daha iyi yapmak olmalıdır. Ben yaşadığım sürece bunu yapmaya çalıştım ve çalışacağım. Bu yüzden de illaki sahnede ölmeyi istemek gibi düşüncelerim olmadı.
- Peki, yaptığınız klasik müzik ile popüler müzikleri harmanlayarak yepyeni bir tarz yaratmak gibi düşünceniz oldu mu hiç?
* Asla. Bana göre yaptığınız iş neyse o öyle kalmalı.
Ayvalık'ın güzelliği inanılır gibi değil!
- Her yıl yaz aylarında geldiğiniz Ayvalık hakkında neler düşünüyorsunuz?
* Çok beğendim bir yer. Her şeyden önce buradaki insanların kültür seviyesinin yüksekliği oldukça dikkatimi çekiyor. Buradaki konserlerim fevkalade geçiyor. Ayrıca denizi, adaları kısacası coğrafi güzellikleri de inanılır gibi değil. - Ayvalık'ın kültür ve sanat alanında başkent olmak gibi hedefi var. Sizce Ayvalık bunu başarabilir mi?
- Tabii ki. Ayvalık'ta uluslararası bir müzik akademisinin olması bile muazzam bir şey. Prof. Filiz Ali'nin başkanlığındaki bu modelin ülke genelinde yayılması ise en büyük hayalim.
Sanatçı hiçbir zaman istediği yere gelemez - Sanatınızda şu an istediğiniz noktada değil misiniz?
* Hiçbir zaman insan istediği yere gelemez. Çünkü her zaman geldiniz noktanın daha iyisi vardır.
- Bir müzisyen olarak Türkiye'deki müziği nasıl görüyorsunuz?
* Benim kulvarımda gerçekten çok kaliteli, yetenekli ve kıymetli müzisyenler var. Ama bizim müziğimizi dinleyen yeterli bir kitle ne yazık ki yok. Bu alanda çok kıymetli müzisyenler yetişiyor ama dinleyici olmayınca kime çalacaklar?
- Peki, son zamanlarda bu anlamda yükselişte miyiz, düşüşte miyiz?
* Düşüşteyiz diyemem. Çünkü memleketimizin birçok köşesinde orkestralar kuruldu ve bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Ama her şeye müzik dememek lazım...
