Ne seyircisiz oynama, ne saha kapatma. Kimse caymıyor. Ve artık eğer olay çıkarmayı kafaya koyduysan rakip taraftarın olması da gerekmiyor. Madem öyle CTRL-ALT-DELETE yapıp çıkalım bu oyundan. Bu oyunu seviş şeklimiz böyle ise sevmeyelim daha fazla.
Ne cezalar caydırıcı, ne demeçler inandırıcı. Sorsan herkes tribün terörünün karşısında. Genel olarak "Sahalarda görmek istemediğimiz olaylar" diye tabir ettiğimiz ama gelin görün ki çeşitli örneklerin desteklediği üzere büyük bir çoğunluğun istediği bir karmaşanın içerisindeyiz.
Ne seyircisiz oynama, ne saha kapatma. Kimse caymıyor. Ve artık eğer olay çıkarmayı kafaya koyduysan rakip taraftarın olması da gerekmiyor. Bir hedef belirlemek yeterli. Herkes hakim, herkes ceza kesici. Hakeme mi kızdın? Atlayıp döversin bu iş biter. Rakip takımın oyuncusu tahrik mi etti? Sandalyeyi kafasına geçirmek şart o halde. Yani kimse pişman değil. Herkesin bir gerekçesi ve haklı bir sebebi var son tahlilde. O halde konserde istediğimiz şarkıyı söylemeyen şarkıcıya, rafta son kullanma tarihi geçmiş süt bulunduran bakkala, filmini beğenmediğimiz yönetmene, düğmeye bastığınız halde dalgınlıkla durakta durmayan şöföre, "Kan kırmızı" dediği halde kabak karpuz satan manava da mı saldıralım?
Mesele Beşiktaş taraftarının ettiği mi sadece? "Aaa, ne ayıp şunların yaptıkları" deyip sıvışabilir mi ötekiler. Bakmayın "Birkaç kendini bilmez" dediklerine, alt alta sıralayıp bir toplama işlemi yaptığınız da milyonlarca kendini bilmez çıkıyor ortaya. Ve insan bu kadar kendini bilmezle statlarda bir arada olmaktan ürküyor doğal olarak. Bugün Olimpiyat'ta olanlar yarın Telekom'da oluyor. Sonra Saracoğlu'nda. Alsancak'ta... Kadir Has'ta... Avni Aker'de... Kısacası Türkiye'nin her yerinde.
Derbi öncesi 76 bin biletin satıldığını duyunca "Ah! be şu statta iki takımın taraftarı da olsa iyi olmaz mıydı?" dedik. Yine yanıldık. Olmazmış. Görünen o ki bundan sonra da olmayacak. Mazide kalmış onlar.
E o zaman kapatalım kepenkleri. CTRL-ALT-DELETE yapıp çıkalım bu oyundan. Madem bu oyunu seviş şeklimiz böyle, sevmeyelim daha fazla. Yenilgilere tahammül edemiyorsak bilgisayar oyunları ile tatmin olalım. Her kaybedişte ana menüye dönüp kazanana kadar bir daha, bir daha oynayalım. Faal futbolcular için de Acun bir Devler Ligi kursun mesela. Jübile yapanlar da Survivor'a gitsin.
Şaka bir yana her defasında "Daha beteri olmaz herhalde" deyip şu güzel oyunu izlemeye devam ediyoruz. Ancak öyle şeyler oluyor ki gün be gün olan bitenden daha da soğuyoruz. Yazık... Çok yazık...
