• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
O minik kız kitapları da seviyor babası! FİLİZ İÇKE ÖNAL O minik kız kitapları da seviyor babası! filizicke@hotmail.com Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14.12.2017, 00:00

Elimde sürükleyici bir roman varsa değmesinler keyfime. Böyle zamanlarda sabah-akşam mesai seyahatleri pek keyifli hale geliyor.
Kitabı açınca etrafla tüm bağımı koparıyorum, hatta bazen ineceğim durağı kaçırmacasına...
Böyle anlarda dikkatimi tek bir şey dağıtabilir. Bir bebek...
Güzel-çirkin diye de ayırmam bazıları gibi. Hepsi dünya tatlısı bana.
Dün sabah tam karşıma bir çift oturdu. Annenin kucağında taş çatlasın 6 aylık bir cimcime...
Kocaman açtığı gözlerini elimdeki kitaptan bir an olsun ayırmıyor.
Hani bir an göz teması kursak, diyaloğu hemen başlatacağım.
Nasıl zeki bakıyor aman Allah'ım.
Yalnız, camdan yansıyan kış güneşi rahatsız ediyor gözlerini. Kırpıştırıp duruyor.

BABADAN ÖLÜMCÜL DARBE

Baba alıyor kucağına. Tam tersi yöne baktırıyor ama bu kez de manzara hoşuna gitmiyor küçük prensesin. Hafiften huzursuzlanma belirtileri başlıyor.
Ağladı ağlayacak derken, babadan öldürücü! darbe geliyor.
Cebinden çıkardığı akıllı telefonu tutuşturuyor 6 aylık bebeciğin eline.
"Tutuşturuyor" dediğim lafın gelişi tabii, alttan kendi destekliyor.
Minik kızın minicik parmakları, gözleri ekranda artık. "Al" diyor biraz da gururla, "En sevdiğin şey..." Ben mi öyle anlamak istiyorum bilemedim ama sanki kitaba baktığı gibi heveskar değil, daha çok "ne yapalım, bununla avunacağız" der gibi...
Ukalalık olmasın diye hiç sesimi çıkarmadım ama içim "cız" etti.
"O daha bebek yahu! Ona karşılaştığı her şey, her nesne, her canlı ilginç gelir bu dönemde.
Bırakın keşfetsin, görsün, dokunsun, öğrensin. Eline telefon vermek nedir ya?" dememek için zor tuttum kendimi.
Hani 50 kuruşa satın aldığımız küçük pet su şişeleri var ya, eline onu versen daha faydalı!
Sıkar; parmak kasları çalışır, bakar; öğrenir, çıkan sesle eğlenir, vurur oyalanır...
Uyarmaktan uzmanların dilinde tüy bitti. Akıllı telefonların (tablet, bilgisayar hatta televizyonu da katalım buna) küçük çocuklar üzerinde otizmden kansere pek çok zararlı etkisi var.
"Ama onsuz yemiyooööör", "Ama falancayı izlemeden uyumuyööör" diye ağzını yaydıra yaydıra bahane sıralayan ebeveynlerden de hiç hazzetmiyorum, kusura bakmasınlar...
En az onlar kadar antipatik gelen diğer ebeveyn grubu da aşırı kuralcılar.
Her cümleye "Bizim evde asssla..." diye başlayanlar.
Ben daha ortalarda bir yerdeyim:
Bir tutam disiplin, bir tutam diplomasi ve uzlaşma, bolca oyun ve eğlence...
Arada çuvallama ve kalkıp devam etme hakkım da baki kalsın bir yerlerde.
Velhasıl, söz konusu çocukların sağlığı ise, "Ne yapalım, böyle" diyerek geçiştiremeyiz, bir yol bulmak, yoksa da o yolu yapmak zorundayız!
Çocuklarımız için...

YOL VER GİTSİN

Kışın tüm kasveti üzerimizde.
Depresyonda değilsek de enerjimiz yerlerde. Fındık, ceviz, muz yedik tamam. İyi kötü sporumuzu da yapıyoruz. Yetiyor mu?
Pek değil.
Neden?
Çünkü "ruh emiciler" etrafta cirit atıyor.
Şaka adı altında inceden laf sokmaya çalışan, espri kılıfında alaya alan, lüzumsuz yorumlarıyla can sıkan, işi gücü başkalarını eleştirmek/aşağılamak olan, "dünya berbat-ben mükemmel" modunda dolanan insanlara yol verin gitsin. HAFİFLEYİN.
Her gününüze biraz şarkı, biraz kitap, biraz neşe, uzaktaki sevdiklerinizle 5 dakikalık hasret gidermece ekleyin. ZENGİNLEŞİN.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN