• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Eksik hayatlar FİLİZ ÖZKOL

Eksik hayatlar

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 03.12.2018, 00:00

Çocukluk yıllarımın sisleri arasında sıkışmış kalmış fakat bir türlü unutamadığım filmlerden biridir.
"Kader yolcuları".. Herkesin diline dolandırıp, günah keçisi ilan ettiği "KADER".
Sahi neydi bu kelime? Bu kadar anlam yüklediğimiz ve bir türlü temize çıkaramadığımız, suçlu gibi önümüze her fırsatta sunulan ve yaşamak zorunda bırakılan senaryolarımızın arasında sıkışan acılarımız, sevinçlerimiz, kazançlarımız, kayıplarımız ve bir dolu yarım yaşanmışlıklarımız.
Herkes biraz eksik yaşıyor bu hayatı.
Hevesle başladığı yaşam yolculuğunda bazıları çok erken yorulup terk ediyor, bazıları tökezliyor, hatta sıkı sıkı sarılıp inatla "YOLA DEVAM" diyenlerimiz var. "Sonunda nasıl olsa ölüm varsa, ne kadar yaşadığımızın ne anlamı var" demiş ünlü Fransız yazar Montaigne "Denemeler" adlı eserinde.
Sevgili yazar arkadaşım Canan Tan, hayatımı "SIZI" adlı kitabında anlatmak istediği zaman, altında kocaman bir yaşanmışlığın saklı olduğu, her sayfasının ayrı bir anlam taşıdığı bir kitap çıkacağını başlangıçta tahmin edememiştim. Bazen insana kendi hayatı bile yabancı gelebiliyor.
"BUNLARI BEN Mİ YAŞADIM" diyecek kadar kendinize yabancılaşabiliyorsunuz.
Önemli olan yaşadıklarımızı olduğu gibi kabullenmektir. Hayatın içinde her şey var.
Çocukluk yılları; yaşama "Merhaba" dediğimiz, yeni tanışma günleri. Başınıza nelerin gelebileceğini bilmiyorsunuz.. Nefes almanın sevinciyle dolup taşıyor içiniz.
Çocuksunuz, meraklısınız, güçlüsünüz, küstahsınız, şımarıksınız, sevgi dolusunuz.
Yalanlarla entrikalarla işiniz yoktur. Rol yapmayı bilemezsiniz.
Benim gibi boşanmış ailelerin çocukları yaşamın başında hayata yarım başlıyor.
Ve tüm hayatları boyunca diğer yarılarını arıyorlar, bulamayacaklarını bile bile. Kendilerine yakın hissettikleri "UMUT" en sevdikleri kelime. Adeta kader arkadaşı.
İlkokul çağlarındaki sıralarla ilk tanışmalarımız.
Yıllarca bizi esir edecek duyguların ilk tohumları. Bazıları için en mutlu anlar.
Anne ve baba ayrılıkları nedense bu yıllara rastlar bazı ailelerde. İlk hasretlerin gölgesi düşer küçük dünyalarına. Hayatın ilk basamakları. Sosyalleşme adına yaşanılan ilk duygular ve ilk eksilerin hayatınızı karalaması. Kurşun kalemlerin, silgilerin beyaz yakaların okul önlüklerinin arasına sıkıştırılmış hayal kırıklıkları. "OLMASA DA OLUR " diyemeyecek kadar anne baba tutsaklığı. Onlarsız hayatın imkansız hale geleceğini zannettiğimiz ve çok daha sonraları hayatımızdan düşen yaprakları sayarak geçirdiğimiz yıllar.
Ergen olmanın zorluklarını hepimiz biliriz.
Duygularınızı, bedeninizi keşfettiğiniz, "ARTIK BİR ERİŞKİNİM" dediğimiz dönemler. Acele edersiniz. Yaşam kaçıyordur.
Koşturmaktan zevk alırsınız. Sorgulanmak istemezsiniz. Sadece kendi sorunlarınız vardır. Gerisini dinlemek yorucudur, gereksizdir. Olgunlaşmak için zamanınız çoktur. Hayat uzun bir yoldur. Tadacağınız çok güzellikler vardır.
İlk aşkların tadı başkadır. İlk kalp çarpıntısı.
Yüreğinizin "tik-tak"larını bu kadar yakından hissetmemişsinizdir. Artık sade "O VE SEN" varsınızdır bu dünyada.
Daha sonraki yıllar. Olgunluk ve yaşlılık süreci içinde edindiğimiz arkadaşlar, dostlar, düşmanlar, başarı ve başarısızlıklarla iç içe geçmiş kocaman bir yaşam halkası. İçinde yuvarlana yuvarlana sona yaklaştığımız kimine göre "KISA' kimine göre "KOCA BİR ÖMÜR" ... Azalırken çoğaldığımız, çoğalırken azaldığımız garip bir yaşam döngüsü..
ANLATMASI ZOR.. ANLAMASI GÜÇ..
SONUÇ... ELDE VAR SIFIR. Hayat her şeye rağmen güzel diyelim.. Mutlu haftalar arkadaşlar.

***
Hayat yaşandı aramak değil, kendimizi aramaktır.
(C. Pavese)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA