• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Sepeti koluna herkes yoluna FİLİZ ÖZKOL

Sepeti koluna herkes yoluna

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 09.09.2019, 00:00

Karmaşık bir ilişki düzeni içinde yaşadığımızı kabul edelim. Hele kadın erkek ilişkileri üzerine fasiküller dolusu kitap yazıp, fikirler üretsek de, bir yerde tıkanıp kalıyoruz. 'KADINA ŞİDDET' son yüzyıla damgasını vurmaya tüm hızıyla devam ediyor. Sözde medeni iki insan, karşılıklı konuşmayı unutmuşlar. Sadece suçlamalar üzerine kurulmuş diyaloglar. Öfkelerin cirit attığı ilişkilerde bir türlü olumlu sonuç alamıyoruz.

Arabesk duyguların hedefi zannettiğimiz bu şiddet eğilimlerinin aslında sosyal sınıf tanımadığını artık toplumun her kesiminde gözlendiği ve hangi kültür yapısına sahip olursanız olun ezik erkeklerin güç gösterilerini kadın ve çocuk üzerinde denediğini acıyla izliyoruz. Birçok erkeğin kendini savunma şekli: Ağır tahrik sonucunda kendimi kaybettim!

SADECE ERKEK Mİ AYRILIR!
Nasıl yani? Bir kadın biyolojik yapısının tüm narinliğiyle nasıl bir erkeği çileden çıkarabilir ki? En fazla kendini savunma şeklinden kaynaklanan birkaç acıtma sözcüğünün karşılığında bedensel tahribata yol açacak bir eyleme dönüşmesini hiçbir "TOPLUM VE DİN KÜLTÜRÜ " kabul edemez. İki insan yaşamlarının herhangi bir döneminde bir şekilde karşılaşabilir aralarında bir duygu ve buna benzer nedenlerden dolayı aile kurma isteği içinde olabilirler. Her şeyin başlangıcı olduğu gibi bitişi de vardır. Ayrılık kararı sanki yalnızca erkeğe aittir. Bir kadın bu istek içinde olduğu zaman çalsın sazlar çekilsin kılıçlar. Nasıl bir düşünce anlayışıdır! Aklı başında bir insanın anlaması mümkün değil. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'yi yasa boğan "EMİNE BULUT"un çocuğunun gözleri önünde eski eşi tarafından boğazının kesilmesiyle sonuçlanan bu olay, ne ilk ne de son olacaktır. Geçmişte de bu tür olaylar yaşadık. 1979 yılında Türk sinemasının sevilen Kıbrıs asıllı ismi Feri Cansel, büyük bir kıskançlık sonucunda; kızının gözleri önünde, o dönem büyük aşk yaşadığı sevgilisi tarafından başından vurularak öldürülmüştü. Cansel, 39 yaşındaydı...

'ACILARIN KADINI' BERGEN
Türkiye'nin en tanınan arabesk-fantezi şarkıcıları arasında olan rahmetli Bergen, albümünün adı gibi "Acıların Kadını"idi. 1989 senesinde, 30 yaşındayken boşandığı eşi onu kurşunlayarak öldürmüştü. Bu tür trajik olayların nedenlerini düşündüğümüz zaman altında gerçekten "ÖLÜ- MÜNE BİR AŞK" duygusu mu yatıyor? Kriminal dünyada bilinen bir gerçektir ki her cani bir gün mutlaka cinayet mahalline döner. Cinayet işler, önce uzaklaşır, cinayet aletini elden çıkarır, sonra da ilk fırsatta cinayeti işlediği yere gelir. Büyük ve ölümsüz aşklar da öyledir. Büyük aşkların saklandığı ve odaklandığı yüreklerde ufak tefek kalp krizleri yaşanmış ve bazı tahribat meydana gelmişse kırılan kalpleri tamir ve tedavi etmenin tek yolu aşkın ilk mahalline dönmektir. Yarım kalmış duyguların ani bir şiddete dönüşmesi günlük güneşlik bir havada şimşek çakması gibi bir şeydir.

LÜTFEN SAKİN OLALIM
Biten bir beraberlik dostluk duygularına ve arkadaşlığa dönüşmemiş ise, daha sonra çiftlerin bir araya gelmeleri sakıncalı olabiliyor. Aşk mantık dışı bir duygu eylemi. Altından kalkamadığımız zaman, işte böyle sonuçlara neden olabiliyor.

Alıp başımızı gitmelere sözüm yok, fakat geriye dönüşlerimizde lütfen sakin olalım. Hepimiz bir gün nasıl olsa öleceğiz. Yaşarken hayatlarımıza saygı duyalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA