• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Siber kubbe vizyonu

GONCA ELİBOL

Siber kubbe vizyonu

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05 Nisan 2026

Dijital çağda güç; sınırlar, ordular ve fiziki varlıkların ötesine geçerek; veri, algoritma ve dijital altyapılar üzerinden yürütülüyor. 21. yüzyılda güvenlik parametreleri ise yekara, deniz, hava ve uzayın yanında beşinci bir alan olarak siber uzaydır. Bu, devletlerin ekonomik bağımsızlığını, toplumsal bütünlüğünü ve karar alma kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir cepheye dönüşmektedir. Dünya Ekonomik Forum Küresel Riskler Raporu, siber tehditleri en kritik riskler arasında gösterirken, OECD verileri dijital ekonominin hızla büyüdüğünü ortaya koyuyor. 2024 itibarıyla siber suçların küresel maliyetinin 10 trilyon doları aşması, konunun artık doğrudan ekonomik istikrar ve ulusal güvenlik başlığı olduğunu açıkça göstermektedir.

STRATEJİK BİR BÜTÜN
2 Nisan 2026 tarihinde Türkiye Bilişim Derneği tarafından Ankara'da düzenlenen 9. Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi, Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kenan Nurhan Altınsaat, "siber güvenliğin artık dijital egemenliği aşarak doğrudan milli egemenlik meselesine dönüştüğünü vurgulamış; yapay zekâ, dijital dönüşüm ve siber güvenliğin birlikte ele alınması gereken stratejik bir bütün oluşturduğunu" ifade etmiştir. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal ise tehditlerin ulaştığı yeni boyuta dikkat çekmiştir. Yapay zekâ destekli saldırıların artık sistemleri değil, doğrudan algıyı hedef aldığını; doğru ile yanlışın ayırt edilmesini zorlaştırarak karar süreçlerini etkileyebildiğini belirtmiştir. "Veri sizin değilse, karar da sizin değildir" ve "Gerçek susarsa, boşluğu yalan doldurur" ifadeleri, veri egemenliği ve bilgi bütünlüğünün yeni güvenlik paradigmasındaki yerini açık biçimde ortaya koymaktadır. Önal, Türkiye'nin dijital bağışıklık sistemini güçlendirecek "siber kubbe" yaklaşımının tüm paydaşların ortak iradesiyle inşa edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

SINIRLAR SİLİKLEŞİYOR
Son dönemde yapay zeka ile birlikte gerçek veriyi teknik uzmanlıkla bile çözmek giderek zorlaşmaktadır. Çünkü yapay zekâ çağında hakikat ile dezenformasyon ve manipülasyon arasındaki sınırın giderek silikleşmesidir. Örneğin deepfake içerikler, veri zehirleme saldırıları ve algoritmik yönlendirmeler; bireylerin algısını, kurumların itibarını ve toplumların karar süreçlerini etkileyebilecek seviyeye ulaşmıştır. Bu durum, siber güvenliği teknik bir başlık olmaktan çıkararak bilgi güvenliği ve toplumsal direnç meselesine dönüştürmektedir. Bakıldığında geçmişte uzay güvenliği üzerinden yapılan stratejik değerlendirmeler bugün ise siber alan için yapılmaktadır. NASA'nın ifade ettiği "Uzayı kontrol altına alan dünyaya hâkim olur" yaklaşımı, dijital çağda veri ve algoritmalar üzerinden yeniden yorumlanmakta; siber uzayı yöneten aktörlerin küresel güç dengelerini belirlediği bir döneme işaret etmektedir. Öte yandan küresel ölçekte ABD, Çin ve Avrupa Birliği arasında yaşanan rekabetin temelinde veri egemenliği yer almaktadır. Bu nedenle yerli ve milli üretim, teknoloji bağımsızlığı ve veri güvenliği açısından stratejik bir zorunluluk haline gelmiş; Türkiye'nin "siber çelik kubbe" vizyonu bu sürecin güçlü bir yansıması olarak öne çıkacaktır. Ve bunun için milli birlik ruhu ile ilerlemek şarttır. Diğer taraftan kurumsal açıdan değerlendirildiğinde bu alanda çok fazla ödevimiz bulunuyor. Tüm çalışanların siber tehditlere karşı farkındalık sahibi olması kritik önem taşırken; şirketlerin siber güvenlik ve yapay zekâ boyutlarını kapsayan entegre strateji belgeleri oluşturması ve bu yapıları kriz yönetimi sistemleriyle uyumlu hale getirmesi gerekmektedir. İlave olarak eğitim tarafında ise erken yaşta farkındalık belirleyici rol oynamaktadır. İlköğretimden itibaren siber güvenlik ve yapay zekâ temelli derslerin müfredata entegre edilmesi, geleceğin insan kaynağını güçlendirecektir. Tıpkı Çin'in 15.kalkınma planında bu alana verdiği önem gibi bir Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde ilerleme uzun vadeli ülkemizin geleceği için önemli olacaktır. Kamu kurumlarının bu alandaki rolü ve stratejik yönelimi; toplumun refah düzeyinin artırılması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi, iş dünyası ve tüm sektörlerin etkin ve verimli çalışabilmesi açısından belirleyici bir öneme sahiptir. Bu çerçevede Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı koordinasyonunda; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların bütüncül yaklaşım ve güçlü koordinasyonla yürüttüğü çalışmalar, ülkemizin dijital geleceği açısından stratejik bir değer taşımaktadır. Milli Savunma Bakanlığı perspektifinde siber alanın güvenlik boyutu daha da kritik hale gelirken; iş dünyasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde şirketlerin bu dönüşüme uyum sağlaması, kurumsal dayanıklılığın artırılması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.