• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Londra’da son final

NECDET KESTELLİ

Londra'da son final

necdet.kestelli@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01 Aralık 2009
Londra'da 22-29 Kasım'da oynanan ve yalnız dünyanın en iyi sekiz oyuncusunun katılabildiği ATP World Tour final müsabakalarında Federer önce Murray'ı, sonra Verdasko'yu yendi, ancak Del Potro'ya 6-2, 6-7(5), 6-3 yenildi. Bu neticeden sonra, üç oyuncunun da puanları eşitlendi. Hepsinin de iki galibiyetleri, birer de yenilgileri oldu. Ancak kurallara göre aldıkları-verdikleri set sayısına göre (bunda da eşitlik varsa, alıp verdikleri oyun sayıları arasındaki farka bakılıyor) sıralanmala yapıldı. Federer (44-40/ dört fark), Del Potro (45-43/iki fark) ve Murray ise (44-43/bir fark) ile bitirince, Federer gurubun birincisi, Del Potro ise ikincisi olarak yarı finale çıktı. Murray bir oyun eksik aldığından maalesef guruptan çıkamadı.
Üç maçını da kaybedip bu turnuvada silinen Nadal'ın bulunduğu diğer gurupta ise Davidenko 3. maçında Djokoviç'i yenerek, Soderling'in yanında yarı finale yükselmeyi, ardından da cumartesi günü Federer'i üç sette yenerek finale çıkmayı başardı. Diğer yarı finalist Del Potro, Soderling'i 3 sette, ucundan da olsa yenmeyi başardı ve ilk defa yeni isimler şampiyonluğa aday oldu. Ancak yıl sonunda gösterdiği müthiş yükselişle buraya katılmaya hak kazanan Davidenko, tecrübesiyle Del Potro'yu iki sette yendi ve büyük şampiyonluğa ulaştı. Seyredemedik ama puanları takip etmek bile yeterince heyecanlıydı.

Roger Federer'in yılı
ATP World Tour yarı finalinde karşı karşıya geldiği Davidenko'ya 13. maçda ilk defa yenilerek finale çıkamayan Federer, şampiyon olamadı ama 2009'a muhteşem rekorlarla damgasını vurdu. 2004, 2005, 2006 ve 2007'de olduğu gibi 2009'u da "Dünya 1 numarası" olarak bitirdi ve Pete Sampras'ın (1993-98) rekorunu yakaladı. Bu başarısıyla, Jimmy Connors (1974-78), İvan Lendl (1985-87 ve 89), McEnroe'yu (1981-84)
geçmeyi başardı. Aynı zamanda 1 numara hükümranlığını ancak bir sene sürdürebilmiş olan Nadal'ın ensesinde hissettiği nefesinden de kurtulmuş oldu. Evet, 2009 Federer için müthiş bir yıl. İlk defa Rolland Garros'u kazandı; Wimbledon'da mutlu sona erişince 15 şampiyonlukla Pete Sampras'a ait Grand Slam şampiyonlukları rekorunu kırmış oldu. Yetmedi, en uzun süre bir numarada kalan oyuncular arasında Sampras (286), Lendl (270) ve Connors'tan (268) sonra, 263 hafta ile dördüncü sıraya yerleşti. 2010 yılında Avustralya Açık'ı da kazanırsa Pete Sampras'ın bu rekorunu da yakalabilecek. Anlaşılan Federer daha çok tarih yazabilecek herhalde...

Kültürpark'ta seçim
Bu kulüp 59 yıldan beri benim ikinci evim. Dolayısı ile kulübün durumu ve geleceği ben ve benim gibiler için çok önemli. Servet Başkanı severim ama, dostluk başka iş başka düşüncesiyle artık "değişim" taraftarıyım. Değişim Gurubu'nu destekliyorum. Taraf olduğum için ve etik olarak buradaki yazılarımda kararımın nedenlerine değinmediğim gibi bu konudan uzak duruyorum, kimseleri tesir altında bırakmak istemiyorum. Kültürpark her yönüyle büyük bir kulüptür, bundan sonra da öğle de olmaya devam etmelidir. Bu bakımdan benim görevim, anlasınlar veya anlamasınlar adaylara sadece acizane uyarılarda bulunmaktır.
Aslında herkesin onlardan beklediği kendilerine yakışır şekilde yarışmalarıdır. Kulübün geçmişine ve saygın üyeleri önünde onurlu ve saygın bir mücadele vermeleridir. Ancak, çok bildiklerini sanıp, kendilerine çok güvenip yanılmasınlar. Ne "bakar-görmez" olsunlar, ne de kendilerini "dev aynasında" görsünler, birbirlerine düşman gibi değil, geçici bir rakip gibi davransınlar. Hayırlısı olsun

Agassi olayı kapandı
Agassi, yayınladığı "Open" adlı otobiyografisinde gençliğinde yaptığı hataları, 1997 yılında uyuşturucu kullandığını ve ceza almamak için yetkililere yalan söylediğini "fair-play" düşüncesi içinde itiraf etti. Bu bir aptallık mı, şeffaflık mı, samimiyet gösterisi mi? Veya pişmanlık mı? ATP Başkanı Adam Helfant, Agassi hakkındaki dosyanın, halen spora devam etmediği gerekçesiyle işleme konulamayacağı açıkladı.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.