• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Gelecek çocuklarımızındır HALDUN ARSLAN Gelecek çocuklarımızındır Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21.02.2018, 00:00

Yaklaşan Yeşilay Haftası ile ilgili olarak konunun toplum ve birey için ne kadar önemli olduğunu anlatmak tüm sağlık elemanlarına ve kurumlarına düşmektedir. İçerdiği derinlik nedeniyle bireye düşen görev dışında ülkelere ve dünya sağlık örgütlerine görevler düşmektedir. "Çağımızda toplumda yer edinen alışkanlıklar içinde derin yaralar açan nedir?" sorusuna yanıtımız alkol, sigara ve uyuşturucu batağı olmalıdır.
Yaklaşan Yeşilay Haftası nedeniyle bana düşen görevi sorumluk olarak kabul ediyorum.
Gelecek nesillerimizin sağlıklı olması oluşturacağımız farkındalık çalışmaları daha önemli hale getirmektedir. Çok özel dostum çevre yazarı Ahmet Aydın Akansu çevreyi çocuklarımızdan emanet aldığımızı hep söyler ve yazarken aslında bizlere söylediği gelecek toplumun sağlıklı olmasının önemli ve bugünden kurulmuş olduğudur.

BÜYÜ VE SİHİR

Toplum içinde yer bulan ve basit alışkanlıktan bağımlılığa kadar giden alkoluyuşturucu- sigara yarattığı toplumsal/ birey etkileri o kadar geniş bant içinde yer alır ki neresinden ele alsanız köşe yazısına sığdıramazsınız. Kökleri insanlık tarihinde eskilere giderken ortak özellikleri büyü, sihir, öte alemle bağlantı kurma gibi içinde kutsallık barındıran özellikler taşımaktadır.
Şaman kültürde esriklik sağlayan maddeler, Kızılderililerin büyüsel sigara yaklaşımları, tanrısal aşka ulaşmak için bazı inançlardaki alkolün kullanımları bu maddelerin masumiyetlerini sağlamaz.

ORTAK MÜCADELE

Emperyalist güçlerin elindeki bu maddeler günümüzde küresel şirketleri yaratmıştır.
Ülkelerin ekonomik girdilerinde her biri rekabet halindeki bütçeleri karşısında bireyin tek başına kendini korumasında zorluğu oluşturmaktadır. Hele hele uyuşturucunun içine aldığı bloklar insanlık için doğrudan tehlikeli durum oluşturmaktadır.
Aslında anlatmak istediğim mücadelenin tek ayağı olmadığı ve bireye 'Sen iradenle bunu yenersin' kolaylığını söylememek için. Ülkelerin bile mücadele ederken birlikte davranıp dünya sağlık örgütleriyle birlikte ortak karar alıp yaptırımlar uygulaması gerekmektedir.

HİLAL-İ AHDAR

Eski adı Hilal-i Ahdar cemiyeti olan Yeşilay, 19 Eylül 1934 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından 2-1288 sayılı alınan karar ile kurulmuştur. İçeriğinde gönüllülük esasında bir halk kuruluşudur. Dokümantasyon, arşivleme, kendi içinde belge, bilgi toplama ve değerlendirme yapılmaktadır.
Topluma zararlı olan maddelerle ilgili çalışmalar hazırlanır ve toplum içinde farkındalık yaratmak adına yapılan çalışmalar bu cemiyette yapılır. Yeşilay'ın sembolü, karşıdan bakıldığında iki ucu sağa bakan yeşil bir hilal şeklindedir. Yeşilay sembolündeki hilal, Milli kimliğimizi ve Devletimizin bağımsızlığını temsil eden Türk Bayrağı'ndan alınmıştır. Hilalin rengi olan yeşil ise köklerini derin İslam kültüründen aldığıdır.
İçeriği geniş olduğundan ve önemli olmasından dolayı sonraki yazıda bu maddeler için dünya sağlık örgütlerine, ülkelere ve bireylere düşenleri anlatacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN