• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Üç doğru bir yanlış FİLİZ ÖZKOL

Üç doğru bir yanlış

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 17.06.2019, 00:00

Hepimizin okul yılları önemlidir. Hele hafızalarımızdan çıkmayan sınavlarımız, sorularla bitmeyen kavgalarımız, öğrencilik yıllarımızdaki korkulu rüyalarımızdı. Elimizde kalemlerimiz ve önümüze konan testleri yeri geldiğinde parmak hesabı yaparak başarılı olma savaşlarımız. Yıllar geçip de, kocaman insanlar olduktan sonra bile alışkanlıklarımızdan vazgeçemediğimiz kurgularımız.

Hayatın bir matematik olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Büyüklerimiz ne doğru insanlarmış. İnsan yaş aldıkça daha çok kadir kıymet biliyor.
"Allah nefesimizi bile sayılı yaratmış. Ne bir eksik ne bir fazla, kıymetini bilelim" gibi gençlik yıllarında anlamasam da çok hoşuma giden, büyüklerimin sözleri vardı.

YILLARIN GERÇEK HESABI
İnsanın kanının deli aktığı dönemler vardır. Zannedersiniz ki, hayat hep öyle devam edecek. Gözünüz hiçbir şey görmez. İmkansız diye bir şey yoktur sizin için. Neden olsun ki? Sanki, her şey bizim için.

Bugünlerimiz, cesaretin tavan yaptığı kaybetmekten korkulmayan zamanlarımızdı. En fazla sıfırı tüketir yeniden başlarız diye kendimizi kandırma dönemlerimizde, "BOŞ VERRR" en çok kullanılan sözlerdi.

Evvel zaman içinde diye başlayan, yıllarımızın gerçek hesapları maalesef farklı çalışıyor. Kazanmak ve kaybetmek arasında mekik dokuduğumuz koskocaman bir yaşamın içinde kaybolmama savaşları verirken hala kimin matematiği doğru sonuç veriyor diye elimizde görünmeyen sağlama cetvelleriyle dolaşıyoruz.

Karşımdaki iş adamı yıllardır başarıdan başarıya koşmuş, babadan kalan işini büyütmek için; gecesini gündüzüne katarken ailesini ve tüm sevdikleri ile yeteri kadar ilgilenememiş, sağlam bir maddi güce ulaşmak adına onları hep ihmal etmişti. Sonra ortağının bir hatası yüzünden, hayatının tüm doğruları bir yanlışla bitivermişti.

KAYBEDİNCE ANLAMAK...
Sedef ve Tarık, üniversite yıllarında başlayan aşklarını evliliğe kadar götürmüşlerdi. Üç çocuk sahibi, başarılı bir iş adamı ve iş kadını sıfatını elde edene dek hayattan neler kaçırdıklarını, çocuklarının birini elim bir trafik kazasında kaybedince anlamışlardı. Hangi soruyu atlamışlardı? Artık yanlışı olmayan bir doğruyu nasıl bulacaklardı.

Necla; kasabasından ünlü olma hayalleriyle geldiği büyük şehrin gecelerinde, kaybettiği masumiyetinin hesabını hangi muhasebe defterlerinin sayfalarında arayacaktı. Hayat sınavında, karşısına bilmediği konulardan sorular çıkmıştı.

HAYAT, BİR BİLGİ SÜRECİDİR
İlişkilerimizin neredeyse tamamında doğru ve yanlış kavramı iç içedir. Yaptığımız her seçim, bizim kararımızdır, sonucuna da katlanmalıyız.
Yanlışlarımıza öfke duymak yerine, bize öğrettikleri için minnet duymalıyız. Bizi biz yapan kazandığımız değil, kaybettiğimiz savaşlardır.
Pişmanlıklarımız ve keşkelerimiz çok değilse, gerçekten yaşamamışız demektir. Hayat bir sınav değil, bilgi sürecidir. İnsanoğlu tek şartın doğruluk olduğunu sanır. Oysa yanlıştan da, doğruluğu öğrenebiliriz. Yaşamda her şey tecrübedir. Hayatın döngüsünden kopmayalım. Tekrar tekrar deneyelim.

'Bin doğru yapsan da, bir yanlışın konuşulur.' (Sadi)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA