Son yıllarda hayatın getirdiği zorluklar, insanı yıldıracak, umudunu kıracak düzeye getiriyor.
Banka kredileri olmasa, kimse belini doğrultamayacak. Çünkü kazancın yetmiyor, delik sürekli açılıyor. Evet, enflasyon düşük, evet ne ararsan var ama sanki bir uyumsuzluk yaşanıyor.
Ayağımızı fazlaca yorganın dışına çıkardık, bankalarla fazlaca yüz göz olmaya başladık.
Babamın hayatını, yaşadığı zorlukları düşününce, biz yine de daha şanslıyız ama özgürlüğümüzü yitirdik sanki...
Geçmiş yılları hatırlarım, çocukluğumu örneğin... Hem para azdı hem de bankaların eli sıkıydı. Faizler desen, füze mübarek... Değil banka müdürü, memurlar bile bakmazdı yüzüne, ya etiketin ya da üç-beş kuruş paran olmayınca...
Öylesine bir kısır döngüydü.
Paraya sıkışsan tek umut ışığı tefeciydi. Onun kucağını da düştün mü, kurtuluşun yoktu.
Para aslanın hep midesindeydi.
***
Bu açıdan bakınca, Türkiye'nin ekonomik yönden olumlu geliştiği aşikar...
Yeter ki, bu gelişmenin önüne engel koyup, yine IMF'nin kapısını çalmayalım.
İşte o zaman biteriz.
Şimdi sıra toplumu sosyal yönden geliştirmeye, güven vermeye, değerlerimize sahip çıkmaya, bu ülkeye ölümüne hizmet etmiş, doğru adımlar atmış Fatih'i, Yavuz Selim'i, Kanuni'yi, Atatürk'ü, İsmet Paşa'yı, Bülent Ecevit'i, Turgut Özal'ı saygı ve seygiyle anmak, nefret tohumları ekmemektir.
Görüyorum ki, bunun için özel çaba gösterenler, yüreklere kin ekenler var.
Toplumu Atatürk Cumhuriyeti'nden soğutup, karanlık düşlere sürükleyenler var.
İşte bunu hissedip, hayata daha sıkı tutunmak gerek... Yılmak, ezilmek, kaybetmeyi alışkanlık haline getirmek, Atatürk çocuklarının tercihi olamaz.
Mücadele her yerde, her şekilde olmalı.
Paha biçilemez özgürlüğümüzü, üç kuiruş paraya, kişisel menfaate değişmek, doğruları görmemek ancak korkakların işidir.
Yürekli insan, gerçeği görendir.
GÜNÜN SÖZÜ
Akıl hiçbir zaman duyguları yönetmez, sadece onun suç ortağı olur.
Mignon McLaughlin
