• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Aslında herkes haklı FİLİZ ÖZKOL Aslında herkes haklı filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14.01.2019, 00:00

Astroloji danışmanlarımla ne zaman bir seansa başlasam; bir savunma mekanizması içinde olduklarını görüyorum. Hepsinin ortak sorunu "BEN HAKLIYIM"... Çağımızın vebası gibi bir şey bu duygu. Seni dinlemeye hazır olsalar bile, ilk fırsatta kendilerini anlatmaya başlıyorlar.
Yüzleşemedikleri ve itiraf edemedikleri duygularının yansımasını senden beklerken sürekli haklı çıkmaya çalıştıkları bir kaosun içindeler.

YAŞAM, GÜÇLÜLERİ SEVİYOR
Neyi duymak istediklerini uzun uzun düşünürüm. Kimse korkularına zayıf düşmek, kaybetmek istemiyor. Yaşam, güçlüleri seviyor galiba. Adlandıramadıkları düşüncelerin gerisinde yatan bu ezilmişlik duygusu yüzünden en yakınlarını kırıp öfkelerini onlardan çıkarıyorlar.
Esra'nın kader arkadaşı diye nitelendirebileceğim yıllarca birlikte yol aldıkları Murat'la bitmeyen sorunlarını anlatırken aralarında verdiği savaşın altında yine "BEN HAKLIYIM" vardı.
Gülnur dünya tatlısı bir kızdı. Kocası Erhan ona keza. Fakat kayınvalide olgusunun altında ezilen bir evliliğin suçlusunu aramaya kalksak her halde psikologlar bile altından kalkamazdı. Herkes kendi sesinin duyulmasını isterken hangi duygunun baskısı altındalar acaba? Her iki tarafın da sonucu belliydi: BEN HAKLIYIM Tamer yıllarca şirketin en çalışkan, en çok iş yapan elamanı olarak, hakkı olan terfi alamadığı için neredeyse kinlenme derecesinde bir öfke seli içindeydi. Peki o çok kızdığı genel müdürünün suçu var mıydı?
Şirket içi hiyerarşinin ne durumda olduğunu, kim tam tahmin edebilirdi ki? Altında yine aynı cümle: BEN HAKLIYIM

YÜZLEŞMEYİ BECEREMİYORUZ
Yüzyıllardır aile ve yuva içinde yaşanan çekişmelerin kaosunda kişilerin kıyıda köşe kalmış beklentilerinin büyüyüp dağ gibi olmasına neden, fark edilmemiş olmanın kanayan yarası var eminim. Daha sonra kabuk tutması ve dökülmesi bile, izlerinin yok olmasına neden olmuyor. Hep içsel bir gizlilik içinde "BEN HAKLIYIM" vardır.
Dünyayı tanımaya ve varlığını sürdürmeye gelmiş varlıklar olarak yaşam mücadelemizi tabii ki yapacağız. En büyük kusurumuz kendimizle yüzleşmeyi beceremiyoruz.
Birileri bize hatırlattığı zaman da hemen pençelerimizi çıkartıyoruz... Kendimize toz kondurmak istemiyoruz. Başkalarını eleştirirken aslan oluyor, bizi eleştirenlere tırmık atıyoruz. Kendi özelliklerimizi tanımıyoruz.
Bize bunu hatırlatanlara öfke duyuyoruz.
Aslında herkes birbirinin aynası ve temelde hepimiz aynıyız. Yaşanmışlık tecrübelerimiz farklı olduğu için çarpışıyoruz.

KİMSE MÜKEMMEL DEĞİL
Günümüzün en büyük hastalığı, içsel kaygıların yarattığı kırgınlıklarını bir başkasına yüklemek. Sosyal ve aile içinde yaşanan olayların temeli çocukluk yıllarımıza dayanırken, herkes kendi yaşanmışlıklarından yola çıkarak, kendi katmanlarında saklı düşüncelerinin verdiği baskıya bedeni ve ruhu dayanamıyor. Önemli olduğunu bilmesi kadar kişiye mutluluk veren başka bir duygu yok. Bu tatmin edilmediği zamanda, çevresinden onay alma çabaları içinde oluyor.
İşte 'BEN'lik savaşları burada başlıyor.
Bazen, fazla başarı da insanı olumsuz yapıyor.
İçindeki egoyu besliyor. Ben her şeyi mükemmel yaparım duygusu geleceğin yıkımı oluyor. Çünkü hiç kimse mükemmel değil. Her başarı bir başarısızlığın temel taşıdır. İnsan aşağı düşerken tırmanmaya çalışır. Çabalamak zor olduğu için kazanımlarının keyfini sürmek yerine her konuda "BEN HAKLIYIM" demek yanlış olmuyor mu? MUTLU HAFTALAR...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN