• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
İnsan yaşamına dokunan kazanır HÜROL DAĞDELEN İnsan yaşamına dokunan kazanır hurol.dagdelen@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 29.06.2017, 00:00

Hayat çabucak gelip geçiyor. Bu geçiş süreci gençlik yıllarında daha ağır, yaşlandıkça daha hızlı...
Bu yüzden ne gençlik, yaşlılığı anlar ne de yaşlılık, gençliği anlamak ister.
İnanılmaz bir süreç, film gibi...
Tutmaya kalksan tutamazsın ki, alıp gidiyor cübbesini, seni kaderinle, anılarınla baş başa bıraka bıraka...
İşte o yüzden insan yaşlandıkça anılarını da peşi sıra götürür, zira o anı torbasında gençlik vardır; ilk aşk heyecanı, ilk tutku, gençlik yıllarında aileyle bir arada olma coşkusu, okul yılları, ilk işe giriş, ilk paranı kazanma, ilk kez sevdiğinin elini tutma, ilk anne deyiş ve ilk evine yerleşme vardır...
Yani hepsi de insanın kendi yaşamından kesitler...

AH GENÇLİK..

Hani bir söz vardır, "Gençler bilse, yaşlılar yapabilse" diye... İşte tam bu tanımlama, hayatın özeti gibi gerçekten...
İnsan gençlikte gelecekte yaşayacağı zorlukların farkında olmadan yaşıyor, bu kesin...
Ne laf dinliyor ne de nasihat...
Varsa yoksa tutkuları, beklentileri...
Gençlikte yapamadıklarını yaşlandığında yapmaya kalkmak da, bir o kadar itici ve anlamsız...
Sonra da "ah gençlik vah gençlik"...
Kesin olan bir şey varsa, ne yaşanmışsa orada kalıyor.
Hele çoluk çocuğa, torunlara karışmışsan, her anı belleğin bir köşesine terk ediliyor.

ÖZEL BİR ÇALIŞMA

Bayram boyunca bir reklam filmi döndü ekranda, duygusal ama yaratıcı bir konusu vardı Türk Telekom patentli reklamın... Dedesinden gençlik anılarını dinleyen küçük bir kız, düşünüp taşınıyor ve dedesine unutamayacağı bir armağan vermeyi planlıyor.
Önce anne ve babasından, dedesiyle ilgili bilgileri alıyor.
Çocukluğunda nerede oturduğunu, kimlerle dost olduğunu, kimleri hayatından vazgeçilmez kıldığını, dostlarını öğreniyor.
Sorup soruşturuyor, eski evini buluyor. Dostlarını, sevdiklerini bir araya getiriyor. O dedesinden en çok dinlediği anıyı, onun dostlarıyla aynı sofrada buluştuğu günleri yeniden yaşatmak için kolları sıvıyor.
Hepsini aynı sofrada buluşturuyor.
Ve en büyük sürpriz, dedesi dostlarını, akrabalarını şimdiki halleriyle karşısında buluyor ve inanılmaz bir coşku...
Geçmişiyle yaşayan, anılarıyla hayatına renk katan bir insana verilebilecek en güzel armağandır sanırım bu yaşadığı...
Hem konusu, hem kurgusu, hem de çekimleriyle çok güzel olmuş bir çalışma... Bayramın da özüne ve felsefesine uygun olması cabası...
İçinde duyarlı bir gençlik de var, duygusal bir yaşlılık da...

***

Her zaman bunu bilir bunu söylerim; insana dokunan her zaman kazanır. Türk Telekom'un reklam şirketi de, bayramın içeriğine uygun bu güzel çalışmayı, insani değerlerle yoğurarak, aslında kuşaklararası bir çatışmanın olmadığını ispatlarcasına, keyifli bir gösterim hazırlamış izleyiciye...
Keşke hepsi de böyle, insanı sömürmeden, duygularını dikkate alarak hazırlansa...

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN